<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>BüyükTorbalı.Com &#187; Hakkı GÜNEY</title>
	<atom:link href="http://buyuktorbali.com/category/hakki-guney/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://buyuktorbali.com</link>
	<description>Büyüyen Torbalı'nın Büyük Gazetesi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 08:42:34 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Türkiye’nin gündemi</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/turkiye%e2%80%99nin-gundemi/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/turkiye%e2%80%99nin-gundemi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 05:52:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hakkı GÜNEY]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=13912</guid>
		<description><![CDATA[TÜRKİYE&#8217;DE yaşamak çok güzel… Çok güzel ama paylaşılamayan bir şeyler var. Her sabah u-yandığımızda yeni bir senaryo ortaya atılarak gündeme bomba gibi oturtuluyor. Halkımızın yaşama dair bir lokma ekmek peşinde olduğu, yaz sıcağına aldırmadan akşamlara kadar iş aş peşinde olduğunu göz ardı etmemeliyiz. Türk halkı artık son zamanlarda kurumlar arası çatış-ma zeminlerin oluşturulması, ordunun top [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>TÜRKİYE&#8217;DE yaşamak çok güzel… Çok güzel ama paylaşılamayan bir şeyler var. Her sabah u-yandığımızda yeni bir senaryo ortaya atılarak gündeme bomba gibi oturtuluyor. Halkımızın yaşama dair bir lokma ekmek peşinde olduğu, yaz sıcağına aldırmadan akşamlara kadar iş aş peşinde olduğunu göz ardı etmemeliyiz. Türk halkı artık son zamanlarda kurumlar arası çatış-ma zeminlerin oluşturulması, ordunun top yekun zan altında bırakılarak halkın nezdinde suçludur damgası vurulmasından son derece rahatsızdır. Suç işleyenler elbette karşılığında ceza görmeli-dir. Ama yandaş medya aracılığı ile tüm ordu-muzun yıpratılmasına gönlümüzün razı olmadı-ğının da bilinmesi gerekmektedir.<br />
Türkiye 12 Eylül 2010 tarihinde Anayasa de-ğişikliği için halk oylaması yapılacak. Halkımız referanduma sunulacak maddelerin içeriği hak-kında fazla bilgi sahibi olmadığı aşikardır. Refe-randuma sunulacak maddelerin 12 Eylül 1980 tarihiyle özdeşleştirilmesi hiç de ahlaki değildir. Sanki 12 Eylül darbesinden sadece Sayın Baş-bakan ve yandaşları zarar görmüş, o tarihler-de idam edilen devrimci ve ülkücü gençlerin düşünceleri, amaçları onu alakadar ediyor-muş havası yaratılarak yapmacık göz yaşı dökmeye çalışması oyunun bir parçasıdır. Daha bir hafta öncesinde verdiğimiz 6 şehidin yazdığı son mektubu okuyup da ağlamayı dene-meyi neden düşünmediler acaba? Eğer bu göz yaşları samimi ise; O yıllarda idam edilen arka-daşlarımızın sahip oldukları düşünceleri savun-ma cesareti gösterilir. Gencecik fidanlar darağa-cına giderken “Yaşasın Türkiye&#8217;nin bağımsız-lığı” diye haykırdılar. Bu gençlerin darağacına gitmesinden ve onların düşüncelerinden habersiz olan Sayın Başbakanın gözyaşlarının oyundan ibaret olduğuna üzülüyorum.<br />
Evet, hükümet ve bazı siyasi partiler çalışmala-rıyla referandumuna göre odaklandı. Ama Türk halkı henüz Referandum atmosferine tam gir-miş değildir. Aslında birinci dereceden ilgili de olmak istemiyor. İnanın; köylünün, çiftçinin, iş-çinin ve esnafın derdi akşam evine bir lokma ek-meği götürme derdindedir. Bu şartlar içerisinde yapılacak olan halk oylamasında halkın iradesi ne kadar isabetli yansıyacaktır.<br />
Önümüzdeki günlerde, sahneye yeni senaryolar konulacak, yönetmenlerin talimatıyla halkın faz-la bilgi sahibi olmadığı anayasa değişiklik mad-delerine yeni yapmacık gözyaşları akacaktır.<br />
Bu sahneleri daha önceleri de görmemişmiydik? Kimilerine bin kere evet demek kolay gelecektir. Köylünün, çiftçinin, işçinin, esnafın, işsizlerin, evsizlerin yaşamlarında düne göre ne değişmiştir. Ne değişecektir. 13 Eylül 2010 günü evet oyu çıkarsa Türkiye&#8217;de her şey düzelecek midir? Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Necdet Adalı ve Mustafa Pehlivanoğlu&#8217;-nu geri getirecek mi? Onların ve şehit olan as-kerlerimizin yazdıkları son mektupları okumaya devam edilecek mi? 12 Eylül darbecileri mezar-dan çıkartılıp yargılanacak mıdır? Hayır maale-sef hiç birisi yapılamayacaktır.<br />
Sonuç olarak yapılacak olan referandum süre-cinde bir çok suni gündemler yaratılacağını tahmin ediyoruz. Bir süre önce hayatını kaybe-den 30 madencimize kader diyen zihniyetlerin fikir olarak hiç de bağdaşmadığı gençlerin yaz-dığı mektupları okuması ve göz yaşı dökme gö-rüntüsü vermeye çalışması gündem değiştirme çabalarından birisi değil midir? Bu çabaların miktarı çoğalacaktır, çoğalacaktır ama netice olarak halkın dediği olacaktır. Anayasa değişikl-iğinin “Hayır&#8217;lı” olması dileğimle. Saygılar&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/turkiye%e2%80%99nin-gundemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Köylü halen milletin efendisidir</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/koylu-halen-milletin-efendisidir/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/koylu-halen-milletin-efendisidir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 05:56:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hakkı GÜNEY]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=13642</guid>
		<description><![CDATA[CUMHURİYETİMİZİN Kurucusu M. Kemal Atatürk&#8217;ün bir sözüyle başlamak istiyorum. “Köylü Milletin Efendisidir.” Evet öyleydi. Halende benim için fazlasıyla öyle. Bu söz, köyde yaşayan nüfusun geleneği, kültürü ve yaşam biçimini anlatmaya yeten bir sözdür. 
Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin kurulduğu ilk yılla-rında ekonomik kalkınma, köyün ve köylünün kalkınmasına bağlı hale getirilmişti. Bir tarım memleketi olan Anadolu&#8217;nun belli başlı kayna-ğı tarım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>CUMHURİYETİMİZİN Kurucusu M. Kemal Atatürk&#8217;ün bir sözüyle başlamak istiyorum. “Köylü Milletin Efendisidir.” Evet öyleydi. Halende benim için fazlasıyla öyle. Bu söz, köyde yaşayan nüfusun geleneği, kültürü ve yaşam biçimini anlatmaya yeten bir sözdür. <br />
Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin kurulduğu ilk yılla-rında ekonomik kalkınma, köyün ve köylünün kalkınmasına bağlı hale getirilmişti. Bir tarım memleketi olan Anadolu&#8217;nun belli başlı kayna-ğı tarım ve hayvancılıktır. Yılardır Türkiye nüfusunu besleyen köylü ve çiftçilerimiz bu geleneği sürdürmekte ve ev sahipliğini koru-maya çalışmaktadır.<br />
Cumhuriyetin kurulmasıyla köyde yaşayan halkımızın gerek yaşam düzeyini artırmak, gerekse köyden kente göçü önlemek için çe-şitli kararlar alınmıştı. Bu kararları okuduğu-muzda ne kadar isabetli kararlar olduğunu ka-bul edeceğimize inanıyorum.<br />
- Köylüden ağır vergileri kaldırmak,<br />
- Köye para ve kredi sağlamak,<br />
- Köylünün ürününü geliştirmek ve korumak,<br />
- Köylünün bilgi ve görüşünü yükseltmek,<br />
- Toprağı olmayan çiftçiye toprak dağıtmak.<br />
Günümüzde bu kararların ne kadar önemli olduğunu ancak köyde yaşayan veya köyden göç etmiş nüfusun anlamasını bekleyebiliriz.  Köylü ve çiftçinin yoksullaşması yerine güçle-nerek kendi kendine yetebilecek proje ve uy-gulamaların hayata geçirilmesi bu günlere ka-dar devam ettirilmiş olsaydı, bu gün kentlere nüfus göçü yaşanmayacak ve kentlerde yaşam eziyete dönüşmeyecekti.<br />
Köylerimizde yıllar geçtikçe kamu eliyle yapı-lan hizmetlerde aşırı bir azalmanın olduğu gö-rülmektedir. Öncelikle köy tüzel kişiliklerinin zayıflatılması, binlerce köylerimizde ilköğre-tim okullarının kapatılması, sağlık ocaklarının kapatılması köylerimizin gücünün azaltılması, göçün cazip hale getirilmesi sağlamıştır. Son yıllarda tarım ve hayvancılıkta tekelleşme po-litikası uygulanması, küçük çiftçilerimizin kredi batağına girmesi, çiftçinin girdi maliye-tinin yüksek olması, elde ettiği ürünü pazarla-mada güçlük çekmesi çiftçiyi ve köylüyü yok-sullaştırmıştır.<br />
Köylümüzün ekonomik yönden durumları ol-dukça zayıflatılmıştır. Bu kanaat kulaktan duy-ma değil, son birkaç ayda gezdiğim birçok köyde edindiğimiz izlenimlerdir. Devletin köylüye bakış açısı maalesef değişmiştir. Bu değişim köylü lehine olmadığı gösterilen olumsuz tepkilerle dile getirilmektedir. Bazı köyler adeta ıssız terk edilmiş bir hale gelmiş olması maalesef uygulanan politikaların yanlış olduğunu göstermektedir. <br />
Köylümüz çalışmayı sever, her kazancında a-lın teri, emeği vardır. Cebinde beş kuruşu ol-masa dahi, bir yolunu bulup tanrı misafirini ağırlamayı bilir. Her ne olursa olsun misafir perverdir. Onlar kendilerinin bir lokma ekmek kazanma gayreti karşısında, aslında Ülkemizi beslediklerini unutmamalıyız. Köylü Milletin Efendisidir.  Onlara vereceğimiz değer aslında ülkemizin gelecekte dahi ne kadar güçlü olacağını göstermektedir.<br />
Sonuç olarak, köylerimiz terk edilmeyecek ka-rarlar ve yatırımlarla güçlendirilmeli, kamu hizmetlerinden merkezlerin yanı sıra köyle-rimiz de yeterli yatırımları almalıdır. Ben güç-lülere teşekkür etmenin yanında köylümü daha güçlü kabul ederek, her gittiğim köyde göste-rilen misafirperverlikten dolayı onlara teşek-kür ediyorum. Yalakalık yapacaksam da köylüme yaparım. Çünkü onlar bunu fazla-sıyla hak etmiyorlar mı?<br />
Saygılar sunarım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/koylu-halen-milletin-efendisidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Asayiş zaafı</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/asayis-zaafi/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/asayis-zaafi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2010 05:56:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hakkı GÜNEY]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=13383</guid>
		<description><![CDATA[İNSANLARIN huzur ve güven içinde yaşa-masını sağlamak asayiştir.
Ülkemizde iç güvenliğimizi ve asayişimizi jandarma, polis ve diğer özel zabıta teşkilatları sağlamaktadır. İlçemiz, ilçe merkezi ve çevre-leyen kapanan beldelerden dönüşme mahalle-lerin katılımıyla büyük bir kent oldu. Sanayisi, tarımı, turizmi ile kaynaşmış ve bütünleşmiş büyük bir kent&#8230;
Sevgili Torbalılılar, elbette kamu hizmeti ve-renler doğruları bir anda bulmakta zorlanabi-lirler&#8230; Kamu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İNSANLARIN huzur ve güven içinde yaşa-masını sağlamak asayiştir.<br />
Ülkemizde iç güvenliğimizi ve asayişimizi jandarma, polis ve diğer özel zabıta teşkilatları sağlamaktadır. İlçemiz, ilçe merkezi ve çevre-leyen kapanan beldelerden dönüşme mahalle-lerin katılımıyla büyük bir kent oldu. Sanayisi, tarımı, turizmi ile kaynaşmış ve bütünleşmiş büyük bir kent&#8230;</p>
<p>Sevgili <span class='bm_keywordlink'><a href="http://mytorbali.com" target="_blank">Torbalı</a></span>lılar, elbette kamu hizmeti ve-renler doğruları bir anda bulmakta zorlanabi-lirler&#8230; Kamu hizmetleri neye göre doğru, neye göre yanlış olacağı kişilere göre de değişmez. Yasalar bunun uygulama şeklini belirtmiştir. Zaten ülkemizde de vatandaşlarımız hiçbir za-man ben bu yasaya uymam demiyor ve kamu-yu zor durumda bırakmıyor.  Devleti veya oto-riteyi temsil eden kişiler eğer yeterli eğitimi almamış ise devletin otoritesi ve yasaları adil uygulama imkanı da bulunmaz.</p>
<p>Evet, ilçemizin Merkez ve Çaybaşı Mahallesi-nin asayişi Polis Teşkilatı diğer bölümler Jan-darma tarafından sağlanmaktadır. Merkezde polisin iyi hizmet verdiği, Çaybaşı&#8217;nın da po-lise devredildikten sonra asayiş yönünden iyi çalışmalar yaptığını biliyoruz.  Özellikle bü-yük beldelerin asayişinin daha önce polise devredilmesi için bizler ve vatandaşlar bazı çalışmalar yapılmıştı, ancak emniyet teşkila-tındaki personel yetersizliği gerekçe göstere-rek ileride hayata geçirileceği bildirilmişti.<br />
