<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>BüyükTorbalı.Com &#187; Necdet İÇEL</title>
	<atom:link href="http://buyuktorbali.com/category/necdet-icel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://buyuktorbali.com</link>
	<description>Büyüyen Torbalı'nın Büyük Gazetesi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 08:42:34 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Sen ölünce</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/sen-olunce/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/sen-olunce/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Jul 2010 06:27:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Necdet İÇEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=13820</guid>
		<description><![CDATA[KEFENE sarıldın. Tabuta koyuldun şimdi. Bu andan itibaren sorular başlıyor. Mezarının başına gelinceye kadar sana iki yüz sual so-ruluyor. Allah sana:
“Ey kulum, dünyada insanlar için elini yü-zünü durmadan düzelttin. Düzene koydun. Fakat Allah için, içini, kalbini niçin düzelt-medin?” diyecektir.
Şimdi kabir yolundasın. Ardında hüzünlü bir cemaat. Bu cemaatin doğruluğu nispetinde senin için iyi insandır demeleri sana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://buyuktorbali.com/system/wp-content/uploads/2009/05/necdet-icel-b.jpg"><img class="size-full wp-image-241 alignright" title="necdet-icel-b" src="http://buyuktorbali.com/system/wp-content/uploads/2009/05/necdet-icel-b.jpg" alt="" width="130" height="150" /></a>KEFENE sarıldın. Tabuta koyuldun şimdi. Bu andan itibaren sorular başlıyor. Mezarının başına gelinceye kadar sana iki yüz sual so-ruluyor. Allah sana:<br />
“Ey kulum, dünyada insanlar için elini yü-zünü durmadan düzelttin. Düzene koydun. Fakat Allah için, içini, kalbini niçin düzelt-medin?” diyecektir.<br />
Şimdi kabir yolundasın. Ardında hüzünlü bir cemaat. Bu cemaatin doğruluğu nispetinde senin için iyi insandır demeleri sana fayda sağlayacaktır. &#8220;Ardından kırk kişi iyi de-miş ise iyilerden yazılacaksın&#8221; Seninle me-zarlığa kadar yürüyen cemaatin kimler olduğunu biliyorsun. Ve cemaatin gelişi seni o kadar sevindiriyor ki mahşerde Allah&#8217;tan &#8220;Cenazene iştirak edenlerin affedilmeleri-ni&#8221; bile isteyeceksin. Ve senin cenazende, senin hayatta cenazesine gittiğin insan sayısı kadar bir cemaat bulunacaktır. Bilirsin insan ektiğini biçer.<br />
Mezarın başına doğru geliyorsun. Seni kabre indiriyorlar. Mezarlıkta bulunan senden ön-ceki ölüler hep bekleşiyorlar.<br />
Bir kabir açılıyor. Bakalım Müslüman olarak mı yoksa kâfir olarak mı geliyor, diye bekle-yenler var. Tıpkı, doğumunda yakınlarının kız mı erkek mi diye merakla bekleştikleri gibi&#8230;<br />
Mezara konuldun. Münkir ve Nekir adında iki melek gelip sana Rabbi&#8217;nin, Kitabının, Peygamberinin hakkında sorular sorarlar. Senin inancının notunu vererek, âhiretteki cennete veya cehennem mekânlarını gösterir-ler. Sen de gideceğin yere baka-baka, ya ızdı-rap duyar veya sevinçli olursun. Yine bu ara-da önceki ölüler de yanına gelmişlerdir. Ken-dilerinden ibret almadığın için seni kınayan-lar bile bulunacaktır. Senin bütün dostların, seni mezara koyduktan sonra senin yanından teker-teker ayrılacaklar. Sen kabirde iyi veya kötü amellerin ile baş-başa kalacaksın. Geri-de kalanlar birkaç gün sonra seni unutacaklar. Yalnız namaz kıldığın, duâlar ettiğin, iyi işleri yaptığın yerler, topraklar kıyâmete kadar senin için Allah&#8217;a yalvaracak-lardır. Hatta sağlığında senin bütün yaptıkla-rını yazan &#8220;Kirâmen Kâtibin&#8221; melekleri, görevleri sona erdiği için Allah&#8217;ın huzurunda senin ibâdet durumuna göre şöyle istekte bulunurlar:<br />
“Yâ Rabbi. Sana itaat etmekte olan bir kulun vefât etti. Şimdi bize izin ver de onun vekili olarak ibâdet ve itaate devam edelim.”<br />
Yüce Allah o meleklere:<br />
“Benim gökte meleklerim çoktur. Lâkin siz yine gidin o kulumun kabrine. Gece gündüz o kulum ne kadar ibâdet işlemişse kıyâmete kadar o şekilde ibâdette buluna-cağını kabul ederek o kadar sevap yazınız.” buyurur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/sen-olunce/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sen doğunca</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/sen-dogunca/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/sen-dogunca/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2010 05:52:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Necdet İÇEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=13563</guid>
