<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>BüyükTorbalı.Com &#187; Muhittin CENGİZ</title>
	<atom:link href="http://buyuktorbali.com/category/muhittin-cengiz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://buyuktorbali.com</link>
	<description>Büyüyen Torbalı'nın Büyük Gazetesi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 08:42:34 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Şap aşısı başladı</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/sap-asisi-basladi/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/sap-asisi-basladi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 07:11:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Muhittin CENGİZ]]></category>
		<category><![CDATA[Şap]]></category>
		<category><![CDATA[Veteriner Hekim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=8835</guid>
		<description><![CDATA[BİR hafta kadar önce İlçemizdeki büyükbaş ve küçükbaş hayvanların şap hastalığına karşı aşı-lanması ile 3 &#8211; 6 ay arası yaştaki büyükbaş hay-vanlara Genç Brucella ( S-19) aşısı yapılması ve Damızlık Sığır Yetiştiriciler Birliği üyeleri dışındaki işletmelerde bulunan 6 aylığa kadarki büyükbaş hayvanlara kulak küpesi takılması işi için müracaatta bulunan Serbest Veteriner He-kimlerle İlçe Tarım Müdürlüğü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>BİR hafta kadar önce İlçemizdeki büyükbaş ve küçükbaş hayvanların şap hastalığına karşı aşı-lanması ile 3 &#8211; 6 ay arası yaştaki büyükbaş hay-vanlara Genç Brucella ( S-19) aşısı yapılması ve Damızlık Sığır Yetiştiriciler Birliği üyeleri dışındaki işletmelerde bulunan 6 aylığa kadarki büyükbaş hayvanlara kulak küpesi takılması işi için müracaatta bulunan Serbest Veteriner He-kimlerle İlçe Tarım Müdürlüğü arasında söz-leşme imzalandı.<br />
Sözleşme imzalayan Veteriner Hekimler İlçe-mizde bulunan tüm sığırların ve küçükbaş hay-vanların şap ve brucella aşılarını yapacaklar, ayrıca kulak küpesi takılan hayvanların küpe-lerini Türkvet veri tabanına kaydedecekler.<br />
Her Veteriner Hekim sözleşmede belirtilen iş-lemleri yalnızca kendi sorumluluk bölgesinde yapacak. İlçe Müdürlüğünün yazılı izini ol-maksızın bu görevi kendi sorumluluk bölgesi dışında yapamayacak.<br />
Veteriner Hekimlerden aldığım bilgilere göre şap; bütün çift tırnaklı hayvan türlerinde görü-lebilen bulaşıcı bir hastalıktır. Sığırlar, koyun-lar ve keçiler hastalığa çok çabuk yakalanıyor-lar. Hastalığa yakalanan hayvanların öncelikli olarak ağız içinde, tırnaklarında ve memelerin-de çeşitli (kesecikler) yaralar görülüyor.<br />
Bulaşma; hasta hayvanların sağlamlara teması, idrar, gübre, süt ile oluyor. Ayrıca hastalık etke-ninin bulaşmış olduğu deri, yem, yataklık, ot, su, bakıcı, nakil vasıtaları, hastalıklı etlerden yapılan salam, sosis, gibi ürünler ile fare, kuş gibi taşıyıcılarla da bulaştırma mümkünmüş. Bu kadar bulaşıcı ve özellikle insanlar için de tehlikeli olan bu hastalığa karşı aşılamaların zamanında yapılması gerekiyor.<br />
İlkbahar şap aşılama kampanyası 30 Nisan 2010 tarihine kadar sürecek, yasal süresi için-de bitirilecek.<br />
Aşılamalar yetki verilmiş Veteriner hekimler tarafından bizzat uygulanacak, yetiştiricilere elden aşı verilmeyecek. Aşıların muhafazası, taşınması ve uygulanması sırasında soğuk zin-cir kurallarına uyulacak, aşıların bozulmaması için gereken her türlü tedbiri Veteriner Hekim-ce alınacak.<br />
Aşılamaya başlamadan önce Serbest Veteriner Hekimler tarafından Köy/Mahalle Muhtarları-na haber verilecek, Muhtarlık aşılama işlem-lerini çiftçilere ilan edecek, yapılan ilan tuta-nağı aşılamaya giden Serbest Veteriner Hekime verilecek. İlgili Veteriner Hekim de aldığı ilan tutanağını İlçe Tarım Müdürlüğüne aşılama ev-rakları ile birlikte teslim edecek.<br />
Aşılama ücretleri büyükbaş hayvanlarda hay-van başına toplam 1 TL. , küçükbaş hayvan-lar da ise toplam 50 kuruş olacak. Brucella aşısı (S-19) ise büyükbaş hayvanlar için hay-van başına 5 Lira olacak.<br />
Sığırlarda küpe uygulama ücreti de hayvan başına toplam 2 TL olacak. Kampanya döne-minde şap aşısı yaptıran yetiştiricilerimiz be-lirlenen bu ücretler dışında başka bir ücret öde-meyecekler.<br />
Aşılama yapıldıktan sonra aşıyı yapan Veteri-ner Hekim aşılama makbuzunu dolduracak, da-ha sonra yetiştiriciye imzalatıp, bir nüshasını yetiştiriciye verecek.<br />
3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanu-nunun ilgili maddeleri uyarınca tüm yetiştirici-ler şap aşısını yaptırmak zorunda. Yaptırma-yanlar hakkında idari para cezası uygulanabilir. Ayrıca şap aşısı olmayan hayvanlar için Veteriner Sağlık Raporu da düzenlenemiyor.</p>
<p>Şap aşısı ve küpeleme işlemleri için sözleşme yapan Veteriner Hekimler ve Sorumluluk Böl-geleri ise şöyle;<br />
Ahmet Halil CANBAZLAR; Bozköy, Çakır-beyli, Çaybaşı, Dağkızılca, Pancar, Saipler ve Yazıbaşı köyü.<br />
Hasan Edip TAN; Ahmetli, Arslanlar, Dağtek-ke, Helvacı, Kırbaş, Ormanköy, Özbey, Pa-mukyazı, Sağlık, Yeniköy köyü.<br />
Mustafa YAVAŞ; Merkez, Bülbüldere, Naime, Subaşı, Şehitler, Eğerci, Tulum Kaplancık, Ka-rakızlar, Karaot, Korucuk, ve Taşkesik köyü.<br />
Sakin SÜMER; Atalan, Çamlıca, Düverlik ve Göllüce köyü.<br />
Süleyman YILDIZ; Ayrancılar, Yeşilköy, De-mirciköy, Yoğurtçular, Kuşçuburun, Çapak ve Karakuyu köyü.<br />
Bu hususlar vesilesiyle burada bir şey daha be-lirtmek istiyorum. Biliyorsunuz yukarıda de-taylıca belirttiğim bu işlemleri son üç yıldır Serbest Veteriner Hekimler aracılığı ile yürütü-yoruz. Tüm bu çalışmalar sorumluluk ve özveri gerektiren işlemlerdir. Bu zamana kadar so-rumluluk alan tüm Veteriner Hekimlerimiz; ü-zerlerine düşen bu işleri gereği gibi yerine ge-tirdiler. Hizmetlerinde diğer İlçelerdeki çalış-malara göre çok daha başarılı oldular. Kendile-rine bu özverili çalışmalarından dolayı teşek-kür ediyorum. Bu yıl da aldıkları sorumluluğu ekipleri ile birlikte gereği gibi yapacaklarına canı gönülden inanıyorum. Kendilerine şim-diden başarılar diliyorum.  </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/sap-asisi-basladi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mart ayında tarım işleri</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/mart-ayinda-tarim-isleri/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/mart-ayinda-tarim-isleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 07:04:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Muhittin CENGİZ]]></category>
		<category><![CDATA[Hububat]]></category>
		<category><![CDATA[Mart]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=8624</guid>
		<description><![CDATA[MART ayı içerisinde de Çiftçilerimizin yap-ması gerekli zorunlu işler vardır. Bu ay; 
Hububat tarlalarında ikinci azotlu gübre uy-gulaması yapılır. Yazlık ekilişlere devam edilir. Yabancı ot ilaçlamasına başlanır. Tarla faresi mücadelesine de devam edilmelidir. 