İlçemizin İzmir tarafında kalan kanadında a-sayiş hizmetleri yönünde sıkıntılar yok dersek ki yanıldığımız elbette söylenecektir. İçinde bulunduğumuz 21. yy.da halka doğrudan hiz-met veren kamu ve asayiş görevlilerinin kendi görevlerinin gereğine yakışır bir doğrultuda davranış psikolojisi içinde olmalıdır. Halkı sindirmek ve görevini kişilere ve gelir sınıfları ile siyasi görüş farklılıklarına göre farklı uygu-larsa ki; o kamu görevlisinin görevinden ihracı gerektiren bir suç işlediği farz edilir.</p>
<p>Özellikle asayiş hizmeti veren kurum persone-linin mesleğinin ilk dönemlerindeki görev sar-hoşluğu içinde boğulup, sıkıyönetim ve olağan üstü hal dönemlerindeki davranış ve tutum içerisinde görevi yerine getirmesi düşünüle-mez. Alt rütbedeki bir personel halkın içinde devleti ve kurumunu nasıl temsil edeceğini, yasalarda ve diğer mevzuatlarda olmayan üs-lupla halka baskı ve sindirme yapamaz. Önüne geleni al bunu gözaltına diyemez. Gözaltına alınmanın nedeni ve şekli vardır. Ülkemizin geçtiği bu sürecinde halkımız asker ve polisini seviyor ve güveniyor. Ancak özellik arz eden, asker, polis ve zabıta hizmetlerini yürüten kişilerin sadece şekler hoş görünmesi değil, psikolojisi, davranış ve yaşayış biçimi çok önemlidir. </p>
<p>Asayiş hizmetlerinde sağlıklı sonuca gitmek için vatandaşın desteği çok önemlidir. Vatan-daşımız polise ve askere her zaman istihbarat vermekte, gördüğü duyduğu olayları ihbar etmektedir. İşlenecek veya işlenmesi muhte-mel olayların önlenmesinde halkın desteği bü-yük rol oynamaktadır. Çevremizde asayiş hiz-meti veren bazı personelin kendi meslek disip-lininin getirdiği zorunluluk nedeniyle, bulun-maması gereken mahallerde bulunması verile-bilecek adil hizmetin kalitesini düşürmektedir.  Asayiş hizmeti polis, asker ve diğer zabıta unsurları tarafından yürütüldüğünü biliyoruz. Bir zabıta memuru vatandaşın tezgâhına tekme vurursa, esnafla alay ederse, gözleri bazen görür bazen görmezse bu hata onun değil onu göreve salanlarındır. Eğer bir asker 12 Eylül-den kalma izlenimleri hatırlatacak bir şekilde eli belinde, kaşları çatık gözleri görmez kulak-ları duymaz ise bir şeyler yolunda gitmiyor de-mektir. Bunu yola sokmak elbet bizim görevi-miz değil elbette…</p>
<p>Ama söylemesi bizden…</p>
<p>Sonuç olarak, davranış psikolojisi, iletişim ve halkla ilişkilerin her zaman ön planda tutulma-sını gerektiren bazı meslekler vardır. Bunların başında halkla iç içe hizmet etmek zorunda olan asker, polis ve zabıta meslekleri gelmek-tedir.  Zabıta genel olarak uyması gereken mesleki kuralların dışına çıkar, kişisel davra-nışlarını ön plana çıkarır veya kişileri farklı kefelere koyarak hizmet verirse,  hizmetlerin verilmesi sırasındaki özellikle davranış bozuk-lukları ortaya koyarsa bundan halk nezdinde en büyük zararı Belediye Başkanı görecektir. Asker mesleği içinde aynı benzer şeyler söz konusudur. </p>
<p>Her zaman bizler asker, polis ve diğer zabıta hizmetlerini yürüten teşkilatlarımızın yanın-dayız.<br />
Sadece sağlıklı bir vücudun belli yerlerini saran kanser hücrelerinin yok olmasını istiyoruz. Saygılar sunarım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/asayis-zaafi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emekli emeklemesin</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/emekli-emeklemesin/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/emekli-emeklemesin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 05:53:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hakkı GÜNEY]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=13106</guid>
		<description><![CDATA[BUGÜN yazım kısa ve öz maalesef.. Genç bir emekli olarak sadece kendi penceremden değil emeklilerin penceresinden olaylara bakmak is-tesem de elim kolum bağlandı… Yazamıyorum. Neden mi? Vay emeklileri-mizin haline.
Emeklilik! Her çalışanın yaşamak istediği ve büyük özlem duyduğu bir dönemdir. Eski e-meklilerimizin tekaüt diye bildiği emeklinin şimdilerde yaşamında iş hayatını sona erdir-mediği aksine daha fazla çalışmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>BUGÜN yazım kısa ve öz maalesef.. Genç bir emekli olarak sadece kendi penceremden değil emeklilerin penceresinden olaylara bakmak is-tesem de elim kolum bağlandı… Yazamıyorum. Neden mi? Vay emeklileri-mizin haline.<br />
Emeklilik! Her çalışanın yaşamak istediği ve büyük özlem duyduğu bir dönemdir. Eski e-meklilerimizin tekaüt diye bildiği emeklinin şimdilerde yaşamında iş hayatını sona erdir-mediği aksine daha fazla çalışmak zorunda kaldığı bir dönemi yaşamaktadır.<br />
Bugün kamu ve özel sektörde çalışan kesimin günlük çalışma stresi karşısında “ah bir emek-li olsam da rahat etsem” dilek ve temennileri-ni sık sık duyarız. Aslında astarın öbür yüzü-nün öyle olmadığı emeklilerin yaşamına giril-diği zaman görülecektir. Emekliliğin il zaman-larında yılların verdiği yorgunluğu üzerinden atmak isteyen emekli artık özgür yaşamanın tadını çıkaracaktır. Bu özgür ve rahat geçen dönem kimi emeklilere göre çok kısa bir dö-nemdir. Emeklilerimiz emekliliğin ilk döne-minde kendisini kontrol edemez, geçiş süre-cinde uyum için çaba harcamazsa problemler ortaya çıkacak ve emeklilikten kar değil zarar edecektir.<br />
Emeklilik emeklinin yaşamında topyekün de-ğişimi getireceğinden; özellikle uyku ve bes-lenme alışkanlıkları belli bir düzen yerine key-filiğe dönüşeceğinden, özellikle vücutta fizik-sel ve psikolojik değişimlerde gözlenecektir. En büyük değişim elbette gelirde olacaktır. Özellikle belirli mesleklerde fiilen çalışırken alınan ücret ile emekli olduktan sonra alınan ücret arasında uçurumları düşünürsek, emekli-yi kaosa sokan en büyük nedenlerden birisidir.<br />
Emeklilerimizin bir çoğu emekli olduğu halde çalışmaya devam ettiğini görüyoruz. Emekli-nin kendisine özgü hobisini ve özlemini duy-duğu yaşam şeklini yaşamak isteği kursağında kaldığını görüyoruz. Bunun için emeklinin özlük haklarında iyileştirme çalışmaları Devlet tarafından acil bir şekilde yerine getirilmelidir. Her siyasi partilerin seçim öncesinde siyasi malzeme haline getirilen emeklilerimiz, ve-rilen sözlerin lafta kaldığını üzülerek izlemek-ten başka bir şey yapamamaktadırlar.<br />
Son dönemlerde emeklinin devlet idaresi tara-fından hiç hesaba alınmadığı, siyasilerin ver-dikleri sözlere nispet %1.83&#8242;lük zam oranıyla adeta dalga geçmelerinin hesabını sorabilecek zamanı kolladıklarını da unutmamalıdırlar. Yıllarca çalışırken eli ayağı öpülen itibarlı in-sanlar, emekli olduktan sonra nasıl olsa onlar emekleyerek geçinirler zihniyeti ile 1.83&#8242;lük zam vererek dalga geçilmesi emekliye göste-rilen saygının seviyesini anlatmaktadır.<br />