		<description><![CDATA[YÜCE kudret, senin dünyaya gelmeni istediği için, hayat sahnesinden sana da yer ayrıldı. Se-beplerin yaratıcısı, akılları durduracak vesile-lerle bir araya getirdiği iki insana, ortak bir meyve sunmak istedi. Sen daha tomurcuk hal-deyken, en mükemmel bir ortamı hazırladı. Çeşitli sarsıntılar, darbeler geçirilmesine rağ-men sana hiçbir zarar gelmedi. Sen günden gü-ne karanlık dar bir yerde zamanını doldurmak-taydın. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://buyuktorbali.com/system/wp-content/uploads/2009/05/necdet-icel-b.jpg"><img class="size-full wp-image-241 alignright" title="necdet-icel-b" src="http://buyuktorbali.com/system/wp-content/uploads/2009/05/necdet-icel-b.jpg" alt="" width="130" height="150" /></a>YÜCE kudret, senin dünyaya gelmeni istediği için, hayat sahnesinden sana da yer ayrıldı. Se-beplerin yaratıcısı, akılları durduracak vesile-lerle bir araya getirdiği iki insana, ortak bir meyve sunmak istedi. Sen daha tomurcuk hal-deyken, en mükemmel bir ortamı hazırladı. Çeşitli sarsıntılar, darbeler geçirilmesine rağ-men sana hiçbir zarar gelmedi. Sen günden gü-ne karanlık dar bir yerde zamanını doldurmak-taydın. Ve aradan dokuz ay kadar bir zaman geçince gözlerini dünyaya açıverdin&#8230;<br />
Daha sen dünyaya gelmeden, Rezzâkül alîm olan, hayatı var eden, her şeyi besleyen ve bü-yüten Allah, senin gıdanı da hazırlamıştı. Sen her şeyden habersiz, yemeyi-içmeyi bilmezden evvel, senin yiyecek ve içeceğin hazırlanmıştı. Hem öyle bir yiyecek-içecek ki her çeşit vita-mini kalorisi içinde&#8230; Bütün gıdaların özünü teşkil ettiği gibi sana aynı zamanda karakter verecek nitelikleri de taşımaktaydı. Sen dün-yaya daha teşrif etmeden o gıdaların, annenin göğüslerinde depolanmıştı.<br />
Sen doğunca çeşitli ihtiyaçların da doğmuştu. Seninle daima ilgilenmesi gerekli olan annenin gönlüne Allah öyle bir merhamet ve sevgi koy-muştu ki, seni kucağından bırakmıyor, uyku-sunda bile seni yanından ayırmıyordu. Baban ve yakınların da senin sevginle etrafında dönü-yorlardı. Çünkü sen O Yüce Peygamberimizin ifade buyurduğu gibi &#8220;Cennet kokusu&#8221; ile dünyaya teşrif etmiştin. Bu ilâhi sevgi olma-saydı, senin kahrını kim çekebilirdi? Kim uykusunu böler, rahatını bozar, kim yara-mazlıklarına katlanırdı?<br />
İşte senin saçtığın cennet kokusu, bütün güç-lükleri kolaylaştırdı. Zevk, haline getirdi. Hele dağıttığın tebessümler, yumak-yumak ellerin, içi gülen gözlerin hareketlerin, sana bakan-lara öyle zevk ve neşe veriyordu ki tarif edile-mez.<br />
Seni korumaya sadece anne ve baban yetmez-di. Görünmeyen kazalardan seni kollamak ge-rekiyordu. Çünkü sen zararını ve işin neticesini hesap edecek kudrette değildin. Kendi haline bırakıldığında ateşe bile koşabilir, uçurumdan yuvarlanabilirdin. Seni görünmeyen varlıklar bile parçalamaya, sana zarar vermeye cüret edebilirlerdi. İşte seni Yaratan, seni yalnız bırakmadı. Seni korumak için tam üçyüzalt-mış meleği senin emrine verdi. Bu üçyüzalt-mış melek seni her türlü görünür ve görünmez tehlikelerden koruyacaklardı. Senin etrafında sana âdeta koruyucu kul olacaklardı. Bunların dokuzu sadece senin gözlerin için görevlen-dirilmişti. Rasûlümüzün tâbiri ile &#8220;Bal çana-ğından âdeta sinek kovalar gibi&#8221; sana zarar verenleri senden uzaklaştırıyorlardı. Bunlar İlâhi emirle sana yönelen veya senin yönel-diğin binlerce belaları önlediler.<br />
Sen doğunca ailen içinde hem maddî ve hem de mânevi bereketler çoğaldı. Evin içine se-vinç doldu. Sana gıda ve giyecek tedariki eden babana sadaka sevabı yazıldığı gibi, sen ağ-larken üzülen annene de kat-kat sevaplar he-diye edildi. Onların amel defterleri sevaplar-la dolmaya başladı.<br />
Sana hep &#8220;yavrum&#8221; diye hitap edilemezdi. Sana bir isim gerekti. Ki bu isimle mahşere çağırılacağına göre iyi bir isim olmasına özen gösterildi. Bu önemli ad verme işi de henüz ilk günlerde uyguladı. Sağ kulağına ezan, sol ku-lağına kamet okundu. Dünyada kulağına giren ilk ses ezan ve kamet oldu. Sana isim verildi. Bu ezan ve kametin namazı ise, kaderin bileceği bir zamanda musalla taşında, senin önündeki cemaat tarafından kılınacaktır. İşte ona göre ömür geçirmen gerekecektir.<br />
Sen doğduğun zaman yakınların büyük bir sevinç duyarlar. Sen dünyaya geldiğinde ağlamaktaydın.<br />
Şâir bunu dile getirirken şöyle diyordu:</p>
<p>Yadında mı doğduğun zamanlar<br />
Sen ağlar idin gülerdi âlem.<br />
Öyle bir ömür geçir ki olsun<br />
Mevtin sana hande, millete matem.</p>
<p>Sen doğduğunda ağlıyordun, başkaları da se-vindikleri için gülüyorlardı. Sen öyle bir ömür sür ki öldüğünde gülerek âhirete giderken, dünyadakiler de iyi bir insanı kaybettikleri için mâteme bürünsünler.<br />
