BüyükTorbalı Gazetesi

Aziz Kocaoğlu’yu birileri işletiyor(du)…

“YAKLAŞIK iki yıl önce, ger-çekten çevre ve arıtma konula-rında birileri Aziz Kocaoğlu’yu işletiyor” diye bir cümle kur-muştum, bu köşedeki bir yazım-da… Ve bunu, inanarak yazmış-tım.. A.Kocaoğlu doğrudan beni arayıp, yanlış bilgi aldığımdan söz edip, düzeltme göndereceği-ni bildirmişti.. Fakat sonra bir düzeltme yapamamıştı.. Çünkü bu “işletme işinin” düzeltilecek bir yanı olamazdı; öyle de oldu..
Olay şu: İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içine giren birçok yerde arıtma tesisleri yapıyor.. Bu son yapılan tesisle-rin tümü biyolojik. Biyolojik kirliliği olan sıvı atıkları arıtabi-lecek tesisler bunlar… Kimyasal kirliliği olan ve ağır metallerle de kirlenmiş sıvı atıkların temiz-liğini beceremez bu tesisler… O yüzden yalnız biyolojik kirliliği olan sıvı atıkların, ayrı bir kanal sistemi ile alınarak bu tesislere verilmesi gerekir. Eğer biyolojik, kimyasal ve ağır metal kirlilik-leri birlikte taşıyan sıvı atıklar bu tesislere verilirlerse, işte burada garip ve tuhaf bir durum doğar.. Çünkü bu sular tam temizle-nemez; hem arıtma-dan çıkan o sular hem işe yaramaz, hem de tesisler o tesise ya-bancı atıklardan zarar görür.. Ben bunu an-latarak ayrı kanallarla sıvıların alınmaması durumunda, bu işte bir gırgırın olduğunu belirtip “A. Kocaoğlu işletiliyor” demiştim.. Tabii bu tarz bir üslubu da dikkati çeke-bilmek için kullanmıştım. Dediğim gibi de oldu; dikkati çekti.. Fakat tabii haklı olduğum için cevap da verilemedi. (Benim söylediğimin yanlış olmasını yalnız bir durum sağlar: Biyo-lojik olduğu tespit edilerek, ayrı kanallarla bu tesislere verilen suların, arıtılarak kullanıma sunulması.)
 Eğer böyle olursa, o zaman tam bir proje vardır, diyebiliriz ve bu iş belli bir çevre temizleme başa-rısı olarak bizim onayımızı da kazanır. Böyle olmadığı ve tüm sıvı atıkları o tesise boca ettiği-niz sürece, ben burada “bir iş-letme olduğunu” belirtip vurgu-lamamı yaparım. (Benden ayrı olarak, bazı firmalara tesis yap-tırıp, kaynak aktarıldığını vurgu-layan çevreler de varmış; ben onu bilemiyorum…)
Şimdi bugüne gelelim.. İki yıl önce, projeler açıklandığı zaman benim belirttiğim durumdan; yani A.Kocaoğlu’nun işletiliyor olmasından bazı belli farklar oluşmuş bulunmaktadır. Şöyle ki: 1) Artık tesisler bitmiş ve ayrı kanallardan biyolojik atıklar alınmadan; bütün (kimyasal, ağır metal) kirlilikleri taşıyan tüm atıklar tesislere verilerek, arıtma çalışmalarına başlanmış olup A.Kocaoğlu’nun “işletilmesi durumu” vuzuha kavuşmuştur.. 2) Bu iş buraya geldiği halde, İzmir’e malolmuş bir durum ortaya çıkmasına rağmen bir tek İzmir “çevresinden” tık bile çıkmamıştır.. Ve böylece yalnız A. Kocaoğlu’nun değil, tüm İz-mir’in işletilmesi gerçekleşmiş-tir.. (Bizim gazetenin haberine bakarsak, Torbalı Tesisinin açı-lışından bu yana bizim gazete de işletilmektedir…)
Artık asıl hedef kitleme seslene-bilirim. (İzmir iş çevreleri, sivil toplum örgütleri, meslek kuru-luşlarının tümü ve hele sanayi çevreleri “tüm-den, kapsol durumun-dadırlar”; o yüzden be-nim hedefimde olamaz-lar.. İşte Torbalı KABA-CAKIRI OSB’si orta-da.. Birkaç zıbıdı durdu-rulamadı… Ha bu çevrelerin Torbalı bölümleri “aynen kapsol durumlarında” uyuklamaktadır-lar!..) Hedef kitlem de Torbalı Belediyesi de olamaz.. Çünkü R.İsmail Uygur böyle konuları bilmez ve bunlarla ilgilenmez; onun işine ne gelirse onu kova-lar, bu konuda da.. Burada A. Kocaoğlu’ya “Lala- lilele var-dır”; onu yerine getirir.. Hepsi bu… O yüzden kala kala benim hedef kitlem kalıyor geriye: İz-mir Üniversite’lerinin “Çevre Kürsüleri”.. Özellikle Dokuz Eylül çevrecileri.. Emekli olsalar da Prof. Dr. Orhan Uslu; hatta Prof. Dr. Aysen Müezzinoğ-lu.. 20 yıl önce Torbalı’nın 89 Belediyesi döneminde Torbalı’ya yaptığınız o emsalsiz çevre yardım-larınızı şimdi de hem Torbalı hem de İzmir’e yönlendiriveriniz lütfen.. Özellikle sıvı atık uzmanı Orhan Hocam, özellikle sizi Sümela Manastırı’na İzmir’den yetiştiğinize göre, Torbalı’ya da şöyle bir baş çevirip bulabilir-siniz. Geçen 20 yılın ve 89 Tor-balı Belediyesinin “yüz suyu hormetine” Sevgili Hoca(ları)m..
Öylece belki, hem Aziz Beyi; hem İzmiri işletilmekten kurta-rabilirim.. Belki ben yanılı-yorumdur -sanmıyorum ama-; belki de beni bu yanılgıdan kurtarabiliriz… “Haydin” diyelim artık.. Görev sizde-bizde.. İzmir’e Torbalı üzerinden bir umut heyecanı.. Yoksa gerçekten çok fazla umursamaz ne ilkel bir gö-rüntü çizeceğiz bu alanda da… Zaten bu son duruma ilişkin “birçok İzmir eksi kanıtı” her-gün sergilenip duruyor.. İzmir havuç gibi aşağı doğru gidip duruyor..  Ben de yazı başlığında konuyu Aziz Başkandan öteye taşımak için oradaki (du) ekine yer verdim.. Artık durum Belediye’yi ve aşarak Tüm İzmire yayılmıştır.. Ona göre!..