Meyvecilikte; yüksek yörelerde fidan dikimi sürer. Toprak işleme bitirilir. Gübreleme işlemi tamamlanır. Budama tamamlanır. Kalem aşısı yapılır. Tarımsal mücadeleye devam edilir. 
Tarla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>MART ayı içerisinde de Çiftçilerimizin yap-ması gerekli zorunlu işler vardır. Bu ay; </p>
<p>Hububat tarlalarında ikinci azotlu gübre uy-gulaması yapılır. Yazlık ekilişlere devam edilir. Yabancı ot ilaçlamasına başlanır. Tarla faresi mücadelesine de devam edilmelidir. </p>
<p>Meyvecilikte; yüksek yörelerde fidan dikimi sürer. Toprak işleme bitirilir. Gübreleme işlemi tamamlanır. Budama tamamlanır. Kalem aşısı yapılır. Tarımsal mücadeleye devam edilir. </p>
<p>Tarla sebzeciliği için toprak hazırlığı yapılır. Son toprak işlemesiyle gübreleme işlemi de bi-tirilir. Fasulye ekilecek yerlerde, tohum yatağı hazırlıkları yapılır. Martın ikinci haftasında gübre atılmalıdır. Ayın ikinci yarısında ekime başlanır. Fideliklerde hastalıklara karşı müca-dele yapılır. Tohum ekimi, şaşırtma ve fide di-kimine devam edilir. Ilık yastıklar hazırlanır. Bezelye, fasulye, kavun ve karpuz ekimi yapı-lır. Tohuma bırakılan kışlık sebzelerin bakım işlerine devam edilir. Çökerten hastalığına karşı tohum, fide ve toprak ilaçlamasına bu ay da devam edilir. Üreticiler satın alacakları tohum ve fidelerin hastalıksız, canlı görünüşlü olma-sına dikkat etmelidir. </p>
<p>Bağlarda budama bitirilir. Toprak işlemesi yapılır. Bağ tesisi için fidan dikimi yapılabilir. Anaçlıklardan alınan asma çelikleri, köklendi-rilmek üzere, hazırlanan yerlere dikilir. Gübre-leme yapılmamışsa bu ayda yapılır. Geçen ay yapılamayan birinci kış ilaçlaması bu ay yapıl-malıdır. Çırpı toplama, yüksek sistemde direk dikimi, tel çekme ve germe işleri yapılır. Sür-gün bağlama, dikim, sürüm, gübreleme yapılır. Uyanmaya başlayan bağlarda sürgünler bir ka-rış olunca bordo bulamacı atılır. Hemen arka-sından, kükürt atılmalı; yağışlı havalarda kü-kürt atımı tekrarlanmalıdır. İlaçlamalar 15-20 gün ara ile yenilenir. Göz kurdu ve maymun-cuğa karşı mücadele edilmelidir.</p>
<p>Sığırların tohumlanmasına devam edilir. Geliş-mesi iyi 18-22 aylık Holştayn düveler ile, 18-24 aylık Montofon düveler ilk defa tohumla-maya verilir. Bütün sığırlara şarbon, yanıkara, gerektiğinde sığır vebası aşıları yapılır. Nokra mücadelesine devam edilmelidir. Danaların septisemi serumu, numaralama ve boynuz kö-reltme işlemine devam edilir. Doğan buzağıla-rın göbek kordonu temiz bir makasla kesilir, günde iki defa tentürdiyot döküp gazlı bezle fazla sıkılmadan bağlanmalıdır. Sığırların ras-yonlarında enerji ihtiyaçları iyi dengelenmeli, geçici de olsa, noksan besleme yapılmamalıdır. Gebeliğin ilk aylarında besleme kaba yemlere dayalı olabilir. İki yaşına gelmiş dişi sığırları fazla beslememelidir. Çünkü, fazla besleme ne-deniyle, cinsel bezler yağlandığından, üreme gücü azalır. </p>
<p>Koyunların doğum işleri takip edilir. Ağıl yemlemesine devam edilir. Doğan kuzular soğuk hava şartlarında iyi korunmalıdır. Şar-bon, Hepatit Nekrozan (Kara Hastalığı), Keçi ciğer ağrısı hastalığı ile ektima gibi belirli yer ve zamanlarda çıkan hastalıklara karşı, koruyu-cu aşılamalar yapılmalıdır. Çoban köpeklerine şerit ilacı verilmelidir.<br />
Arılarda esaslı muayene ve bakım işlemlerine mart ayında başlanır. Mart ayında arılar yavru ve yumurtaya başlarlar. Bu nedenle, kovanların açılması ve muayenesi havanın güneşli, rüzgar-sız ve sıcaklığın 15 derecenin üzerinde olduğu 12.00-14.00 saatleri arasında yapılmalıdır. Yav-ruları üşütmemek için, kovanları fazlaca açık tutmaktan kaçınılmalıdır. Ayrıca, elini çabuk tutarak, kovanları hemen kapatmalıdır. Kovan-ların işçi arı mevcudu kontrol edilir. Kovanlar-da anaları olup olmadığı kontrol edilir. Öksüz kovanlar analı zayıf kovanlarla birleştirilir. Ko-vanlardaki fazla boş petekler çıkartılır. Yavru ve yumurta için teşvik şuruplaması yapılır. İhti-yaçlı kovanlara ballı çerçeve takviyesi yapılır. Rutubetten dip tahtası ıslanan kovanlar varsa, ya dip tahtası ya da kovan değiştirilir veya sı-cak bir günde, yanan bir ateşte dip tahtası kuru-tulur.<br />
Çimlerin büyümeye başladığı, hava ve toprak durumlarının iyi olduğu bu dönemde, dökül-müş yaprakları ve alandaki çöpleri temizlemek için tırmıklama yapılmalıdır. Burada dikkat e-dilmesi gereken nokta tırmıklarken çimlere za-rar vermemektir. Kış ayları boyunca ayaza ma-ruz kalmış çimleri silindirlemek iyi bir yoldur. Bu ay içinde yapılacak ilk biçimde çimin üst kısmından alınmalıdır. Bu dönemde yapılacak alçak biçim alanda sararmalara neden olabilir. Biçim için alanların kuru olduğu bir günü se-çilmeli. Bu ay için ayda iki biçim yeterli olur. Mart ayı içinde yapılacak tek iş biçim değildir. Alanın hastalıklı olup olmadığını da bu ay i-çinde gözleyebiliriz. Eğer gerekli ise ilaçlama yapılmalıdır.<br />
Zeytincilikte dikime devam edilir. Organik a-lanlar dışında kompoze gübre uygulaması yapı-labilir. Budama yapılır. Zeytin güvesine karşı gerekli önlemler alınmalıdır. Hoşça kalın…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/mart-ayinda-tarim-isleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bordo Bulamacı</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/bordo-bulamaci/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/bordo-bulamaci/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Feb 2010 07:20:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Muhittin CENGİZ]]></category>
		<category><![CDATA[Borda Bulamacı]]></category>
		<category><![CDATA[Göztaşı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=8424</guid>
		<description><![CDATA[BORDO bulamacı; etmeni bakteri ve fungus olan hastalıklarda etmenin ağaç gövdesine kolaylıkla girebileceği yara yerleri, çiçek gözleri ve yaprak gözlerinin ilaçlanarak hasta-lığın ağaca girişini engeller. Bu hastalıkların bulaştıktan sonra tedavisi mümkün değildir. Bordo bulamacı göztaşı (Bakır Sülfat %98) ve kireç kullanarak hazırlanan bir karışımdır. 