Bebeklik ve çocukluk devirlerin tamamen sana verildi. Buluğ çağı denilen yaşa gelince seni bekleyen sorumluluklar karşına çıktı. Artık sa-ğını solundan ayıracak, iyiyi kötüden ayıracak bir yaşa geldin. Ve bundan sonra bütün dav-ranışların filme, bütün sözlerin de kayda alına-cak. Ki bu görüntülü kayıtlar mahşerde göste-rilecek.<br />
Yüce kudretin dünya sahnesine getirdiği insan, işte bu devirlerden geçtin. Sana irade verildi de ona göre yolunu seçtin.<br />
Sana bu kadar değer veren, bunca sayısız ni-metleri hediye eden Rabbine karşı isyan et-mek, insanlığına yakışır mı hiç?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/sen-dogunca/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İz bırakabilmek</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/iz-birakabilmek/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/iz-birakabilmek/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Jul 2010 05:48:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Necdet İÇEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=13297</guid>
		<description><![CDATA[DÎNÎ literatürde sadaka-i cariye de denen, ölünce arkada eser bırakabilmek veya hayatta iken etra-fımıza etki ederek onlara faydalı olabilmek, her insan için beklenen ve fakat her insana nasip ol-mayan bir Salih ameldir.
İnsanlar bıraktıkları izleri veya eserleri ile hayır-la anılırlar. Mânâ yüklü bir yazarımızın sözleri, bu gerçeği şöyle ifade etmektedir.
Allah rızâsı gözetilerek yazılan eserler, samimi-yetle kaleme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://buyuktorbali.com/system/wp-content/uploads/2009/05/necdet-icel-b.jpg"><img class="size-full wp-image-241 alignright" title="necdet-icel-b" src="http://buyuktorbali.com/system/wp-content/uploads/2009/05/necdet-icel-b.jpg" alt="" width="130" height="150" /></a>DÎNÎ literatürde sadaka-i cariye de denen, ölünce arkada eser bırakabilmek veya hayatta iken etra-fımıza etki ederek onlara faydalı olabilmek, her insan için beklenen ve fakat her insana nasip ol-mayan bir Salih ameldir.<br />
İnsanlar bıraktıkları izleri veya eserleri ile hayır-la anılırlar. Mânâ yüklü bir yazarımızın sözleri, bu gerçeği şöyle ifade etmektedir.<br />
Allah rızâsı gözetilerek yazılan eserler, samimi-yetle kaleme alman yazılar ruhlarda silinmez iz-ler bırakmaktadır. Mânâ yüklü bir yazarımızın sözü bu gerçeği ifade etmektedir:<br />
&#8220;Bugüne kadar ruh ve gönülden yükselmeyen ve insan ledünniyatına ulaşamayan kuru bilgiler, söz ebelikleri, heva ve hevesleri şahlandıran dil ve akıl oyunlarıyla bir şeyler yaptıklarını sananlar kendilerini avutmuş, başkalarını da aldatmışlar-dır ama katiyen sinelerde sürekli yankılanan bir ses ve soluk olma bahtiyarlığına erememişlerdir. Ses-soluk, dil-dudak, kalem ve parmak iç ih-sasların emrinde olmalıdır ki, söz gerçek değe-rine ulaşabilsin.&#8221;<br />
Sözlerin tesirleri, duâların da etki alanları vardır. Okunan dualarla her türlü şerden tuzaklardan ko-runmak mümkündür. İbn-i Mesud (r.a.) diyor ki:<br />
Rasûlullah bir gün yatsı namazını kıldıktan sonra kalktı. Elimden tutarak beni Mekke&#8217;nin vâdisine çıkardı. Orada beni oturttu. Sonra çevresine bir çizgi çizerek şöyle buyurdu:<br />
&#8220;Bu çizgiyi geçme. Sana bazı adamlar gelecek, onlarla konuşma. Çünkü onlar da seninle konuş-mayacaklardır.&#8221;<br />
Okuyarak bir şeyin etrafına bir daire çizilir. Buna hisar denir. Gizli mahluklar görmelerine rağmen o çizginin içinde kalana dokunamazlar.<br />
Şeybânî çoban idi. Bu seçkin insan Cuma nama-zına gideceği vakit sürüsünün etrafına besmele çekerek bir çizgi çizerdi. Müşâhede edildi ki çi-zilen çizgiden ne bir koyun dışarı çıkıyor ne de çizgiden içeri bir yabani hayvan giriyordu. Kendisine sordular:<br />
“Ne zamandan beri koyunların kurtlarla arkadaş oldu? Koyunlarına kurtların zararı olmuyor?”<br />
Şu cevabı verdi:<br />
“Allah ile sulh yaptığımdan beri.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/iz-birakabilmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Manevi atmosfer</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/manevi-atmosfer/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/manevi-atmosfer/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Jul 2010 06:03:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Necdet İÇEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=13009</guid>
		<description><![CDATA[HER şeyin iki yönü vardır. Her varlığın çift-
çift yaratıldığı da muhakkaktır. Yaratılan her
varlık, ikizleriyle beraber yaratılmıştır. Ve eş-
ya zıtlıklarıyla kâimdir.