Hangi meslek grubundan olursa olsun, emek-lilerimiz gerek yaşamında, gerekse mesleki geçmişinde yaşadıklarıyla her türlü birikime sahip insanlardır. Onlara tavsiyem her zaman yaşamın içinde aktif olmaları, ne tür faaliyet olursa olsun katılmalarını, yeni çevreler edin-melerini tavsiye ederim.<br />
Günümüzde bir yargı vardır. Emekli evde ha-nımıyla hep didişir, kahvehaneye gider, bah-çede çiçeklerle uğraşır… Asıl olan kendini ölüme hazırlar… Yok böyle bir şey. Emekliler hayatın içinde olacaklardır. Her zaman da ai-lelerin temel direğidir&#8230; Kimin ne zaman öleceği de belli olmaz… Tüm emeklilerin geçtiğimiz günlerde kutladığımız emekliler gününü kutlarım… Saygılar sunarım…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/emekli-emeklemesin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şehitler ölmez vatan bölünmez</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/sehitler-olmez-vatan-bolunmez/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/sehitler-olmez-vatan-bolunmez/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2010 06:12:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hakkı GÜNEY]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=12823</guid>
		<description><![CDATA[ÖNCELİKLE geçtiğimiz günlerde yurdumu-zun çeşitli bölgelerinde meydana gelen terör saldırılarında şehit olan tüm askerlerimize ve genç kardeşimiz Buse&#8217;ye Allah&#8217;tan rahmet, tüm Milletimize başsağlığı diliyorum. Bu konularda bile artık bazı duyguları içimize gömmek veya tepkimizi dışa vurmamamız konusunda telkinler birileri tarafından sert bir şekilde dile getirildiğinden kendi kendime aman ha diyorum… Bu kadarı da pes yani! [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ÖNCELİKLE geçtiğimiz günlerde yurdumu-zun çeşitli bölgelerinde meydana gelen terör saldırılarında şehit olan tüm askerlerimize ve genç kardeşimiz Buse&#8217;ye Allah&#8217;tan rahmet, tüm Milletimize başsağlığı diliyorum. Bu konularda bile artık bazı duyguları içimize gömmek veya tepkimizi dışa vurmamamız konusunda telkinler birileri tarafından sert bir şekilde dile getirildiğinden kendi kendime aman ha diyorum… Bu kadarı da pes yani! Tire İlçemiz verdiği şehidin ardından yağmur oldu yağdı. Şehidimiz onuruna yakışır bir şe-kilde toprağa verildi. Şimdi son zamanlarda artan terör olayları konusunda masumane üzüntümüz bile dile getirmek inanın bazıları tarafından yanlış anlaşılacağı inancındayım. Ne olursa olsun bir avuç çapulcu karşısında hiç de duyarsız kalacağımız düşünülmesin…<br />
Bu vatan uğruna can veren şehitlerimizi halen içimizde yaşatıyoruz ve vatanı da onlar sayesinde böldürmüyoruz…</p>
<p><strong>VATAN TUTKUSU</strong></p>
<p>Bir bahar sabahı<br />
Tepelerde canlanır ilk güneş<br />
Pusuya düşmüş ve kurşun yağmuru altında<br />
Dağların doruğunda çekerim içimi<br />
İnleyip nerdesin kader…<br />
Cesarete bürünüp sarsıyorum dağları<br />
Dağlar alev alev…<br />
Kahpe kurşunlar göğsümde yol bulur<br />
Kanımı bayrağa<br />
Canımı vatana vermenin gururu pekişir yüreğimde<br />
Dilim şahadeti mırıldarken<br />
Kara ölüm vücuduma<br />
Dünyam ise gözlerime yayılır.<br />
Bir resim olur ülkem<br />
Memleketim<br />
Bayrağım<br />
Marşım<br />
Tebessüm eden yüzüme yazılır.<br />
İçimdeki şehitlik gururu<br />
Semalarda süzülür ay yıldız gibi…<br />
Ben al bayrağa sarılmış toprağa giderken<br />
Siz ise gururla taşıyorsunuz beni…</p>
<p><strong>İKDİDAR GÜCÜNÜN GETİRDİĞİ ŞIMARIKLIK</strong></p>
<p>GÖREVİMİZ gereği yapmamız gereken gündeme dair çalışmaların bile artık basında yer alması bazı art niyet sahiplerinin gözüne batmakta olduğunu üzülerek izlemekteyiz. Ben aktif siyasete henüz 1 yılı aşkın bir za-man olmasına rağmen çevremizde siyaset ya-panların gelmek istediği noktadayım. Bu noktada olmam kimseyi rahatsız etmesine hiç gerek yok…<br />
Benim siyaset anlayışım saygısızlığa veya birilerini rencide edecek sözler kullanmama müsaade etmemektedir.  Ben hiçbir zaman karşımdakinden veya hizmet etmeye çalıştı-ğım halkımdan bir şeyler almaya değil ver-meye çalışıyorum. Kıskanmanın ne gereği var… Allah aşkına, bu diyar ve insanlar sizin ümmet ve emrinizde mi acaba!  Birilerinin açtığı yaraları kapatmak için koşturmak ne-den sizi rahatsız ediyor… Bu gün iktidarın gücü ile şımarık olabilir, her şeyi rahatça yapabilir veya söyleyebilirsiniz. Ama bu halk ümmet değildir. Zamanı geldiğinde yine ma-nevra yapacak yeni siyasi partiler arayaca-ğınız zaman gelecektir. Dedikodu zihniyeti ile siyaset devrini artık geride bırakmak gerek-miyor mu? Lütfen ama lütfen! Özellikle otur-duğum Ayrancılar&#8217;da bulunan arkadaşlarım masada bekleyen sorunları halletmeye çalış-mak için gösterilen çabayı dedikodu ve kıs-kanmak yerine buyurun birlikte koşalım… Kusura bakma sevgili dostum, nereye gidece-ğime, kiminle görüşeceğime, kimler için koş-turacağıma ve gazetelerde verilecek olan ha-berlerim konusunda senden izin almak zorun-da değilim.<br />
Sonuç olarak, ülkemizin son zamanlarda için-de bulunduğu olumsuz gündemleri çözüme kavuşturmak yerine laf cambazlıklarıyla süreci geçiştirmek yerine birlikten kuvvet doğar sözünü yabana atmamak gerekir. Daha önce de söylediğim gibi halkımızın masumiyeti karşısında dedikodu siyaseti yapmak bir yere kadar… Dedikodu değil, işimize bakalım. Saygılar sunarım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/sehitler-olmez-vatan-bolunmez/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Teröre karşı birleşmeliyiz</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/terore-karsi-birlesmeliyiz/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/terore-karsi-birlesmeliyiz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Jun 2010 06:03:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hakkı GÜNEY]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=12232</guid>
		<description><![CDATA[TÜRKİYE&#8217;DE bir kişi çıkmaz ki terörden doğ-rudan veya dolaylı olarak olumsuz etkilenmiş olmasın. Zaten ülke ekonomisine doğrudan yap-tığı olumsuz etki tartışılamaz. Kimi aile ocağına ateş düşmüş, kimileri de şehit ailelerinin acıları-nı paylaşmıştır. Yıllardır devam eden bu acı tab-lodan ülkemiz içerisinde yaşayan tüm insanımız olumsuz etkilenmiştir.