%1 lik Bordo Bulamacı hazırlamak için 1 Kg göztaşı ve 1 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>BORDO bulamacı; etmeni bakteri ve fungus olan hastalıklarda etmenin ağaç gövdesine kolaylıkla girebileceği yara yerleri, çiçek gözleri ve yaprak gözlerinin ilaçlanarak hasta-lığın ağaca girişini engeller. Bu hastalıkların bulaştıktan sonra tedavisi mümkün değildir. Bordo bulamacı göztaşı (Bakır Sülfat %98) ve kireç kullanarak hazırlanan bir karışımdır. </p>
<p>%1 lik Bordo Bulamacı hazırlamak için 1 Kg göztaşı ve 1 Kg sönmüş veya 0,5 Kg sönme-miş kirece ve bunları eritmek ve karıştırmak için 1 adet 100 lt&#8217;lik , 1 adet 50 lt&#8217;lik plastik veya ağaç kap, süzmek için tülbent, karıştır-mak için ağaç sopa gibi malzemelere ihtiyaç vardır. (Demir, sac, teneke gibi metal kaplar kullanılmaz.)</p>
<p>Bordo Bulamacının Hazırlanması;<br />
Evvela 1 Kg göztaşı 50 litre su alan bir kap da eritilir. Ayrıca bir teneke içinde taşsız 0,5 Kg kireç az suda söndürülür. Söndürülen kireç 100 litrelik kapa süzülerek aktarılır ve üzerine su ilave edilerek 50 litreye tamamlanır.  Daha önce hazırlanan 50 litrelik göztaşı eriyiğini kireçli su üzerine yavaş yavaş dökerken bir yandan da devamlı karıştırılır.<br />
Böylece açık mavi bir bulamaç meydana gelir.  Daima göztaşı miktarının yarısı kadar kireç konur. </p>
<p>% 1,5 lik Bordo Bulamacı hazırlamak için 1500 gram göztaşı, 750 gram kireç konur.<br />
Tek başına göztaşı eriyiği yakıcıdır. Kireç, asitliği gidermek için kullanılmaktadır. Konulan kirecin kafi gelip gelmediğini kontrol etmek için 3-5 cm boyunda bir parlak çivi bordo bulamacına batırılır. 4-5 dakika bekletilir ve çıkarılır. Çivi üzerinde esmer kırmızı bir leke meydana geldiyse biraz daha kireçli su ilave edilir. İyi hazırlanmışsa leke meydana gelmez.<br />
Bordo bulamacı taze kullanılır.<br />
Hemen kullanılmazsa 100 litresine 200 gram şeker koyarak 10 gün kadar bozulmadan saklanabilir. </p>
<p>Bordo bulamacı hazırlarken;<br />
Kireçli suyun üzerine göztaşı eritilmiş su ilave edilir. Sönmemiş kireç kullanıyorsa eritildik-ten sonra muhakkak süzülmelidir. Eğer eri-meyen taş, toprak kalmışsa kalan miktar kadar kireç tartılıp tekrar eritilmelidir. Bordo bula-macı ilaçla karıştırılıp atılmaz. Bordo bulama-cı atıldıktan sonra ilaçlama aleti temizlen-melidir. </p>
<p>Bazı hastalıklarda kullanılan Bordo bula-macı oranı;<br />
Bağlarda ölü kol hastalığına karşı durgun dönemde, budandıktan sonra %4 lük bordo bulamacı uygulanır. Bağ antraknozu hastalı-ğına karşı sürgünler 20-25 cm olduğunda %0,5 lik, çiçeklenme den önce %1 lik, çiçek-lenmeden hemen sonra %1,5 lik bordo bula-macı uygulanır. </p>
<p>Bağ mildiyösü hastalığına karşı; sürgünler 25-30 cm boya ulaştığı devrede %0,5, 2. ve 3. ilaçlamalarda ise ilacın etki süresi dikkate alınarak %1 ve %1,5 lik bordo bulamacı uygulanır. </p>
<p>Zeytinde halkalı leke hastalığına karşı zeytinler sürgün vermeden önce Şubat ayında %1,5 lik, zeytin ağaçları çiçek açmadan önce Nisan ayında da %1 lik bordo bulamacı uygulanır.</p>
<p>Şeftalide yaprak kıvırcıklığı hastalığına karşı; tomurcukların kabarmaya başladığı dönemde %2 lik bordo bulamacı uygulanır. Şeftalide yaprak delen hastalığına karşı sonbaharda yaprak dökümünden hemen sonra %2 lik, ilkbaharda çiçek tomurcukları açılmadan önce %1 lik bordo bulamacı ile ilaçlanmalıdır. </p>
<p>İncirde çelik marazı hastalığına karşı budamadan sonra %2 lik bordo bulamacı uygulanır. </p>
<p>Sert çekirdekli meyve ağaçlarında bakteriyel kanser ve zamklanma hastalığına karşı sonbaharda yaprakların yaklaşık %75&#8242;i dökülünce %3 lük bordo bulamacı ile birinci ilaçlama, ilkbaharda gözler uyanmadan önce %1 lik brdo bulamacı ile ikinci ilaçlama yapılır. Kiraz dal yanıklığı hastalığında; sonbaharda yapraklar dökülmeye başladığında %1 lik bordo bulamacı ile birinci ilaçlama, ilkbaharda gözler uyanmak üzere iken %0,6 lık bordo bulamacı ile ikinci ilaçlama yapılır.<br />
İlaçlamalar; önerilen dozda, günün serin saatlerinde yapılmalıdır. Eldiven, maske ve koruyucu elbise giyilmelidir. İlaçlama esnasında hiçbir şey yenilip içilmemelidir. İlaç etiketi üzerinde yazılı son ilaçlama ile hasat arasındaki süreye mutlaka uyulmalı zamanından önce hasat edilmemelidir. Bol kazançlar dileğiyle hoşça kalın…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/bordo-bulamaci/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kıskancım, kıskançsın, kıskanç</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/kiskancim-kiskancsin-kiskanc/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/kiskancim-kiskancsin-kiskanc/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Feb 2010 07:25:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Muhittin CENGİZ]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Kıskanç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=8232</guid>
		<description><![CDATA[ŞİMDİ durduk yerde bu da nereden çıktı de-meyin. Ne bileyim; bir dostum bana küstü de küskünlüğünün sebebini uzun uzun düşün-düm. Başkaca bir neden de bulamadım, kıs-kançlığından başka. Nedir kıskançlığının se-bebi diye sormayın. Söyleyemem, çünkü özel. Zaten burada kıskançlıktan bahsetmemin ne-deni de toplumumuzda bu olgunun çok yaygın olmasıdır.
