BüyükTorbalı Gazetesi

Atmak kolaydır

İNSANLAR için önermek ve nasihat etmek kadar kolay bir iş bulamazsınız.. Ulusal ve ye-rel basına bakın yazıların bütününde öneri ve nasihat dolu. Zannedersiniz ki; o yazıları ya-zanlar her konuya vakıf ve donanımlı birer fi-lozoftur. Her konuyu çok iyi biliriz ya, hep ö-nerir nasihat ederiz. Yazarların çoğu hiç dü-şünmezler ki eleştiri ve öneride bulundukları yerlerde kendileri olsaydı ne derece başarılı olabilirlerdi.. Yazarlar işte. Bazıları inanarak, kafalarındaki kin ve husumetlerle, siyasi yıp-ratma v.s için, bazıları da yazmış olmak için yazarlar.. Benim ki de öyle bir yazı işte.. Ma-dem ki yazıyoruz.. Her yazar üstüne düşeni al-sın.. Nasihat, öneri, eleştiri… Toplum olarak işimiz bu.. Yerine göre, insanlara; çalışkan ol, iyi ol, kavga etme, kin tutma, ayrım yapma, i-şini güzel yap, neden böyle yaptın, ben demiş-tim ya..v.b şekilde sözler söyler, önerir eleşti-rir, nasihat ederiz.. Oysa başkalarını eleştirip, önerilerde bulunmak karşıdakilere çok büyük görevler sunarken; biz o şekilde olamıyorsak, söylenenin ve yazılanın ne önemi var. Aslında güzel ve önemli olan kelimeler değil, o anlam-ların yeteneklerin söyleyen şahıslarda olup ol-madığına bakmak lazım. Eleştirmek, atmak kolay. Yazar La Edri: “Suskunluğum asale-timdendir. Her lafa verecek cevabım var. Ama, bir lafa bakarım laf mı diye.. Bir de, söyleyene bakarım adam mı diye” sözleriyle, dikkatleri bir yerlere çekmiştir.. Çok partili demokrasi milletlerin en iyi idare şeklidir. Ülkemizde değişik partilere üyelik in-sanlar arasında bir “Ayrılık” olarak değerlen-dirilmektedir. Geçmişte siyasi kavga ve çekiş-melerin çok acı sonuçlarını yaşayan bir mille-tiz. Her on yılda bir darbelerle kesintiye uğra-yan idare şeklimizle büyük acılar yaşadığımız ve geri kaldığımız bir gerçektir. Gelişen Dün-ya gibi. Ülkemizde de darbeler tarihteki yerini almış durumdadır. Ancak siyasi çekişmeler ve partilerin bir adım öne çıkabilme gayretleri ül-ke menfaatlerine zarar vermektedir. Avrupa topluluğunda, kendini siyasi alanda yeterli gö-renler partilere üye olurlar. Seçim dönemlerin-de kazanan parti iktidar olur, diğerleri denet-çilik göreviyle muhalefet görevlerini yaparlar. Bir diğer seçime kadar o parlamento; ülke menfaatlerini ön planda tutar, birlik ve bera-berlik içinde olurlar. İyi konularda birlikte ha-reket ederler, ülkeleri için birlik olurlar.. Biz de durum öyle midir? Siyasi partiler, sanki e-zeli düşman kampları.. Biri birlerinin açıkla-rını aramakla meşguller.. Ne acıdır ki; seçilen-lerin kısır çekişmeleri tabana da yansımaktadır.. Nelerle uğraşılıyor hep birlikte görüyoruz.. Eleştirenler kendi yaptıkları yan-lışları herhalde göremiyorlar.. Hayal dolu söz-lerle bir iktidar vaat ediyorlar. Oysa TBMM çatısı altında bulunan bütün vekillerimiz, siya-si parti organlarımız Ülke menfaatleri ve önemli hizmetler için birlik beraberlik içinde olabilseler: “Bütün yurdumuzu aydınlata-cak “Huzur güneşinin” doğduğunu göre-ceklerdir.. Nerede bu anlayış.. Her siyasi parti kendi emelinin yerine gelmesi için ısrarla bir diğerini yıpratmaya çalışıyor.Her partili kendi isteğinin yerine getirilmesine çalışıyor.. Neticede, sürekli bir bunalım.. Ne hazin değil mi? Mevcut, siyasi parti liderlerimize bakın, parti içinde yıllarca dedikleri dedik.. Demok-rasiyi savunurlar, diktatörlük yaparlar, parti içi demokrasiden söz edilemez. Onlar yönetirler, seçerler karar verirler. Bir geldiler mi bir daha gitmezler.. Partilerde lider güçtür, babadır. O ne derse o olur.. Bu ülkede ilk açılımı partiler ve liderler yapmalıdır. Siyasi parti yasası de-ğiştirilmeli Milletvekili aday adaylarını, seçi-me katılacakları halk seçmelidir. İşte o zaman Mecliste liderinin gözüne bakarak, parmak kaldıran vekilin yerine arkasını halk gücüne dayayan kişilerin temsilci olması, demokrasi-mizi daha güçlü kılacaktır. Liderlerimiz kavga ile nasihatlerle bu halkı kandıramazlar. Buna da en güzel cevap gelecek seçimde görülecek.
Hiçbir insanımızın ülke sevgisinden asla şüphem olamaz. Buna hakkım da yok.. Ama büyük sorunlar yaşadığımız şu günlerde; bu millet, siyasi liderlerimizin tümünden fedakâr-lık bekliyor. Nasihat değil, kavga değil iş bek-liyor.. Güç birliğiyle aklı selim hizmet bekli-yor.. Atatürk’ün “İleri gitmek beklemekten iyidir” sözü ülke insanını kavga, çekişme ve bunalım içerisinde tutmamayı öneriyor. İktidar olma veya iktidardan düşme hırsları, oy kaygı-ları, siyasilerimizin sınır tanımayan kavgaları ve icraatları hep dış güçlerin tezgâhlarıdır. Bu çirkin tabloyu da dış güçler keyifle izliyorlar. Birlik ve beraberlikte Çanakkale ruhu ile hare-ket etmeliyiz, ayrı düşünceler ve particilikle insanlarımız ayrılmamalıdır. Siyasi manevra ve şovlar yeteri kadar çile çeken halka inan-dırıcı olmaktan çok uzaktır.. Unutulmamalıdır ki atmak çok kolay, ama yapmak zordur.. Sağlık ve sevgi ile kalın..

Etiketler:,
Okunma Sayısı: 47 | Yazdır Yazdır |
  • Paylaş
mytorbali.com
Translator
Turkish flagItalian flagEnglish flagGerman flagFrench flagSpanish flagJapanese flagArabic flagRussian flagGreek flagDutch flagHebrew flagIndonesian flagSlovenian flagUkrainian flagVietnamese flagAlbanian flagMalay flag