Evvel, âhirin karşılığı olduğu gibi, zâhir de
bâtının karşılığıdır.
Ağacın kabuğu olduğu gibi özü de vardır.
Karpuzun, kavunun kabuğu olduğu gibi özleri
de vardır. Aslolan da özüdür. Kabuk, özü ko-
ruyan ve besleyen olması itibariyle önemlidir.
Maddi koruyucuları olduğu gibi, manevi
koruyucular da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://buyuktorbali.com/system/wp-content/uploads/2009/05/necdet-icel-b.jpg"><img class="size-full wp-image-241 alignright" title="necdet-icel-b" src="http://buyuktorbali.com/system/wp-content/uploads/2009/05/necdet-icel-b.jpg" alt="" width="130" height="150" /></a>HER şeyin iki yönü vardır. Her varlığın çift-<br />
çift yaratıldığı da muhakkaktır. Yaratılan her<br />
varlık, ikizleriyle beraber yaratılmıştır. Ve eş-<br />
ya zıtlıklarıyla kâimdir.<br />
Evvel, âhirin karşılığı olduğu gibi, zâhir de<br />
bâtının karşılığıdır.<br />
Ağacın kabuğu olduğu gibi özü de vardır.<br />
Karpuzun, kavunun kabuğu olduğu gibi özleri<br />
de vardır. Aslolan da özüdür. Kabuk, özü ko-<br />
ruyan ve besleyen olması itibariyle önemlidir.<br />
Maddi koruyucuları olduğu gibi, manevi<br />
koruyucular da vardır. Maddi alemimizin<br />
atmosferi olduğu gibi manevi alemimizin de<br />
atmosferleri vardır.<br />
Gönülden söylenmemiş, içten gelen duygu-<br />
larla istenmemiş hiçbir sözün tesiri olmadığı<br />
gibi ihlâs olmadan, samimiyet hissedilmeyen<br />
hiçbir işin de değeri yok gibidir.<br />
Gönül diliyle seslendirilmeyen, yaşayış biçi-<br />
miyle renklerin dirilmeyen söz ve beyânlar ne<br />
kadar edebî ne kadar yaldızlı olsalar da tesir-<br />
leri çok az olmaktadır. Ruhlar üzerinde tesir-<br />
leri, kalıcı izleri pek fazla bulunmamaktadır.<br />
Yaşanmayan bir şeyin tavsiye edilmesinin,<br />
inanılmayan bir dâvânın savunulmasının<br />
tesiri ne kadar olabilir?<br />
İnsan zihninde canlılığını koruyan, ruh ve<br />
gönülde yerini bulan her söz ve tavsiye, gönül<br />
diliyle söylenen yaşananlardır. Aksi halde ruh<br />
ve gönülden söylenmeyen, yaşanmadan tavsi-<br />
ye edilenler karşısında nisana ilâhi ikaz gel-<br />
mektedir: &#8220;Ey îmân edenler! Yapmayacağınız<br />
şeyi niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınızı<br />
söylemeniz, Allah yanında çirkin bir<br />
davranıştır.&#8221; (Saf; 2-3)<br />
Gönül diliyle söylenen sözler ve yaşanarak<br />
yapılan tavsiyeler hiçbir zaman zayi olma-<br />
maktadır. Onlar her zaman tesir icrâ etmekte<br />
ve insanlar üzerinde tesirli olmaktadırlar.<br />
Okuyanlar iyi bilirler ve tespit ederler ki mâ-<br />
nâ sultanlarının yazdıkları eserler, diğer yazıl-<br />
mış olanların yanında çok farklı bir yer tutar-<br />
lar. Onlarda ruha tesir eden, insanı âdeta de-<br />
ğiştiren bir özellik mevcuttur. Mânevi yönü<br />
olan âlimlerle, dünyevî menfaati ön planda<br />
tutan bilginler arasında farklar bulunduğu<br />
gibi eserlerindeki tesir de ayrı bir fark göster-<br />
mektedir. Mânâ yönünde mesafe kateden gö-<br />
nül dostlarının eserler insan ruhuna, insanın<br />
bütününe tesir etmekte ve yıllar geçse de ta-<br />
zeliklerini muhafaza etmektedir. Demek ki<br />
mânâ erlerinin mürekkepleri, gönüllere nur<br />
saçan meşaleler gibi parlaklıklarını devam<br />
ettirmektedir.<br />
Çok kutlu zaman dilimi olan ve miracın göl-<br />
gesinde yaşadığımız şu Receb-i Şerif ayında<br />
manevi atmosferinizin çok sağlam olmasını<br />
diler, manevi atmosferi güçlü olanlarla bera-<br />
ber olmanızı dilerim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/manevi-atmosfer/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünyayı boş zannetme</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/dunyayi-bos-zannetme/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/dunyayi-bos-zannetme/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Jun 2010 06:03:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Necdet İÇEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=12729</guid>
		<description><![CDATA[DÜNYA boş değil.