Türk Dil Kurumu sözlüğünde kıskançlık “Bir kimse, bir üstünlük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ŞİMDİ durduk yerde bu da nereden çıktı de-meyin. Ne bileyim; bir dostum bana küstü de küskünlüğünün sebebini uzun uzun düşün-düm. Başkaca bir neden de bulamadım, kıs-kançlığından başka. Nedir kıskançlığının se-bebi diye sormayın. Söyleyemem, çünkü özel. Zaten burada kıskançlıktan bahsetmemin ne-deni de toplumumuzda bu olgunun çok yaygın olmasıdır.<br />
Türk Dil Kurumu sözlüğünde kıskançlık “Bir kimse, bir üstünlük gösterdiğinde veya sevi-len birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutum” olarak açıklanmış.<br />
Şimdilik sevgi (aşk) kıskançlığını bir tarafa bırakırsak, kıskançlığın temelinde; neden ben-den bir adım ileri geçti duygusu yatar. İyi dosttur, iyi arkadaştır, iyi komşudur, iyi köşe yazarıdır, iyi kardeştir, iyi …., iyi… dir ama ondan bir adım ileride olmamalıdır. Olursa iş-te o zaman kıskanılır. Haa şunu da hemen be-lirteyim, onun bir adım geride olmasının hiç-bir sakıncası yoktur. O zaman kıskançlığa ne-den olmaz.<br />
Yazıyı okuyan dostlarım konuyu kişiselleştir-diğimi zannetmesinler. Onlar beni zaten bilir-ler. Ben kıskançlık duygusunu en az seviyeden yaşayan, yaşarken de bunu disipline ederek olumlu şekilde kullanabilen şanslı insanlardan birisiyim. Kıskançlık herkesin yaşamında gös-terdiği bir davranıştır. Herkeste değişik biçimlerde ve dozlarda görülür.<br />
Önemli olan bunu nasıl yaşadığıdır.<br />
Kıskananlar olur; iyi bir işte çalışıyorsanız. Kıskananlar olur; daha iyi bir araba aldıysa-nız. Kıskananlar olur daha iyi bir traktör al-dıysanız. Kıskananlar olur daha iyi köşe ya-zarıysanız. Bir tarla, bir bahçe, bir yazlık … aldıysanız kıskananlar çıkar. Kıskançlık konu-su bu şekilde uzayıp gider, sizlerin de yekinen bildiği gibi. Bundan sonraki örnekleri de siz kendi hayatınızdan devam ettirin. Yok mu? Hiç olmaz mı?<br />
Hem de istemediğiniz kadar.<br />
Kıskananlar kimlerdir?<br />
Kimler olacak; sizi en yakından tanıyanlardır kıskananlar. Kıskançlık; birbirine benzeyen, bir arada yaşayan ve birbirini yakinen tanıyan kişiler arasında yaşanır. Birbirini tanımayan ve birbirine emsal olmayan insanlar arasın-da kıskançlık olmaz. Kıskanan kişi kendisine benzeyenin bir benzemez olmasını istemez.<br />
Peki, kimlerdir bunlar?<br />
Kimler olacak; komşunuzdur, bir arkadaşınız-dır, bir bildik – tanıdığınızdır, kardeşinizdir, hatta ben, sen, o dur. Bu hemen hemen herkes olabilir. Bir gaflete kapılıp da yok yaa ben kıskanmıyorum demeyin. Hadi söylediniz di-yelim! Ben inanmıyorum ya diyelim ki inan-dım. Siz kendiniz dahi inanmazsınız. Bilinme-li ki kıskançlık yaşamla gelen bir duygudur. İlkel bir duygudur ve herkeste vardır.<br />
Kıskançlık öncelikle kendinize ve çevrenize zarar vermeyecek dozda olursa bir sorun yoktur. Bu duyguyu iyi yönlendirip disipline ederek yararlı yaşamak gerekir.<br />
Kıskançlığın şiddeti; kıskançlık nedeni ve kıs-kanılan kişinin yakınlığına göre değişir. Çoğu dostlukların bozulmasının nedeni kıskançlık-tır. Kıskançlık iyi yönlendirilemezse yaşamı-mızın en ilkel ve en belalı duygusu olur.<br />
Kıskançlık bir vesile yakın ilişkisi olmayan insanlar arasında görülmez.<br />
Yine bir bakıma durumu iyi olan, daha kötü olanı kıskanmaz. İşinde başarılı olan, başarısız olan arkadaşını kıskanmaz. İşi iyi giden esnaf, işi daha az olan esnaf dostunu kıskanmaz. Onun paçasından tutmaz. Bu şekilde örnekler çoğaltılabilir.<br />
Dostlar da yeri ve zamanı oluştuğunda birbiri-ni kıskanabilirler. Aynı düzeydeyseler herhan-gi bir sorun yok. Ama seviye bozulduysa, aşa-ğıya düşen kefe yukarıdaki kefeyi kıskanır. Tabii kıskançlığın şiddeti duruma göre farklı gelişir ve farklı yaşanır.<br />
Kıskançlığı küskünlük, kırgınlık yaratacak, ilişkileri bozacak boyutlara götürmemek gere-kir. Dozu uygun kıskançlıklar insanın hayatına olumlu katkıda bulunur.  Hani derler ya “İyi komşu kötü (kıskanç) komşuyu mal sahibi eder” diye.<br />
Bu ölçüdeki kıskançlıklar her iki taraf için de çekilir ama daha fazlası alimallah insanı içten içe kemirir, yer ve yok eder. Bir deri bir kemik bırakır.<br />
Kıskançlık biraz da insanın yaşam anlayışı ile doğru orantılıdır. İnsanın kibir ve kıskançlıklarından kurtulabilmesi büyük bir olgunluktur.<br />
Kamil insan kendisini hiçleyen, sıfırlayabilen insandır.<br />
Konu uzun; neme lazım benden bu kadar, diğer taraflarını da siz tamamlayın.<br />
Hoşça kalın, dostça kalın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/kiskancim-kiskancsin-kiskanc/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Budayalım mı?</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/budayalim-mi/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/budayalim-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Feb 2010 07:31:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Muhittin CENGİZ]]></category>
		<category><![CDATA[Budala]]></category>
		<category><![CDATA[Zeytin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=8012</guid>
		<description><![CDATA[ZEYTİNLİKLERDE budama zamanı başladı. Gerçi yılın her mevsiminde budama yapılabilir ama en ideal budama zamanı Mart-Nisan ay-larıdır.