NOT:1) Aman Aziz Bey burala-ra doğru ve meşhur küfürlerini-zden sallamayın; malum küfür bizde kepek yapar; İlaç gere-kir.. Hem sonra Ayrancılar suyunu Tahtalı’ya yön-lendiren proje taslağınızı sonuna kadar destekli-yorum. Demek bizde “gerçeğe bravo da var”!..

NOT:2) Geçen yazının sonundaki kitap adları yanlış yazılmış. Bu defa yanlış olmasın diye büyük harflerle yazıyorum: SOLAK MAYMUNLAR KORULUĞU… Ya da SOLAK TAVŞANLAR ÇİMENLİĞİ.. 13 Eylül 1980 22 Temmuz 2007 arasını kapsayan bir çalışma!..

NOT:3) Demokrasi ve demokra-tlık son zamanlarda her türden çekişmenin ve de tartışmanın ana malzemesi olarak bol bol kullanılır oldu. R.T. Erdoğan “demokratik açılımlarını iyice abarttı”.. Bir zamanlar bizim-kinin tramvayıyla demokrasi.. İstediği durağa gelince “demok-rasiyi terkedip” inebileceğini bile söylemişti.. Hadi o zamanlar çok genç ve toydu, acemiydi.. Ya şimdi; şu köşe yazarları için pat-ronları fırçalamasına ve köşe ya-zarlarını “demokrasiden fırlatıp, taça atmasına ne demeli”… Hiç yakışmadı Başbakana ve dostları bile yadırgayarak “hop dedik” çekti… Deniz Baykal’a bu konu-da artık birşey diyemiyorum.. Türkiye’nin seçim barajı %10; CHP’nin barajı;Türkiyeye demokrasiyi ve cumhuriyeti getirdiğini savunan CHP’nin barajı; %20 olursa, D.Baykal’a ne denebilir… Zaten “artık onun herşeyi yapması yeridir” deniyor, gerçek akıl ve demokra-si çevrelerinde… Onun bu halle-rini görüp de, herşeye boyun eğip kabul eden ve olaya bön bön bakan CHP örgütü, asıl bu durumların temel sebebi değil midir?.. Ne diyorsunuz bu so-ruya?..

Okunma Sayısı: 107 | Yazdır Yazdır |
  • Paylaş
mytorbali.com
Translator
Turkish flagItalian flagEnglish flagGerman flagFrench flagSpanish flagJapanese flagArabic flagRussian flagGreek flagDutch flagHebrew flagIndonesian flagSlovenian flagUkrainian flagVietnamese flagAlbanian flagMalay flag