Peygamber (s.a.v.) Efendimiz&#8217;in vekilleri var&#8230; Hak dostları var. Hadis-i şerifte bu-yuruldu:
&#8220;Allah&#8217;ın, birtakımı, insanları işaretle, birtakı-mı da ferasetle bilen kullan vardır.
Birtakım kulları da vardır ki onların bir nuru vardır. Yine bir takım kullan vardır ki bunlar, ruhları cesetlerde gezdiği gibi insanlar içinde gezerler.
Ve yine bir takım kullan vardır ki, sinirlerde dolaşan hastalıklar gibi insanların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://buyuktorbali.com/system/wp-content/uploads/2009/05/necdet-icel-b.jpg"><img class="size-full wp-image-241 alignright" title="necdet-icel-b" src="http://buyuktorbali.com/system/wp-content/uploads/2009/05/necdet-icel-b.jpg" alt="" width="130" height="150" /></a>DÜNYA boş değil.<br />
Peygamber (s.a.v.) Efendimiz&#8217;in vekilleri var&#8230; Hak dostları var. Hadis-i şerifte bu-yuruldu:<br />
&#8220;Allah&#8217;ın, birtakımı, insanları işaretle, birtakı-mı da ferasetle bilen kullan vardır.<br />
Birtakım kulları da vardır ki onların bir nuru vardır. Yine bir takım kullan vardır ki bunlar, ruhları cesetlerde gezdiği gibi insanlar içinde gezerler.<br />
Ve yine bir takım kullan vardır ki, sinirlerde dolaşan hastalıklar gibi insanların içinde do-laşırlar.&#8221;<br />
Şu kâinatta her şey bir mevki işgal etmekte-dir. Yapılan ibâdet ve ameller semaya yükse-lirken ezan, Kuran ve zikir sesleri de fezada yankı bulmaktadır.<br />
Bâkî&#8217;nin dediği gibi:<br />
Avazeyi aleme Davud gibi sal<br />
Bakî kalan bu kubbede hoş bir sadâ imiş&#8221;<br />
Bakinin bu mısrasını bilmeyenimiz çok az. Demek ki çok yazmak, çok söylemek önemli değilmiş. Önemli olan faydalı, güzel, anla-şılır, ikna edici ve kalıcı söz söyleyebilmektir.<br />
Koca Ragıb Paşa:<br />
&#8220;Eğer maksud ederse mısra-i berceste kâfidir<br />
Acep hayretteyim ben şeddi İskender hususunda&#8221;<br />
Yani: &#8220;Eğer gaye, hedef, bir eser meydana getirmese mısrayı berceste (güzel bir mısra) bile yeterli. Çünkü İskender&#8217;in yap tığı o ünlü şeddin yerinde yeller eser&#8221; diyor.<br />
Bu dünyanın kubbesinde bakî kalacak o kadar güzellikle vardır ki yeter ki insan bunları keşfedebilsin&#8230;<br />
Güzel güzel anlatılan menkıbeler, gönüllere sunulan öğütler hep bu kubbede iz bırakmak-tadır.<br />
Hazret-i Süleyman aleyhisselâm ne güzel ifade buyurur:<br />
&#8220;Güzel sözler, petekten damla damla sızan bala benzer. İnsanın ruhuna tad verir.&#8221;<br />
Bu gökkubbede hoş bir sâdâ bırakabilmemiz duasıyla…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/dunyayi-bos-zannetme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hikmet sahibi olabilmek için</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/hikmet-sahibi-olabilmek-icin/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/hikmet-sahibi-olabilmek-icin/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 05:57:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Necdet İÇEL]]></category>
		<category><![CDATA[Kandil]]></category>
		<category><![CDATA[Necder İçel]]></category>
		<category><![CDATA[Üç Aylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=12409</guid>
		<description><![CDATA[KUTLU zaman dilimlerinden olan üç ayları idrak etmiş bulunmaktayız. Şu geçtiğimiz gece de üç ayların ilk mübarek gecesi olan “Regaib gecesi”ydi. Bu aylarda basar&#8217;ımızdan (maddi göz) öte, basiretimizin(kalp gözü) açılarak, sebepler dünyasının arkasında hikmetler dünyasını görebilmeliyiz.
Hikmet; insanın, mevcudatın hakikatlerini bilip, hayırlı işleri yapabilme sıfatıdır.