Öretmenin çocuğu eğitmesi; heykeltıraşın taşa şekil vermesi gibidir budama.
Budama yapılacak ağacın etrafında gezilerek ağaç öncelikle incelenir. Bu incelemede buda-macı ağacın hangi dallarını keseceğine, hangi dallarını bırakacağına %80 karar verir ve işe başlar.
Budamadaki amaç ağaca şekil vermek; ağacın taç kısmına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ZEYTİNLİKLERDE budama zamanı başladı. Gerçi yılın her mevsiminde budama yapılabilir ama en ideal budama zamanı Mart-Nisan ay-larıdır.<br />
Öretmenin çocuğu eğitmesi; heykeltıraşın taşa şekil vermesi gibidir budama.<br />
Budama yapılacak ağacın etrafında gezilerek ağaç öncelikle incelenir. Bu incelemede buda-macı ağacın hangi dallarını keseceğine, hangi dallarını bırakacağına %80 karar verir ve işe başlar.<br />
Budamadaki amaç ağaca şekil vermek; ağacın taç kısmına ışık ve havanın girmesini kolaylaş-tırmak, ağaçtan uzun vadeli kaliteli meyve almaktır.<br />
Budamada ağaçların öncelikle diplerinden ve gövdesinden çıkan yıllık sürgünler temizlenir. Obur dallar varsa bunlar dipten kesilir. Üst üste binmiş dallar ile kurumuş dallar alınır.<br />
Yeni kurulmuş bahçedeki budama ile yetişkin ağaçlardan oluşan bahçedeki budama farklıdır. Yeni dikilen bahçede ağaca şekil verecek dallar belirginleşsin diye 2-3 yıl hiç dokunulmaz. Ge-lişen fidana üçüncü yıldan itibaren şekil verilir. Ana gövdeden etrafa belli bir denge ile dağıl-mış 3-4 dal bırakılır, diğer dallar alınır. Bırakı-lan dallar 5-6 yıl içerisinde zeytinin ana gövde-sini oluşturacaktır.<br />
Zeytinin altı rahatça sürülsün diye etek dalları genellikle kesiliyor. Bilindiği gibi zeytinde meyve veren dallar daha çok etek dallardır. Bu dallar hem fazla meyve verirler, hem de mey-veler iri ve kalitelidir. Bu nedenle etek dallar mümkün mertebe kesilmemelidir.<br />
Zeytin budamasında genel alışkanlık olarak ana dallar ta uçlarına kadar filizlerden temizleniyor. Uç kısımlarında bir miktar filiz bırakılıyor. Bu şekildeki budama ana dalların güneşten yanma-sına neden olur. Aynı zamanda verim de olduk-ça düşer. Budamada ağaç tacının her tarafa dengeli bir şekilde dağılmasını sağlamak esas-tır. Budama ehil, işini bilen budamacılara yaptırılmalıdır. Mümkünse her yıl aynı buda-macılar budamalıdır. Çünkü; budamacı bazen bir dalı yandaki dalların gelişmesine göre bu-damadan ikinci yıla bırakabilir. Şayet ikinci yıl da budamayı aynı kişi yaparsa bıraktığı dalı bı-rakma amacına göre değerlendirir. Başka bir budamacı bu dalın niçin bırakıldığını bilmeden kesebilir. Ağaçta budama süreklilik gerektirir. Ağaç yıllar boyu aynı mantıkla budanmalıdır. Her budamanın resim yapmak gibi bir mantı-ğı vardır. Budamada önemli olan bu mantığı yakalayabilmektir. Bu da belli bir eğitimi ve tecrübeyi gerektiriyor. Tüm bu tespitlerden de anlaşılacağı gibi bir ağacı yalnızca bir kişi bu-damalıdır. Her budamacının budadığı ağaca bir bakışı, budama şekline göre de bir beklentisi vardır. Bu husus çok önemlidir.   Ağaçlar eskisi gibi çok büyütülmüyor. Müdahale edilebilecek yükseklikte bırakılıyor. Ağacın fazla uzaması birçok bakımdan tercih edilmiyor.<br />
Ağaç çok yaşlanmış ise gençleştirmek için ka-baklama kesilebilir veya her yıl bir ana dalı ke-silebilir. Dal kesimlerinde kesim eğimi ve ke-sim yüzeyi fazla olmamalıdır. Kesim yüzeyle-rine 3 kısım bitkisel katran+1 kısım göztaşı karışımı sürülmelidir.<br />
Bazı ağaçlar hastalıklı olabilir bu nedenle ağaç-tan ağaca geçerken budama aletleri dezenfekte edilmelidir. %5&#8242;lik göztaşı eriyiği hazırlanıp aletler bu suya batırılmalıdır. Hastalığa yaka-lanmış kanserli ağaçlar genellikle Temmuz ayı içinde budanmalıdır.<br />
Düzenli bir bahçede ağaçların gövdesi, yukarı-dan bakıldığında bahçe alanının %80 ini kap-lamalıdır. Bu şekilde topraktaki su kaybı da ön-lenmiş olur.<br />
Budama yapıldıktan sonra budama artıkları toplanıp uygun bir yerde yakılmalıdır. Buda-madan sonra ağaçlara bordo bulamacı atılma-lıdır. Zeytinlere bordo bulamacı atma alışkan-lığı olmadığı için halkalı leke hastalığı ve diğer mantari hastalıklardan dolayı yapraklar dökü-lüyor. Ağaç bazen tamamen yapraksız kalıyor. Yaprak dökülme zamanında yapılabilecek hiç-bir şey yoktur. Artık iş işten geçmiştir.<br />
Organik tarım yapılan zeytin bahçelerine de bordo bulamacı atılabilir. Bordo bulamacı ko-nusundan bir sonraki yazımda bahsetmek isti-yorum. Kaliteli bir budama size her zaman kar sağlayacaktır. Karşılığı verilmeyen veya alın-mayan bir işten zaman içinde her iki tarafa da zarar gelir. Bu nedenle tekrar hatırlatmak isti-yorum. İşinizi ehil insanlara yaptırınız.<br />
Budama işini sevmek gerekir. Yetişkin bir a-ğaçta budama yanlış yapılmışsa onu düzeltmek için en az 3-4 yıl geçmesi gerekir. Bu yüzden verimde 3-4 yıl kayıp olur. Bu nedenle az para vereceğim diye ağaçlarınızı budamayı bilme-yenlere teslim etmeyin. Budamacı çocuk bakı-cısı ve eğitimcisi gibidir. Çocuğunuzun bakı-mını ehil olmayan birisine bırakır mısınız?<br />
Bazı yaşlı çiftçileri görüyorum; bahçeden hiç çıkmıyor. Bahçede büyük bir huzur içinde geziyor. Torununa sahip çıkar gibi bahçeye sahip çıkıyor.<br />
Toprak, ağaç ve insan ilişkisi farklı bir konu, bu konuya başka bir zaman değinmek gerekiyor.<br />
Kalın sağlıcakla…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/budayalim-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Müracaatlar başladı</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/muracaatlar-basladi/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/muracaatlar-basladi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Feb 2010 07:13:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Muhittin CENGİZ]]></category>
		<category><![CDATA[İlçe Tarım]]></category>
		<category><![CDATA[Pamuk]]></category>
		<category><![CDATA[Zeytin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=7803</guid>
		<description><![CDATA[İLÇE Tarım Müdürlüğünün 2009 yılı kayıtlarına göre 195 çiftçi, 7.167 dekar alanda pamuk ekmiş. 656 çiftçi 35.759 dekar alanda dane mısır ekmiş. Ayrıca 1566 çiftçi de 37.320 dekar alanda zeytin tarımı yaptığını beyan etmiş.