Belirli grupların amacı ne olursa olsun, şiddet yoluyla toplum üzerinde infial [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>TÜRKİYE&#8217;DE bir kişi çıkmaz ki terörden doğ-rudan veya dolaylı olarak olumsuz etkilenmiş olmasın. Zaten ülke ekonomisine doğrudan yap-tığı olumsuz etki tartışılamaz. Kimi aile ocağına ateş düşmüş, kimileri de şehit ailelerinin acıları-nı paylaşmıştır. Yıllardır devam eden bu acı tab-lodan ülkemiz içerisinde yaşayan tüm insanımız olumsuz etkilenmiştir.<br />
Belirli grupların amacı ne olursa olsun, şiddet yoluyla toplum üzerinde infial yaratmak, insan-lara acı çektirerek amaçlarına ulaşmaya çalış-mak onları bir adım öteye götüremeyecektir. Ne acıdır ki, son günlerde terör örgütü başı ile bay-rağımızın altında sefa süren sözde temsilciler hayali sınırlar çizerek halk üzerinde kin ve nef-ret duygularını artırmakta olduğunu üzülerek izlemekteyiz. Asıl olan bu kişilerin dokunul-mazlık şemsiyesi altında PKK terör örgütünün aktif propaganda faaliyetini yürütmesine halen göz yumanların duyarsızlığıdır. Bir kısım mil-letvekili özellikle Doğu ve Güneydoğu illerinde çığırtkanlık yapmakta, adeta bayrağımıza ve bütünlüğümüze kan kusmaktadır. Kendilerinden emin bir şekilde PKK propagandası yaparken, ülkemizi ziyaret eden Türk Düşmanı Barzani acaba Türkiye&#8217;den ne almak için gelmiştir. Han-gi pazarlıklar yapılmıştır. Affedersiniz hiç kim-seden çıt yok. Böyle gidersek bırakın İskende-run, Osmaniye&#8217;yi Ankara&#8217;nın göbeğinde dahi istediklerini yapma cesaretine kavuşacaklar. Ne-den mi? Barzani Türk dostu oldu ya… Ama ya-kında başımıza çuval geçirmeden öte, çorap öre-cekler farkında değiliz…<br />
Ülkemizde terör olaylarının bitirilmesi sadece askeri önlemlerle sağlanamayacağı anlaşılmalı-dır. Terör örgütlerinin kol gezdiği bölgelerimiz-deki sosyal, kültürel ve ekonomik geri kalmışlı-ğın öncelikle önüne geçilmesi gerekmektedir. Bu bölgelerde belirli zümrelerin halk üzerindeki hakimiyeti yok edilmedikçe, devlet tarafından yapılmak istenen yatırımların özellikle o bölge-lerin sayın vekillerinin, ağa babalarının sinsi en-gellemeleri kaldırılmadıkça terör örgütlerine olan desteğin önüne geçilemeyecektir. Artık tep-kimizi de koymanın zamanı gelmiştir. Tüyü bit-memiş yetimin hakkını maaş olarak alan bir milletvekili kan kusarcasına bayrağımızı, tüm değerlerimizi aşağılıyor, hiç kimse sen ne diyor-sun diyemiyor.<br />
Yıllardır terör olayları nedeniyle bir çok gariban ocağına ateş düştü. Halen evladı asker olan her aile telefonu ve kapısı çaldığı zaman yürekleri-nin yandığını biliyoruz. Kimileri gününü gün ederken, özellikle gariban ailelerin çocuklarının vatan uğruna canlarını feda etmiş olmaları da akla gelen başka bir soru işaretidir. Kimi zaman kendi kendime soruyorum. Atalarımız vatanımı-zı elimizden almaya çalışan bir sürü emperyalist devlete, karşı koymak için nasıl birlik olmuşlar-dı. Bu gün ne değişti de birlik olmada tereddüt-lerimiz var. Kurtuluş mücadelesi verdiğimiz yıl-larda aleni olarak ülkemize yapılan işgaller, şimdilerde taşeronlar tarafından adeta içimize girilerek işgaller yapılmaktadır. Menfaat elde ederek sus pus edilenler veya kendilerine veri-len misyona karşılık susanlar bir gün hesap vereceklerini unutmamalıdırlar.<br />
Dünya artık insanoğluna dar geliyor, güçlü ül-keler varlıklarını devam ettirmek ve kendi ulus-larının ileride daha iyi yaşam elde etmelerini sağlamak için yeni doğal kaynaklar bulmak zo-rundadırlar. Bu nedenle ülkemizin bulunduğu bölge, zengin doğal kaynaklarıyla emperyalist ve güçlü ülkelerin her zaman içini kabartmaya neden olmaktadır.  Elbette alenen dost ve mütte-fik olduklarını ifade ederken, kapalı kapılar ar-kasında ülkemizin geleceğini delik deşik ede-ceklerdir. Yıllar öncesinde Ortadoğu&#8217;da bir karış toprağı olmayan İsrail, bu gün bölge kabadayılı-ğına soyunmuş, elinden geleni de arkasına koy-mamaktadır. Dün Osmanlı Devleti&#8217;nin parçalan-masına sebep olan olayların içerisinde yer alan Arap Yarımadasındaki ülkeler, bugün Irak ve Filistin&#8217;e yapılanlara seyirci olmaktan öteye gidememektedirler.  Yarın aynı kader bizim ba-şımıza da musallat olduğunda, Müslüman bir ülke olmamız mı Arap ülkeler için daha önemli olacak, yoksa bana dokunmayan yılan bin yaşa-sın düşüncesiyle mi hareket edecekler? Fazla söze gerek yok. Tarih sayfaları her şeyi yazıyor. Kısa ve öz söylemek gerekirse, gerek terör ör-gütüne karşı, gerekse ülke bütünlüğümüzü boz-maya yeltenecek her eyleme karşı birlik olma-lıyız.<br />
Sonuç olarak Türkiye Cumhuriyeti bir bütündür parçalanamaz. Öncelikle temelimiz sağlam ve güçlü bir ülkeyiz. Her ne kadar bu günlerde mevcut yapının üzerine derme çatma yapılar kondurulmaya çalışılsa da temeli sağlam olan ülkemiz bu olumsuzlukları taşıma gücüne sahip-tir. Ülke olarak dostumuzu düşmanımızın kim olduğunu, tarihte yaşananlardan ders çıkararak kimin arkamızdan vurmaya yeltenebileceği muhasebesini halk olarak, hele hele devlet idaresi olarak iyi analiz etmeliyiz. Günübirlik politik manevralarla siyasi itibar uğruna ülke bütünlüğümüz ve birliğimizi riske sokacak iradelerden uzak durmalıyız.  Kısacası her kö-şesi bir cennet olan bu vatan için birleşmeliyiz. Saygılar sunarım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/terore-karsi-birlesmeliyiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şehitlerimiz</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/sehitlerimiz/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/sehitlerimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 06:00:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hakkı GÜNEY]]></category>
		<category><![CDATA[Şehit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=11984</guid>
		<description><![CDATA[HER zaman söylediğimiz bir şey var, ülkemiz stratejik yönüyle Dünyanın en göz alıcı yeri olan Avrasya&#8217;da bulunmaktadır. Bu da nüfusu aşırı derecede artmakta olan Dünya&#8217;da Ülkemize göz ucuyla bakarak ileride yaşanılabilecek en kıymet-li topraklara sahip olduğu göz önünde tutulmakta-dır. Elbette topraklarımızdaki ve zengin doğal kaynaklarımız ile diğer ülkelerdeki doğal kaynak-lara geçiş noktasına göz diken ülkeler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>HER zaman söylediğimiz bir şey var, ülkemiz stratejik yönüyle Dünyanın en göz alıcı yeri olan Avrasya&#8217;da bulunmaktadır. Bu da nüfusu aşırı derecede artmakta olan Dünya&#8217;da Ülkemize göz ucuyla bakarak ileride yaşanılabilecek en kıymet-li topraklara sahip olduğu göz önünde tutulmakta-dır. Elbette topraklarımızdaki ve zengin doğal kaynaklarımız ile diğer ülkelerdeki doğal kaynak-lara geçiş noktasına göz diken ülkeler sürekli çe-şitli stratejik planlar yapmaktadır. Planları sonuca ulaşır mı? Bunu şimdiden bilemem.. Bildiğim tek bir şey var, o da yıllardır toprak aç gözlüğü yapan ülkelerin planlarını ve hesaplarını bozmuş oldu-ğumuzdur.<br />