Hikmet; eşyanın hallerinden, harici ve batıni keyfiyetlerinden bahseden ilimdir. Buna ilmi hikmet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://buyuktorbali.com/system/wp-content/uploads/2009/05/necdet-icel-b.jpg"><img class="size-full wp-image-241 alignright" title="necdet-icel-b" src="http://buyuktorbali.com/system/wp-content/uploads/2009/05/necdet-icel-b.jpg" alt="" width="130" height="150" /></a>KUTLU zaman dilimlerinden olan üç ayları idrak etmiş bulunmaktayız. Şu geçtiğimiz gece de üç ayların ilk mübarek gecesi olan “Regaib gecesi”ydi. Bu aylarda basar&#8217;ımızdan (maddi göz) öte, basiretimizin(kalp gözü) açılarak, sebepler dünyasının arkasında hikmetler dünyasını görebilmeliyiz.<br />
Hikmet; insanın, mevcudatın hakikatlerini bilip, hayırlı işleri yapabilme sıfatıdır.<br />
Hikmet; eşyanın hallerinden, harici ve batıni keyfiyetlerinden bahseden ilimdir. Buna ilmi hikmet deniyor. Hikmet; herkesin bilemediği gizli sebeplerdir. Hikmet; kâinattaki ve yaradılıştaki ilahi gayedir.<br />
Hikmet; ahlaka ve hakikate faydalı kısa sözdür. Hikmet; sırdır, bilinmeyen noktalardır.<br />
Hikmet; ilimdir. Adalet ve hilmin (yumuşaklık) birleşmesinden doğan değerli sıfattır.<br />
Hikmet; akıl kuvvemizin en faydalı kısmıdır, vasatıdır.<br />
Hikmet; akıl, söz ve hareketteki uygunluktur.<br />
Hikmet; Allah&#8217;ın yarattıklarında tefekkürdür.<br />
Ve daha yüzlerce tarifi…<br />
Bütün bunlara en kısa yoldan ulaşabilmenin yolu da vardır. Bu üç aylarda hâlis olarak ibadete devam etmektir.<br />
Allah&#8217;a kırk gün, hâlis olarak ibadet edenin dilinden hikmet pırıltıları akar.<br />
Allah&#8217;ın öyle kulları vardır ki, onlar O&#8217;nun bildirdiği kadarını bilirler. Şeyh Edebâli&#8217;nin Osman Gazi&#8217;ye büyük bir devletin kurucusu olacağını haber vermesi, Hacı Bayram Velî hazretlerinin İstanbul&#8217;un fethinin Fatih&#8217;e nasip olacağını söylemesi, Akşemseddin hazretle-rinin fethin gününü Fatih&#8217;e bildirmesi, Emir Sultan hazretlerinin Yıldırım Bayezid&#8217;i Ti-mur ile savaşmaktan vazgeçirmek için birçok gayret göstermesi, muvaffak olamayacağı yö-nünde ikazlar yapması, tarihte bilinen meşhur hadiselerdendir.<br />
Üç ayları çok iyi değerlendirmek suretiyle hikmet sahibi olabilmeniz duasıyla&#8230; KUTLU zaman dilimlerinden olan üç ayları idrak et-miş bulunmaktayız. Şu geçtiğimiz gece de üç ayların ilk mübarek gecesi olan “Regaib gecesi”ydi. Bu aylarda basar&#8217;ımızdan(maddi göz) öte, basiretimizin(kalp gözü) açılarak, sebepler dünyasının arkasında hikmetler dün-yasını görebilmeliyiz.<br />
Hikmet; insanın, mevcudatın hakikatlerini bilip, hayırlı işleri yapabilme sıfatıdır.<br />
Hikmet; eşyanın hallerinden, harici ve batıni keyfiyetlerinden bahseden ilimdir. Buna ilm-i hikmet deniyor.<br />
Hikmet; herkesin bilemediği gizli sebeplerdir.<br />
Hikmet; kâinattaki ve yaradılıştaki ilahi gaye-dir.<br />
Hikmet; ahlaka ve hakikate faydalı kısa sözdür. Hikmet; sırdır, bilinmeyen noktalardır.<br />
Hikmet; ilimdir. Adalet ve hilmin (yumuşak-lık) birleşmesinden doğan değerli sıfattır.<br />
Hikmet; akıl kuvvemizin en faydalı kısmıdır, vasatıdır.<br />
Hikmet; akıl, söz ve hareketteki uygunluktur.<br />
Hikmet; Allah&#8217;ın yarattıklarında tefekkürdür.<br />
Ve daha yüzlerce tarifi.. Bütün bunlara en kı-sa yoldan ulaşabilmenin yolu da vardır. Bu üç aylarda hâlis olarak ibadete devam etmektir.<br />
Allah&#8217;a kırk gün, hâlis olarak ibadet edenin dilinden hikmet pırıltıları akar.<br />
Allah&#8217;ın öyle kulları vardır ki, onlar O&#8217;nun bildirdiği kadarını bilirler. Şeyh Edebâli&#8217;nin Osman Gazi&#8217;ye büyük bir devletin kurucusu olacağını haber vermesi, Hacı Bayram Velî hazretlerinin İstanbul&#8217;un fethinin Fatih&#8217;e nasip olacağını söylemesi, Akşemseddin hazretlerinin fethin gününü Fatih&#8217;e bildirmesi, Emir Sultan hazretlerinin Yıldırım Bayezid&#8217;i Timur ile savaşmaktan vazgeçirmek için birçok gayret göstermesi, muvaffak olamayacağı yönünde ikazlar yapması, tarihte bilinen meşhur hadiselerdendir.<br />
Üç ayları çok iyi değerlendirmek suretiyle hikmet sahibi olabilmeniz duasıyla…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/hikmet-sahibi-olabilmek-icin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilme çeşitleri</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/bilme-cesitleri/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/bilme-cesitleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Jun 2010 05:57:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Necdet İÇEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=12151</guid>
		<description><![CDATA[Bilgilerimiz üç yola dayanır. Bunlar:
1- İlmel yakîn,
2- Aynel yakîn,
3- Hakkal yakîn.