Çoğu üreticimizin geçimini sağladığı bu ürünlere devlet 2009 yılında da destekleme verdi. Destekleme miktarları önceden açıkladı.
Sertifikalı tohum kullanarak üretim yapılan pamukta 42 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İLÇE Tarım Müdürlüğünün 2009 yılı kayıtlarına göre 195 çiftçi, 7.167 dekar alanda pamuk ekmiş. 656 çiftçi 35.759 dekar alanda dane mısır ekmiş. Ayrıca 1566 çiftçi de 37.320 dekar alanda zeytin tarımı yaptığını beyan etmiş.<br />
Çoğu üreticimizin geçimini sağladığı bu ürünlere devlet 2009 yılında da destekleme verdi. Destekleme miktarları önceden açıkladı.<br />
Sertifikalı tohum kullanarak üretim yapılan pamukta 42 Kr/Kg,  (sertifikasızda 35 Kr/Kg), dane mısır da 4 Kr/Kg, ve zeytinyağında 25 Kr/Kg destek verilecek.<br />
Desteklemelerde kabul edilecek verimler de İlçe Komisyonu tarafından belirlendi. Ürün  verimleri; sertifikalı tohumla üretilen pamukta 550 kg (sertifikasız için 500 kg, dekara 2 kg tohumluk ), mısırda sertifikalı tohumla üretimde 1550 kg (sertifikasız üretim için 1500 kg) ve zeytinyağı için de dekarda kuruda 175 kg, suluda ise 200 kg yağ alındı. </p>
<p>Destekler belirlenen verimler üzerinden yapı-lacak.<br />
Üreticilerimizin destekleri alabilmeleri için istenen evrakları tamamlayarak İlçe Tarım Müdürlüğüne zamanında müracaat etmeleri gerekiyor.</p>
<p>Primden yararlanmak isteyen üreticilerin son başvuru tarihi pamuk için 1 Nisan 2010, dane mısır için 30 Nisan 2010 tarihidir. Bu tarihten sonraki başvurular kesinlikle kabul edilmiyor.</p>
<p>Zeytinyağı üreticilerinin tasiriye faturaları ile yapacakları son başvuru tarihi 2 Haziran 2010, ancak bu tarihten sonra satılan zeytin-yağına ait alım satım belgelerinin son teslim tarihi ise 1 Kasım 2010 tarihi olacak. Bu ta-rihten sonraki başvurular kesinlikle kabul edil-meyecek. </p>
<p>Üreticinin öncelikle 2009 yılında ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) sisteminde kayıtlı olması ve 2010 yılı ÇKS kaydını da yenilemiş olması gerekiyor. Aksi takdirde ödemenin yapılması mümkün olmaz. </p>
<p>Prim müracaatlarında her ürün için bir dosya açılıyor. Üretici farklı yerlerde satış yapmış ise bu satışları da ÇKS kaydı bulunan yere bildirecek.</p>
<p>Prim ödemesi için istenen belgeler;<br />
- Başvuru dilekçesi, dilekçe İlçe Tarım Mü-dürlüğünden temin edilecek. Bu dilekçe taah-hütname niteliğinde olduğu için dilekçenin mutlaka başvuran tarafından memur önünde imzalanması gerekiyor. </p>
<p>- Alım satım belgesi (müstahsil makbuzu veya fatura) ve/veya borsa alım satım beyannamesi,<br />
- Sertifikalı tohumluk satış faturasının aslı ile tohumluk sertifika belgesi, (Tohumluk bayisi  tarafından faturanın arkasına; &#8220;bu fatu-ra ile satışı yapılan tohumluk, &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; tarih ve &#8230;&#8230;&#8230;…….. no&#8217; lu tohumluk sertifika-sına aittir.&#8221; ibaresi yazılarak tasdik edilmiş olacak.)</p>
<p>- Tasiriye faturası (Zeytinyağı için gerekli olan tasiriye faturalarının tarihi, hasat başlangıç tarihi ile son başvuru tarihi arasında olacak.)</p>
<p>Belirtilen belgeler, işlenen tarım arazisinin mülkiyeti eşi ve/veya birinci derece akrabala-rına (anne, baba ve çocuklarına) ait ise malik-lerin onaylarının bulunduğu muvafakat name ve ürün satışı yapan kişinin vukuatlı nüfus ka-yıt örneği, tüzel kişiliklerde ise yetki belgesi isteniyor.</p>
<p>İstenen belgelerin asıllarının kaybolması veya zayi olması durumunda; belgeyi düzen-leyen kişi veya kuruluştaki nüshasının noter-ce tasdikli örneği kabul ediliyor..</p>
<p>Müracaatlar sonucu ÇKS&#8217; den alınacak icmaller ilçelerde ve köylerde on gün süreyle askıda bırakılacak.<br />
Askıya çıkma ve indirme tarih ve saati muhtarlar tarafından tutanağa bağlanacak.<br />
Askı süresince herhangi bir itiraz olmaz ise icmallerdeki bilgiler doğru kabul edilecek.<br />
Daha sonra yapılacak itirazlar değerlendirmeye alınmayacak ve herhangi bir hak doğurmayacak.<br />
Hak edişleri yapılan destekler Bakanlığın öngördüğü ödeme tarihinde üreticilerin<br />
Ziraat Bankasındaki hesaplarına yatırılacak.<br />
Son olarak; haksız yere yapılan destekleme; ilgili kanun gereği ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte geri alınacak.<br />
Haksız ödemenin yapılmasında ödemeyi sağlayan, belge veya belgeleri düzenleyen, kullanan, gerçek ve tüzel kişiler geri alınacak tutarların tahsilinde müştereken sorumlu tutulacaklar. Haksız yere yararlandığı tespit edilen üreticiler, 5 yıl süreyle hiçbir desteklemeden yararlandırılmayacaklar hususunu da dikkatinize sunuyorum. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/muracaatlar-basladi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yerel yorgunluk</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/yerel-yorgunluk/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/yerel-yorgunluk/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 07:43:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Muhittin CENGİZ]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Yorgunluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=7592</guid>