Elimizi başımıza koyup sağlıklı bir düşünürsek; bir avuç çapulcu topraklarımızda emeli olan bazı ülkelerin taşeronluğunu yaparken, bunları doğru-dan veya dolaylı destekleyenler hata yaptıklarını bilmiş olsalardı bu günlerde vatan evlatlarımızı bir bir kaybetmezdik. Yıllardır terörle mücadele-ye ayrılan ekonomik kaynaklar nedeniyle ülke e-konomimizin kat ve kat artması engellenmekte, bu da emeli her zaman ülkemiz topraklarında ve-ya egemenliğinde olan ülkelerin işine gelmekte.<br />
Ülkemiz sınırları içerisinde yaşayan herkesin devlete vatandaşlık bağıyla bağlı olması, her türlü kamu hizmetlerinden eşit bir şekilde yararlanma-sı, işçisiyle, memuruyla, polisiyle, hakimi, savcı-sı, milletvekili, bakanları, başbakanı hatta cum-hurbaşkanı makamlarında görev almış olanlar dikkate alındığında her yöre insanının bu görevle-re gelebildiği görülmektedir.  Bazı terör örgütleri-ne sempati ile bakan ülkemizdeki az miktardaki vatandaşlarımızın kendilerinin piyon olarak kulla-nıldıklarının farkında değildirdirler. Yıllar sonra da aynı vatandaşlarımız piyon olarak kullanılma-ya devam ettikçe kendilerinin yoksulluktan kurtu-lamayacağını, ama piyonluğunu yaptıkları kesim-lerden zengin yaratacaklarını görmelidirler.<br />
Son yıllarda terör saldırıları artarak devam etmek-te, her zaman top yekün destek verilmesi gereken ordumuz taraf güdülerek ciddiyeti ve cesareti kırılmaya çalışılmaktadır.  Her gün şehit haberleri ile yüreğimiz burkulmakta, acımız kat ve kat art-maktadır. Bizler taziye beyanlarını duymaktan bı-kar hale geldik. Ülkemizin her köşesinde terör ör-gütünün adresi meclistedir diyenlerin arttığı bir dönemde, bizleri yönetenlerin semt kabadayısı tarzıyla yönetim zırhına bürünmesine de artık aklınızı başınıza toplayın demeliyiz. Bu ülke he-pimizin. Şehit olan bu vatan evlatları bizim evla-dımız.… Artık cenaze haberleri izlemek halkımı-za acı veriyor… Şehitlere duyulan acı ve ardın-dan yapılan ağıtları bile kabullenemeyen zihniyeti şiddetle kınamak zorunluluğunu hissediyoruz.<br />
Bu günlerde Ankara yani bizim başkentimiz bir kişiyi ağırladı. Misafir diyemiyorum. Misafir ede-bileceğimiz kişi veya kişiler ocağımıza ateş dü-şürmez.  Halen PKK terör örgütünü uluslar arası bir çok ülke terör örgütü olarak kabul ederken, Irak devletinin kuzeyinde konuşlanan Kürtlerin lideri Barzani PKK terör örgütü diyemiyor. Çeliş-ki halen devam ettiği halde Ankara&#8217;ya geliyor, benim ülkemin havasını soluyor, suyunu içiyor, bizlerin ödediği vergilerle inşa edilen yollardan geçiyor. Yani geziyor, eğleniyor, gücüne güç ka-tarak gidiyor. Sayın Bakanımız da kendisinin dos-tu olduğunu belirmeyi unutmuyor. Askerimize, polisimize ve masum insanlara kurşun sıkan bir örgütü arka bahçede besleyenlerden dost olur mu? Onun dostu olabilir. Başkasının dostu ola-bilir. Ama Türk&#8217;ün dostu olamaz… Yöneticilerimizin bakış açısı değişmediği sürece vatan evlatları şehit olmaya devam edecektir.<br />
Sizlere vatanın bölünmezliği uğruna canlarını veren, şehitlerimizin ölmeden önce ailelerine yazdığı 2 mektubu yorumsuz olarak aktarıyorum:</p>
<p>1994 yılında Sarıkamış&#8217;ta vatani görevini yapar-ken şehit olan Evli 2 çocuk babası Balıkesir&#8217;li Şehit Bedir Karabıyık&#8217;ın annesine yazmış olduğu son mektubu;<br />
Canım Anneciğim;<br />
Her şeyimi ama her şeyimi sana borçluyum, hep sana hizmet etmeyi, yanımda kalmanı, sana hür-met etmeyi, güzel kokunu koklamayı arzuladım. Çok az kısmet oldu. Bu dünyada sana doyama-dım. Anneciğim  dünyayı sevemedim, tad alama-dım. Allah&#8217;ın emir ve rızasına aykırı her şey beni rahatsız etti. El hasıl dünya bana küstü ben de ona. Bilmiyorum ama zannediyorum senin dua-larının bereketiyle ömrüm uzun olur. Eğer sen veya ben önce gidersek önce giden kucağını aç-sın beklesin. Elbette kavuşacağız. Oğlun Bedir.</p>
<p>1994 yılında Şırnak&#8217;ta şehit olan Kırıkkale&#8217;li Piyade Astsubay Çavuş Serhat Gencer&#8217;in ailesine yazdığı mektup;<br />
Sevgili Ailem; ik önce hepinize söylemek istiyorum. Bu mektup ancak ben öldükten sonra sizin elinize geçecektir. Beni asla unutmayın. Hep kalbinizin bir köşesinde saklayın. Şunu asla unutmayın. Allah&#8217;ın verdiği canı Allah&#8217;tan başka kimse alamaz. Bu yüzden üzülmeyin Yalnız size söylemek istediğim bir şey var. Ben burada öldümse Allah yolunda, vatan namus ve millet yolunda öldüm. Benimle aslında guru duyun ve gülün. Asla ağlamayın. Eğer ağlarsanız ben yattığım yerde rahat edemem. Kendinize iyi bakın. Sizleri çok seviyorum. Hepinizi çok özledim. Oğlunuz Serhat</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde İskenderun&#8217;da şehit edilen askerlerimiz ile Filistin&#8217;e bir Türk gemisi ile insani yardım malzemesi götürmekte iken uluslar arası karasularında İsrail askerleri tarafından saldırıya uğrayarak katledilen masum vatandaşlarımıza Allah&#8217;tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.<br />
Terörü lanetlerken, İsrail&#8217;i şiddetle kınıyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/sehitlerimiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaz tatili ve çocuklarımız</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/yaz-tatili-ve-cocuklarimiz/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/yaz-tatili-ve-cocuklarimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 May 2010 06:12:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hakkı GÜNEY]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=11724</guid>
		<description><![CDATA[DÜNYA nüfusu artıyor. Dünya nüfusunun da üçte birini genç nüfus oluşturuyor. Yaklaşık iki milyar genç nüfusun büyük bölümü az gelişmiş ülkelerde yaşamak da ve buna paralel olarak ülke nüfusumuzun büyük çoğunluğu 15-25 yaş arasındaki genç nüfus potansiyelini barındır-maktadır. Toplumumuzun en dinç ve insanın en verimli kaynağı olan gençlerin büyük ve kar-maşık sorunları olduğu düşünülürse işlenen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>DÜNYA nüfusu artıyor. Dünya nüfusunun da üçte birini genç nüfus oluşturuyor. Yaklaşık iki milyar genç nüfusun büyük bölümü az gelişmiş ülkelerde yaşamak da ve buna paralel olarak ülke nüfusumuzun büyük çoğunluğu 15-25 yaş arasındaki genç nüfus potansiyelini barındır-maktadır. Toplumumuzun en dinç ve insanın en verimli kaynağı olan gençlerin büyük ve kar-maşık sorunları olduğu düşünülürse işlenen ve işlenmesi muhtemel suçları ortaya koymaktadır.<br />