Yakîn; gerçeğe uygun ve herhangi bir şüphe-ye mahal bırakmadan sabit ve kesin bir inanış demektir.
Kesin bilgi, şüphesiz inanıştır.
İlmel yakîn, sağlam biliştir. O bilginin doğru-luğundan hiç şüphe edilemez oluş şeklidir.
Aynel yakîn; göz ile görür derecesinde, müşahede ederek bilmektir.
Hakkal yakîn ise; tadarak, yaşayarak bilmek-tir.
Büyük müessir Elmalılı Hamdi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://buyuktorbali.com/system/wp-content/uploads/2009/05/necdet-icel-b.jpg"><img class="size-full wp-image-241 alignright" title="necdet-icel-b" src="http://buyuktorbali.com/system/wp-content/uploads/2009/05/necdet-icel-b.jpg" alt="" width="130" height="150" /></a>Bilgilerimiz üç yola dayanır. Bunlar:<br />
<strong>1- İlmel yakîn,<br />
2- Aynel yakîn,<br />
3- Hakkal yakîn.</strong><br />
Yakîn; gerçeğe uygun ve herhangi bir şüphe-ye mahal bırakmadan sabit ve kesin bir inanış demektir.<br />
Kesin bilgi, şüphesiz inanıştır.<br />
İlmel yakîn, sağlam biliştir. O bilginin doğru-luğundan hiç şüphe edilemez oluş şeklidir.<br />
Aynel yakîn; göz ile görür derecesinde, müşahede ederek bilmektir.<br />
Hakkal yakîn ise; tadarak, yaşayarak bilmek-tir.<br />
Büyük müessir Elmalılı Hamdi Yazır merhum buna ölümü misal verir.<br />
&#8220;İnsanların ölümü bilişleri üç mertebedir:<br />
Birincisi: Her aklı olan, emsalinin ölümün-den istikrar ve kıyas yoluyla kendisinin de öleceğini seksiz ve şüphesiz bilir ki bu ilmül yakîndir.<br />
ikincisi: İhtizar halinde melâikeyi açıkça görmesiyle ölümünü bilir ki bu da aynül ya-kîndir.<br />
Üçüncüsü, tam öldüğü andaki biliştir ki o da hakkal yakîndir.&#8221;<br />
Birincisi okumakla, ikincisi görmekle Hakkal yakîn de yaşamakla elde edilen bir ilimdir.<br />
İlim sadece satırlarda olanlar değildir. Bir de sadırlar (gönüllerde) olan ilimler vardır.<br />
Hak âşığının dediği gibi:<br />
&#8220;Mütü kable ente mütü sırrına mazhar olan Haşr-ü neşri gördü kim nefha-yı sûr olmadan.&#8221;<br />
Nice bilenler vardır ki satırlardan başka yerle-ri okumuşlardır. Mevhibe-i ilâhiyyeye maz-har olmuşlardır.<br />
Hiç mektep görmemesine rağmen, ilim oku-mamasına r men ilâhi terbiye ve mevhibe ile bilenler vardır.<br />
Süleyman aleyhisselâm, kuşların konuşma dilini kitaplardan mı öğrendi?<br />
Musa peygambere mahlûkatın dilini kim öğ-retti?<br />
Lokman Hekim otların hangi derde deva ol-duğunu tıp kitabından mı aldı?<br />
Yunus Emre&#8217;nin dediği gibi:<br />
&#8220;Beni bende demen bende değilim Bir ben vardır bende benden içeni.<br />
Süleyman kuş dilin bilür dediler Süleyman var Süleyman&#8217;dan içerü.<br />
Tecelliden nasib erdi kimine raminin maksûdu bundan içerü&#8230;&#8221;<br />
Bunlar her şeyi anlatıyor.<br />
Seyranîye kulak verelim:<br />
&#8220;Ateş vapurunu icad edenler Yelken açıp yelin kadrin ne bilsin. Süleymandır kuşun dilin söyleyen Her Süleyman dilin kadrin ne bilsin.<br />
Hayvanlar da birkaç çeşit fırkalar Kimi düzden aşar, kimi yorgalar Necasete müştak olan kargalar Has bahçede gülün kadrin ne bilsin&#8230;&#8221;<br />
Rasûl-ü Ekrem (s.a.v.) Efendimiz buyurdu:<br />
&#8220;İlmi ile amel edene, Allah Teâlâ bilmedik-lerini ilham eder.&#8221;<br />
Abdülkadir Geylânî, Esrar-ül Esrar adlı kitabında:<br />
&#8220;Bazı ilim vardır ki avama gizlidir. Onu ancak Allah&#8217;ın bildiği velî kulları bilir. Ve onu anlattıkları vakit yalnız Allah&#8217;tan ha-beri olmayanlar inanmazlar.&#8221; Hadis-i şerifinden bahseder.<br />
Bütün mertebelerini içine alacak şekilde ilminizin ve yakîninizin artması duasıyla…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/bilme-cesitleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilen ve gören</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/bilen-ve-goren/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/bilen-ve-goren/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Jun 2010 06:33:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Necdet İÇEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=11890</guid>
		<description><![CDATA[GÖREN ayrı bilen ayrıdır. Aralarında dağlar kadar fark vardır. Her bakan göremez. Keskin bir zekaya, derin bir ilme sahip olan İbn-i Sîna, döneminde yaşayan büyük velilerden Ebû&#8217;l Hasan el-Harakânî hakkında şöyle demiştir;
“Benim bildiklerimi o görüyor.”