		<description><![CDATA[BİR düşünce dostunun yazısını okuduğumda bir defa daha hatırladım asıl sorunumuzu. O, yorul-dum artık çekiliyorum toplum hizmetinden de-mişti özetle. Yorulmanın anlamı yorgun düş-mek, bir anlamı da çözülmekti. Evet; insanlar kavga ediyorlardı yorgunluktan. Boşanıyorlardı yorgunluktan. Yorgunluğa çare arayanlar yorulu-yor, yaşamlarına son vermek istiyorlardı. Hatta yaşamlarına son verenler vardı yorgunluktan. Bizim asıl problemimiz yorgunluktu. Peki, ne-denleri ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>BİR düşünce dostunun yazısını okuduğumda bir defa daha hatırladım asıl sorunumuzu. O, yorul-dum artık çekiliyorum toplum hizmetinden de-mişti özetle. Yorulmanın anlamı yorgun düş-mek, bir anlamı da çözülmekti. Evet; insanlar kavga ediyorlardı yorgunluktan. Boşanıyorlardı yorgunluktan. Yorgunluğa çare arayanlar yorulu-yor, yaşamlarına son vermek istiyorlardı. Hatta yaşamlarına son verenler vardı yorgunluktan. Bizim asıl problemimiz yorgunluktu. Peki, ne-denleri ne olabilirdi yorgunluğumuzun. Özellikle de Torbalı yerelindeki yorgunluğun sebepleri neydi? </p>
<p>Yorgunluk insanlar üzerinde iki şekilde oluşur. Birincisi beden (kas) yorgunluğu, ikinci biçimi ise beyin (düşünce, tavır, davranış v.b.) yorgun-luğu şeklindedir. Beden yorgunluğunu kısa za-manda atmak mümkün olur. Ancak beyin yor-gunluğunu gidermek uzun zaman alıyor. Beyin yorgunluğuna zamanında tedbir alınamazsa insanı geri dönüşü olmayan yollara sokuyor bazen. Bu yorgunluğun değişik sonuçlarını Torbalı da son sıralarda sıkça görüyoruz.</p>
<p>Giderilemeyen beyin yorgunluğunun kötü so-nuçları herkes gibi beni de çok üzüyor. Çeşitli düşüncelere sevk ediyor. Kendi kendime şöyle bir değerlendirdim de beyin yorgunluğunun muhtemel sebeplerini; aklıma aşağıdaki sebepler geldi. </p>
<p>Öncelikle belirtmek isterim ki; aşağıdaki öngö-rüler kendimle ilgilidir ve bir özeleştiridir. An-cak; zannediyorum ki yazıyı okuyan birçok in-san da bunların içerisinde kendisine uygun olan-larını bulacak ve doğruluğunu teslim edecektir. Şöyle ki: Bir olayı zaman ve mekânına göre değerlendirmeyip, sanki demokrasinin olduğu bir ortamda yaşıyormuşuz gibi değerlendirip, sonucunda hayal kırıklığına uğramak, hatta şok olmak, yorgunluk yaratır.<br />
Her tür hizmette işin kalitesine değil de çoğun-luğuna veya şatafatına bakarak değerlendirmek yorgunluk yaratır.<br />
Dertleşmek, paylaşmak güzel bir duygudur. İn-sanların asıl beyin yorgunluğunu bu biçim orta-dan kaldırır. Yorgunluğun doğru ilacı paylaşım-dır. İnsan ne kadar güçlü olursa olsun; birçok so-runu çoğu zaman kendi başına çözemiyor. Çöz-meye çalışırsa yorulur. Üzüntüyü veya sevinci paylaşmamak, paylaşamamak yorgunluk yaratır.<br />
İş, eğlence, özel hayat, aile ve çocuklar gibi ya-şamın paydaşları hayatı bütünler. Bunlar belli bir dengede yaşanmalıdır. Herhangi birisine çok yer verilmesi insanı ve çevresini yorar.<br />
Kişi kaldırabileceği yükü bilmeli ve kaldırabile-ceği yükün altına girmelidir. Kaldıramayacağı yükün altına girenler bir gün yorulurlar.<br />
Bir başkalarına dayanarak yaşamak, onlara sırtı-nı dayamak insanı sonunda yorar. Sağlam mer-diven çürük duvara dayanmamalıdır.<br />
Emsalleri ile güreş tutmayanlar yorulurlar. Galip olanlar dahi mağlup sayılırlar. Emsali ile uçma-yan kuşun kıçı ayazda kalır (atasözü)<br />
Uydu olanlar merkezleri söndüğünde (kaybetti-ğinde) yorulur yere düşerler.<br />
İnsanın kendini dar bir kafese sokması, kısır döngü içine girmesi, kendi kendini tekrarlaması da insanı yorar. Bir olay üzerinde fazla durmak, geçmişe takılı kalmak yorgunluk yaratır.<br />
Zeminin kaygan olduğunu görüp, bunu düşerek yaşayan kişi o zemini terk etmez, hala orada yü-rümeye çalışırsa yorulur.<br />
Yaptıkları iş veya iyilik nedeniyle teşekkür bek-leyenler (hele de bizim toplumda) mutlaka yoru-lurlar. Hatta yorulmaya mahkûmdurlar.<br />
Başkalarından beklemediklerini, başkalarına yapanlar bir gün yorulurlar.<br />
Niyetleri üzüm yemek değil de bağcı dövmek olanlar mutlaka bir gün yorulurlar.<br />
Bir araya gelmeyen, sırt sırta, kol kola, omuz omuza vermeyenler bir gün yorulurlar.<br />
Kendini en zor şartlara göre hazırlamayan, yenil-ginin de doğal bir sonuç olabileceğini bilme-yenler yorulurlar.<br />
Özü ve sözü bir olmayanlar yorulurlar.<br />
Kendini olaylara değil de kişilere endeks-leyenler yorulurlar.<br />
Ön yargılı olanlar, dereyi görmeden paçayı sıvayanlar, gerekli verileri elde edip değerlendir-meden erken karar verenler bir gün yorulurlar.<br />
Değer yargıları olmayan, denizdeki boş sandal gibi her dalgaya göre yalpa yapanlar, ahde vefa göstermeyen bir felsefeye dayanmadan yaşa-yanlar bir gün yorulurlar. Sabırlı ve özverili olmayan, dinlemekten çok konuşanlar bir gün yorulurlar. Her ne şekilde olursa olsun, aldıkları payenin bir nimet olduğunu bilmeyip de onu ucuza satanlar bir gün yorulurlar.<br />
Torbalı&#8217;nın yüz yirmi dört bin nüfuslu bir kent olduğunu unutup, hala otuz bin nüfuslu bir kasaba olduğunu zannederek çözüm aryanlar, kendilerini yerellik çemberine sıkıştıranlar bir gün yorulurlar.<br />
Verdikleri hizmetler nedeniyle hitap ettikleri kesimler çoğaldıkça, onları kucaklayabilecek şekilde seviyelerini yükseltmeyenler yorulurlar.<br />
Demokrasiyi değil de diktatörlüğü tercih edenler bir gün yorulurlar. Bunun tarihte sayısızca örnekleri vardır. Her işin başı sağlık ve sağlıklı düşünmektir. Kalın sağlıcakla.   </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/yerel-yorgunluk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İZKA</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/izka/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/izka/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Jan 2010 07:26:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Muhittin CENGİZ]]></category>