Ülkemiz Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllarında uzun süren savaşlardan çıkmış olması nedeniy-le genç ve orta yaş grubu insanımız cephelerde şehit düşmüş, gazi olanlarda üretime ve ülke savunmasında aktif olabilecek gücü kaybetmiş-ti. Süregelen yıllarda zorunlu olarak genç nüfus artışını sağlamak için çeşitli önlemler alınmış-tır. Özellikle 1955 yılından itibaren ülkemizde doğum oranlarında büyük artışlar meydana gel-miş, günümüze kadar artışlarda azalma gösterse de dünya ortalamasının çok üzerinde bir artış olduğu kaçınılmazdır.<br />
Genç nüfus artışı ülkemizin bulunduğu stratejik konum itibariyle avantaj sağlamasının yanında, geleceğe yönelik politikalar ve projeler üretile-mediği takdirde avantaj sayılabilecek unsurlar karşımıza sorun olarak ortaya çıkacaktır. Şimdi-den bu tür endişeler toplumda gözlenmektedir. Bu endişeyi yerele, yani yaşadığımız bölgeye indirmemiz halinde hiç de yanılmadığımızı gö-rebilmekteyiz. Bu endişelerin başında gençleri-mizin gelecek endişesi yer almaktadır. Her şe-yin ekonomiye bağlı olabileceğini düşünürsek; ülke ekonomisinin orta ve alt kesimde kötü seyir izlemesi  eğitim, sağlık ve güvenlik zin-cirlerinde kopukluklar meydana getirecektir. Zorunlu eğitimin 8 yıla çıkarılmasına rağmen, orta öğretimi hangi şartta olursa olsun isteyerek tamamlayabilen genç sayısında azalma gözlen-mektedir. Genç nüfusun artık teknolojik geliş-melerden olumsuz etkilenmekte, ailelerin ira-desi dışındaki tarzlar artık ailelere girmektedir. Bu günlerde okulların kapanmasına az bir za-man kaldı. Yaz aylarında gerçekten öğrenim görmek için gayret eden tüm öğrencilerimiz derin bir nefes alarak dinlenme ve tatil yapma fırsatı bulacaklardır. Ancak, sırf laf olsun dü-şüncesiyle, ailesi istediği için orta öğrenime de-vam eden gençlerimiz ise daha fazla boş zama-na sahip olacağı için kontrol edilmeleri zorlaşacaktır.<br />
Son zamanlarda bölgemizde bir çok vatandaşı-mızın gözlemleyerek bizlerle paylaştığı söylen-tilerin eğer doğruluk payı var ise, aman dikkat diyorum! İş işten geçmeden gerekli tedbirlerin alınması ve bu gençleri kötü alışkanlıklara iten nedenlerin ortadan kaldırılması şarttır. Özellikle ailelerin çocuklarının davranışlarını kontrol et-meli, zamanını kiminle, nerede ve nasıl geçir-diğini bilmelidir. Özellikle kapanan büyük bel-delerimizde güvenlik zafiyetinin ortadan kal-dırılması şarttır. Bu alanda görevli kamu görev-lilerimiz gençleri suç ve suç işlemeye teşvik edebilecek şahsiyetleri koruma ve kollama dav-ranışlarından uzaklaşmalıdır. Bu tarz kişilerle dostluk kurulması bile toplum tarafından göz-lenmekte, kamuya olan güvenlerini şüpheyle masaya yatırmaktadırlar. Bir kez daha hatır-latmakta yarar olacağı inancıyla; özellikle gü-venlikle görevli kamu görevlilerinden bazıları-nın görev sırasında veya dışında nasıl davrana-caklarına dair  sınırları yasada belirtilmiştir. Sınırları belirtilen davranışlara aykırı davranan kamu görevlilerinin kim ve kimler olduğunu vatandaşımız özellikle kahvehanelerde yapılan sohbetlerde dile getiriyorsa, emir ve komuta sı-nıfı personelin kulağına da bu tarz rahatsızlıklar gitmiş olması gerekir.  Her halde tedbir alması da onlara düşmektedir.<br />
Ülkemiz gençliği diğer bazı ülkelerle mukayese edildiğinde fazla problem yok gibi görünse de endişeleri yabana atmamız halinde ileride telafi edilemeyecek sorunların doğmasından endişe ediyorum. Birkaç hafta sonra okullar yaz tatili-ne giriyor.<br />
Sokaklar çocuk ve gençlerimizle dolup taşacak. Onlar enerji sarf edecek ve boş vakitlerini geçi-rebilecek uğraşılar arayacaktır. Eğer boş za-manlarını aileler ve bizler dolduramazsak maa-lesef diğer olumsuz sayılabilecek unsurlar dol-duracaktır. Kötü sayılabilecek alışkanlıklar, za-manla normalmiş gibi kabul edilmeye başlana-caktır. Caddeler hız yapan otomobil, motosiklet ve mobiletlerle dolup taşacak… Düğünler kavgasız bitmeyecek…<br />
Piknik ve mesire yerlerine aileler gitmeye çekinir hale gelecektir…<br />
Sonuç olarak, çocuklarımız ve gençlerimizin iyi bir eğitim görmesini, geleceğini garanti altına alabilecek mesleki birikime kavuşmasını her anne babanın isteyeceğine inanıyorum.<br />
Ancak, anne ve babanın göz göre göre çocukla-rının kötü alışkanlıklar edinmesini kolaylaştı-racak çevrelere girmesini görmemezlikten gelmemelidir.<br />
Kısacası, çocuklarımızın boş zamanlarını sos-yal, kültürel ve sportif çalışmalarla doldurma-sını sağlayalım…<br />
Saygılar sunarım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/yaz-tatili-ve-cocuklarimiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CHP’de yeni dönem dengeyi değiştirecek</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/chp%e2%80%99de-yeni-donem-dengeyi-degistirecek/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/chp%e2%80%99de-yeni-donem-dengeyi-degistirecek/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 May 2010 06:19:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hakkı GÜNEY]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=11475</guid>
		<description><![CDATA[CUMHURİYET Halk Partisi&#8217;nde Cumartesi ve Pazar günü yapılan olağan genel kurulda yeni Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile yeni bir dönem başlıyor. Bu dönemde süreç CHP lehine dolayısıyla ülke lehine istikrar beklentileri de artıyor. Adeta son günlerde ge-leceğe dair ülkenin her kesimine de umut ışığı olan bir kişiliğe sahip olan Sayın Kılıçdar-oğlu, bu beklentilere cevap verecek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>CUMHURİYET Halk Partisi&#8217;nde Cumartesi ve Pazar günü yapılan olağan genel kurulda yeni Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile yeni bir dönem başlıyor. Bu dönemde süreç CHP lehine dolayısıyla ülke lehine istikrar beklentileri de artıyor. Adeta son günlerde ge-leceğe dair ülkenin her kesimine de umut ışığı olan bir kişiliğe sahip olan Sayın Kılıçdar-oğlu, bu beklentilere cevap verecek kapasite-ye sahip olduğundan şüphemiz yoktur.<br />
Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;nde bu gelişmeler olurken eski Genel Başkanımız Deniz Bay-kal&#8217;ın partideki varlığı inkâr edilmeyeceği gibi her zaman gönüllerde yaşayacaktır. Asıl-sız kabul edilen bir iddia nedeniyle onurlu davranışını ortaya koymuş, bu nedenle de partili partisiz tüm kesimlerin takdirini topla-mıştır. Asıl olan bu süreçte halkla iç içe olma-yan ve yeni oluşumlar karşısında partimizin güçlenerek çıkacağı inancı tüm gönül veren-lerde doğduğu halde sırf kişisel beklentileri nedeniyle ah vah çekmenin de âlemi yoktur. Bu beklenti içerisinde olanlar mutlaka halk düzeyinde esen rüzgâra kapılıp gideceklerdir.<br />
Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun genel başkan seçil-mesi ile Türkiye&#8217;de yeni bir siyasi süreç baş-lamıştır. Bundan sonra merkezde ve taşralar-da oluşturulacak kadrolarla kişisel fikirlerden uzak, ekip ve biz ruhu hâkimiyeti ile dur du-rak bilmeden çalışılmalıdır. Ülkemiz ve halkı-mızın sorunlarını kökten yok edilmesi için projeler üretmek ve bunların nasıl hayata geçirileceği halka iyi anlatmak çok önemlidir.  Seçilmiş kişiler kendilerini halktan soyutlaya-rak zaten ‘ben kazandım, ben olmasam parti bu oyu alamazdı’ saplantısına kapılanlar bu süreç içerisinde erimeye de mahkûmdur. Ben-ce partimize zarar vermekten başka bir fikir üretmemektedir.<br />
