TORBALISPOR Yükselme Gurubundaki ilk kendi saha maçını Araklı ile oynadı. Havanın yağmurlu oluşu zemini oldukça kötü etkilemiş. Bu elindeki futbolculara bakıldığında yerden oynadığında çok daha başarılı olabilecek takımımızı da oldukça sarsmış oldu.
Yeni teknik direktörümüz eskiye nazaran hem oyuncularda hem de takımın oyun tarzında oldukça farklı değişiklikler yapmış.
Forvete ağırlık veren bir görüntü göze çarpıyor.
Her gurubun en kaliteli takımlarının katılımı ile oluşan yükselme gurubu eski gurubun aksine çok daha zevkli ve çekişmeli maçların oynanacağını bize bu maçla gösterdi.
Alınan oyuncuların iyi oyuncular, sağlam kumaşlar olduğunu tespit etmek hoş.
Ancak heyecanla beklediğimiz ve takımın oyun tarzına uygun olacağını düşündüğümüz topla dikine gidip, svalom yapabilen, topu ileriye taşıyıp rakibin dengesini bozabilecek, kontratağa da yatkın bir çizgi oyuncumuz olmasını çok isterdim.
Bu Mümin’i de çok rahatlatabilecek bir formüldü hem de.
Ufuk’un sakatlığından olsa gerek defansta çok başarılı oyuncumuz Feyzullah sağbeke kaydırılmıştı.
Yeni alınan stoper Zafer de onun yerindeydi. Zafer’in oldukça iyi bir oyuncu olduğu belli.
Ancak haklı olarak yeni takımına uyum süresinin olmaması ilk başlarda onu bayağı zorladı.
Neyse ki profesyonelliği ile bu eksikliğini zaman ilerledikçe giderdi.
Yeni alına solbek arkadaşımız Serkan da elinden geleni yaptı.
Eskilerden beri takip ettiğimiz Santrofor Deniz hem attığı gol hem de hareketliliği ile artık Torbalıspor’un gole daha yakın oynayacağı müjdesini sundu bizlere.
KOMİSER YAVUZ DEĞİL MÜMİN
TAKIMIMIZIN bu maçta da en önemli kozu Mümin.
Mümin seyircilerin kendisinden beklediği golleri sıralamakta pek mahir olduğu gibi, ayağına aldığı her topla müthiş bir heyecan oluşturuyor. Günümüz gençliğinin Adanalı filmindeki Komiser Yavuz’a hayranlığı, çocukların çizgi film Betmen’e düşkünlüğü gibi Torbalı da sporla alakalı olan herkes de bir Mümin hayranlığı hastalığı oluştu adeta.
Mümin de bu sevgiyi boşa çıkartmayıp elinden gelen her şeyi yapıyor. Mümin demek gol demek, heyecan demek, maçı izlerken top onun ayağına geldiğinde ayağa kalkmak demek.
Böyle giderse ileride Mümin’in Belediye Başkanlığına aday olması bile sürpriz olmaz diye bir latife yapmak geldi içimden.
Ha bir de her halde golcü olmadığı için pek fazla dikkate şayan olmayan bir başka kahramanımız daha var.
O da hiç şüphesiz Torbalı’ya geldiği üç yıldır elinden geleni ardına koymayan, adeta bir işçi gibi çalışkan, mütevazı ve gösterişsiz kahraman Erkan.
O yorulmak nedir bilmeden, sakatlık falan dinlemeden, fark ediliyorum edilmiyoruma takılmadan koşturup orta sahanın bütün yükünü kaldırıyor.
BEKLENTİ ÜZERİNE.
ÇEŞİTLİ sebeplerden üç adet gol yedik. Mazeretlerimiz olabilir ama bir işe yaramaz. İki puan kaçtı gitti. 3-1 mağlubiyetten sonra oyuna asılmak ve maçı bu hale getirmek büyük başarı. Takımın elinden geldiğini yaptığı da ortada. Teknik heyet açısından ilk on birin incelenmesi, aksayan veya artı olan yönlerin tespiti tabi ki yapılacaktır.
En azından sakatlıktan yeni çıktığı için yeterli verim vermese bile Hüsnü’nün oynamasının Mümin’e artı neler kattığını teşhis etmek bile ileri ki maçlar için büyük bir avantaj. Hatalarda var ve olabilir.
Ama önemli olan bizim bu sene izlediğimiz en güzel en heyecanlı en keyifli maçı izlediğimiz gerçeği. Her iki takımda bu hava ve sahaya rağmen çok çekişmeli bir maç izlettiler bize.
Zaten seyircilerimizde kendi takımımızı alkışladıkları gibi rakip oyuncuları da tebrik ettiler maç sonundaki alkışlarıyla.
Bize Türkiye’nin değişik yerlerinden bu ligin en kaliteli takımlarını izlettirdiği ve çekişme keyif sunduğu için takımımıza binlerce teşekkür.






