		<category><![CDATA[İZKA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=7398</guid>
		<description><![CDATA[İZMİR Kalkınma Ajansı (İZKA) birkaç yıl önce kuruldu. Kalkınma ajanslarının kurulma-sındaki asıl amaç yerinde planlama ile kalkın-mayı sağlamaktır. Bu güne kadar merkezi idare aracılığı ile kalkınma planları uygulan-mış ama hepinizin de bildiği gibi yeterince ba-şarılı bir kalkınma sağlanamamıştı. Bu model-le birlikte bölgedeki sorunlar yerinde tespit edilecek, kalkınma planları desteklenecektir. Denenmekte olan bu sistemin de ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İZMİR Kalkınma Ajansı (İZKA) birkaç yıl önce kuruldu. Kalkınma ajanslarının kurulma-sındaki asıl amaç yerinde planlama ile kalkın-mayı sağlamaktır. Bu güne kadar merkezi idare aracılığı ile kalkınma planları uygulan-mış ama hepinizin de bildiği gibi yeterince ba-şarılı bir kalkınma sağlanamamıştı. Bu model-le birlikte bölgedeki sorunlar yerinde tespit edilecek, kalkınma planları desteklenecektir. Denenmekte olan bu sistemin de ne derece başarılı olacağını önümüzdeki günlerde sonuç-ları ile birlikte göreceğiz. Bizim beklentimiz bu sistemin başarılı olmasıdır. Bunun için de herkes elinden geldiğince destek vermelidir.<br />
İZKA iki hafta kadar önce bir hibe programı açıkladı. Ancak İlçemizde çok anlaşıldığını zannetmiyorum. Bu nedenle bugünkü yazımda bu hibe programından kısaca bir kere daha bahsetmek istiyorum.<br />
Destekler İzmir ili sınırları içerisinde faaliyet gösteren kamu ve tüzel kişiliklere Tarım ve Kırsal Kalkınma ile Turizm ve Çevre alanla-rında verilecek. Tarım alanında 19.000.000 TL ye yakın bir miktar ve Turizm alanında da 12.650.000 TL kadar bir destek verecek.<br />
Tabii konu çok kapsamlı, size bugün tarımsal alanda verilecek desteklerden bahsetmek isti-yorum. Konu ile ilgili daha geniş bilgi almak isteyen okuyucularımız internetteki İzka adre-sine girerek geniş bilgileri alabilir.<br />
Tarımsal desteklere; Kaymakamlık, İlçe Ta-rım Müdürlüğü, Belediye, Köy Muhtarlıkları, Odalar, Birlikler, Dernekler, Tarımsal amaçlı Kooperatifler, Üretici Birlikleri ile Hayvan Islah Birlikleri de başvurabiliyorlar.<br />
Tarım alanında verilecek desteğin 12.000.000 TL lik kısmı kar amacı güden kuruluşlara, 7.000.000 TL si ise kar amacı gütmeyen kuru-luşlara verilecek. En az destek miktarı 30.000 TL, en fazla destek miktarı ise 450.000 TL olacak. Kar amacı gütmeyen kuruluşlara projenin en fazla % 75 i destek verilecek, % 25 ini kuruluş kendisi karşılayacak. Kar ama-cı güden kuruluşlara ise projenin %50 i des-tek verilecek % 50 sini kuruluş kendisi karşı-layacak. Başvurular 26 Mart 2010 tarihi me-sai bitiminde sona erecek.<br />
Tarımsal desteklerin öncelikli konuları Tarım-sal Araştırma –Geliştirmenin altyapısını geliş-tirmek. Organik ürünlerin pazarlanmasını sağ-lamak, iyi tarım uygulamalarını yaygınlaştır-mak olacak. Bununla birlikte öncelikli konu-lar; ahır, ağıl ve kümeslerin modernizasyonu. Hayvan refahına yönelik uygulamaların yay-gınlaştırılması, seraların modernizasyonu. Tarımsal üretime yönelik ortak makine sistem-lerinin oluşturulması ve merkezi süt sağım sis-temlerinin oluşturulması olacak. Proje uygula-ma süresinin 12 ayı geçmemesi gerekiyor.<br />
İlçemiz bu zamana kadar ne yazık ki bu tür desteklerden yeterince faydalanamadı. Desteklemeler ile ilgili geçmişten gelen ve alışılmış çeşitli kuşku ve tereddütler yok mu? Elbette ki var yok demek pek de doğru değil. Ama siz bu hibe programlarına müracaat ede-rek çıkacak sonucu görmelisiniz. Ancak bu şe-kilde tereddütlerinizi giderebilirsiniz. Nitekim bir önceki dönemde çıkan hibe projesine Ka-raot köyümüzdeki Karaot Zeytinyağı Fabrika-sı müracaat etti. Projesinin % 50 sini destek olarak aldı ve kullandı. Bu çalışmayı yerinde görmek mümkün.<br />
“Amaaan bize vermezler. Alacaklar belli-dir” demek doğru değil. Böyle olmadığının anlaşılabilmesi için sizin de müracaat etmeniz gerekir. Özellikle muhtarlıklarımız bu hibe projelerine müracaat ettiklerinde çok şanslı olacaklarını düşünüyorum.<br />
Yahudilerin cimri olduğu bilinir. Biraz da konu ile ilgili olması vesilesiyle bir hikâye anlatmak istiyorum. Yahudi&#8217;nin biri çok borçluymuş. Ne kadar çalışıp çabalasa da borcunu bir türlü ödeyemiyormuş. Borcunu ancak bir ikramiye vurursa ödeyebilecek. Bu umutla her gün durmadan ulu tanrıya yalvarıyormuş. “ Ey Ulu Tanrım ne olur bana bir ikramiye çıkar da şu borçlarımı ödeyip rahata kavuşayım “. Durmadan dua edip yalvarıyor. Dağ taş bu yalvarıştan inlemeye başlamış. Ama bir türlü ikramiye çıkmıyor. Bu yalvarışlar meleklere kadar ulaşmış. Onlar da Yahudi&#8217;nin durumuna çok üzülmüşler. Kendi aralarında konuşmuşlar. Gidelim Ulu Tanrıdan bir de biz ricada bulunalım da şu adama bir ikramiye çıkarsın demişler. Nihayet Ulu Tanrının huzuruna çıkmış, yalvarıp Yahudi ye ikramiye çıkarma-sını istemişler. Tanrı meleklerine dönüp “ Ey meleklerim durumu ben de biliyorum. Bu yalvarıştan artık ben de rahatsız olmaya başla-dım. İkramiye çıkarmak istiyorum, lakin pinti herif cimriliğinden bilet almıyor ki ben de ona ikramiye çıkarayım” demiş. Niyetimiz bi-raz latifeydi. Sürçü lisan ettiysek affola, kalın sağlıcakla …</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/izka/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