CHP&#8217;deki bu değişim halk içinde direncini kaybetmiş, siyaset yapmaktan bile yılmış, küstürülmüş, başka siyasi görüşlere meyil göstermiş insanlarımızı adeta cesaretlen-dirmiştir. Artık ben fikrinin hakim olmay-acağı biz ruhu ile hizmet anlayışı güdülecek olması akın akın partimize katılımlar gözle-necektir. Bu katılımlar bu günlerde başlamış ve diğer yeni siyasi oluşum içinde olan in-sanlar bile CHP&#8217;ye akın akın gelmektedir.  Bu akın devam edecektir. Çünkü yeni Genel Baş-kan Kemal Kılıçdaroğlu başka siyasi yapı-lardan umudu kalmayan halkın umudu haline gelecektir.<br />
Sonuç olarak, halkımız artık etik siyaset isti-yor. Siyaset yapan insanların kendi ege-menliğinden ziyade, parti içi demokrasiyi işletilmesi gerekmektedir. Bunun içinde en kısa sürede parti tüzüğünün değişikliğe uğraması gerekmektedir. CHP&#8217;deki yeni dönemin, yeni Genel Başkanın CHP&#8217;ye ve ülkemize hayırlı olsun.</p>
<p><strong>GENÇLİK ŞÖLENİ AYRANCILAR&#8217;DA</strong></p>
<p>GEÇEN yıl ilki yapılan Ayrancılar Gençlik Şöleni bu yıl İzmir Büyükşehir Belediyesinin organizasyonu ile Torbalı Belediyesinin katı-lımı ile yapıldı. Bu şölen artık her yıl yapıl-maya devam edecektir. Ayrancılar’da bu et-kinliği düzenleyen İzmir Büyükşehir Beledi-yesi ve Torbalı Belediyesine, ayrıca gösteri-leri ile katkı sağlayan Ayrancılar ÇPL. Mü-dürlüğüne teşekkür ederim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/chp%e2%80%99de-yeni-donem-dengeyi-degistirecek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gençliğimiz geleceğimiz</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/gencligimiz-gelecegimiz/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/gencligimiz-gelecegimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 May 2010 06:23:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hakkı GÜNEY]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=11216</guid>
		<description><![CDATA[ÖNÜMÜZDEKİ Çarşamba günü 19 Mayıs Atatürk&#8217;ü Anma, Gençlik ve Spor Anma Bayramımızı kutlayacağız. Genç nüfusun yoğun olduğu ülkemizde özellikle bu bayra-mın daha anlamlı ve daha görkemli kutlanma-sı gerekiyor. Yıllardır çeşitli yönetmeliklere bağlı kalınarak kutlanan bu bayramlar, çizilen çerçeveleri ile bayramın asıl gövdesini oluş-turan ve o güne büyük anlam katan gençlerimiz sadece ve sadece görsel görüntüleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ÖNÜMÜZDEKİ Çarşamba günü 19 Mayıs Atatürk&#8217;ü Anma, Gençlik ve Spor Anma Bayramımızı kutlayacağız. Genç nüfusun yoğun olduğu ülkemizde özellikle bu bayra-mın daha anlamlı ve daha görkemli kutlanma-sı gerekiyor. Yıllardır çeşitli yönetmeliklere bağlı kalınarak kutlanan bu bayramlar, çizilen çerçeveleri ile bayramın asıl gövdesini oluş-turan ve o güne büyük anlam katan gençlerimiz sadece ve sadece görsel görüntüleri sergilemekten öteye gidemiyor. Ayrıca gençlik için yapılan çeşitli faaliyetlerde de en öne çıkanlar maalesef çok yaşlılarımız oluyor.  Bundan sonra orta yaş üzeri yaşlılarımız or-ganizasyonların mutfağında deneyimlerini vererek buna benzer ulusal günlerin daha an-lamlı kutlanmasını sağlayabileceğine inanıyorum.<br />
Ülke nüfusumuzun büyük bir bölümünün genç nüfustan oluşması, ülkemizin bulunduğu coğrafyada geleceğimiz açısından hem siya-si, hem ekonomik yönden olumlu sinyaller vermesi gerekiyor. Ancak bu sinyallerin o-lumlu hale gelmesi için gençliğimizin gelece-ğe ülkemize ve bölgemize özgü milli geleneklerle yetiştirilmesi, üretken ve yaratıcı ru-hu verilen eğitimlerle verilmesiyle olacaktır.<br />
Gençliğimiz ilköğretim anasınıfından başla-yarak sistemin gereği adeta yarışan bir nesne haline getirilmekte, bu hız orta öğretimde en üst seviyelere çıkmaktadır. Verilmesi gereken eğitimleri gençlerimiz ister istemez yarış psikoloji ön plana çıktığından tam algılayama-maktadırlar. Eğitim sisteminin sık sık değiş-tirilmesi, ders kitaplarının alelacele basıl-masından ve tam denetlenememesinden dola-yı eğitim kalitesi öğretmenlerimizin tüm ça-balarına rağmen istenilen seviyeye geleme-mektedir. Üniversiteye giriş sınavlarında a-dayların önemsenecek bir kısmının “0” çek-mesi eğitim sisteminin sorgulanması gerekti-ğini göstermektedir. Bana göre eğitim sadece sistemi sorgularken eğitimcilerimizi dışarıda tutmak en doğal olanıdır. Sistemin gereği ge-rek gençliğimiz gerekse öğretmenlerimiz üze-rinden ülkenin en büyük sektörü haline gelen Dershanelerin adeta eğitim kurumlarımızın ö-nüne geçmiş ve gündemi istediği zaman de-ğiştirebilme gücünü de elinde tutmaktadır. Artık üniversiteye giden yol önce liseden ve en son dershanelerden geçtiğine Milli Eğitim Bakanlığı ve Yüksek Öğretim Kurumu bü-rokratlarının bile şüphesi yoktur.<br />
Gençliğimiz geleceğimizin teminatıdır. Çün-kü belirli yaşa gelindiğinde bu ülkeyi onlar yöneteceklerdir. Hep aynı şeyleri söylesek de gençlerimiz artık sorumluluktan kaçan, ülke-mizin temel değerleri olan örf ve adetlerimizi unutan, sırf daha görsel olduğuna inandığı ba-tı kültürünün ülkemizin sosyal yapısına zarar verecek yönlerini algılamaya meyilli hale gel-mişlerdir.<br />
Kısacası gençliğimiz öncelikle ciddi bir eğiti-me, sosyal kültürel ve sportif faaliyetlerin içinde yer almaları sağlanmalıdır. Kesinlikle gençliğin kendileri ile ilgili faaliyetlerde ken-dilerinin odak noktasını oluşturmaları sağlan-malıdır. Gelecekte potansiyel suçlu olmalarını önlemek, toplumun ve ailelerin istediği iyi evlat, iyi vatandaş profilinden uzaklaşması istenmiyorsa maalesef gençlikle ilgilenilmeli, yapılan hataları görmemezlikten gelinme-melidir.<br />
Tüm gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk&#8217;ü An-ma, Gençlik ve Spor Bayramlarını kutlar, Cumhuriyetimizin şimdi ve gelecekte bekçisi olduklarını unutmamalarını tavsiye ederim. Cumhuriyetimizin kurucusu M. Kemal Atatürk&#8217;ün gençliğe hitabesinde yer alan ke-limeleri sadece görmek yerine anlamak ve kendilerine verilen görevlerin zamanı geldi-ğinde kullanılacağının bilincine varmaları ge-rekmektedir.<br />
Sevgili gençler; ülkemiz geçmiş tarihlerin ba-zı evrelerinde olduğu gibi, gerek çevremizde gerekse uzağımızda bütünlümüzü ve varlığı-mızı yok etmek isteyen ülkelerin halen var ol-duğunu unutmamalıyız. “Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen Türk İstiklalini, Türk Cum-huriyetini ilelebet, muhafaza ve müdafaa et-mektir.” Mustafa Kemal Atatürk.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/gencligimiz-gelecegimiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