Harakânî hazretleri de İbn-i Sîna için şöyle diyordu;
“Benim gördüklerimi o biliyor.”
İşte iki büyükler&#8230;
Biri bilen biri gören…
Bilmek bir lütuf, görmek ise çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://buyuktorbali.com/system/wp-content/uploads/2009/05/necdet-icel-b.jpg"><img class="size-full wp-image-241 alignright" title="necdet-icel-b" src="http://buyuktorbali.com/system/wp-content/uploads/2009/05/necdet-icel-b.jpg" alt="" width="130" height="150" /></a>GÖREN ayrı bilen ayrıdır. Aralarında dağlar kadar fark vardır. Her bakan göremez. Keskin bir zekaya, derin bir ilme sahip olan İbn-i Sîna, döneminde yaşayan büyük velilerden Ebû&#8217;l Hasan el-Harakânî hakkında şöyle demiştir;<br />
“Benim bildiklerimi o görüyor.”<br />
Harakânî hazretleri de İbn-i Sîna için şöyle diyordu;<br />
“Benim gördüklerimi o biliyor.”<br />
İşte iki büyükler&#8230;<br />
Biri bilen biri gören…<br />
Bilmek bir lütuf, görmek ise çok özel bir nimettir.<br />
Resulullah (sav); “Görmek, işitmek gibi değildir.” buyurmuşlardır.<br />
Bazı bilgiler vardır ki bunları her akıl kavrayamaz.<br />
İlim ve bilgi, sadece kitapta olan, laboratuarda denenen malumattan ibaret değildir.<br />
İlim her şeyi izah etmiyor.<br />
Bazı lezzetlerin, tatların nasıl algılandığını bile çözecek ilim seviyesine daha gelinememiştir.<br />
Bazı hassas konular akılların, akıl gücünün çok üstündedir.<br />
Ziya Paşa;<br />
“İdrâk-i meâli bu küçük akla gerekmez<br />
Zîra bu terazi bu kadar sıkleti çekmez” derken bu inceliğe dikkat çekmiş olabilir.<br />
Sheila Schroeder bir araştırma eserinde şu görüşlere yer veriyor;<br />
“Ruh bilim çalışmaları henüz aydınlığa kavuşamamış kanunları koyamamıştır. Ruhun derinliklerine inemiyoruz. Fakat ruhsal olayları da artık inkar edemiyoruz. Düşünce, tarihte olduğu gibi akıldan ruha, ruhtan Allah&#8217;a ulaşan bir evrim içindedir.”<br />
Anlatılamayan öyle şeyler vardır ki bunlar yaşanmış ve yaşanmaktadır.<br />
Kimi okur öğrenir, kimi bakmadan görür. Kimin ne olduğunu ancak Allah bilir…<br />
Âlimler ilimle yol bulurlar.<br />
Velîler gönül ile maksada erişirler.<br />
Mevlânâ hazretleri;<br />
“Kâinatın güzellikleri görene<br />
Köre ne, köre ne?” demiştir.<br />
İbrahim Havvas hazretleri, abdest alan şahsın, abdest aldığı zamanda dökülen sulardan hangi günahları işlemiş olduğunu, hangilerinin affa girip, hangi günahlarının da af dışında kaldığını müşahede ederdi.<br />
Her bildiğiniz ve baktığınız şeyi görebilmeniz ümidiyle…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/bilen-ve-goren/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fetih</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/fetih/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/fetih/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 May 2010 06:00:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Necdet İÇEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=11644</guid>
		<description><![CDATA[GENELDE nusret kelimesinden sonra ifade edilen Fetih kelimesi, ehemmiyetine binaen değişik kalıplarıyla Kur&#8217;an&#8217;da 37 yerde geç-mektedir.
Her iş ve icraat Allah&#8217;ın bir ismine dayandığı gibi fetihte Allah&#8217;ın “Fettah” ismine dayanır. Allah&#8217;ın “El-Fettah” ismi, Sebe suresi 26. a-yetinde “El-Alim” ismiyle beraber geçer.
Demek ki, cahillerin feth yapabilmesi müm-kün değildir.
Onun için İstanbul&#8217;un fethi, Nihat Sami Ba-narlı&#8217;nın da dediği gibi: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://buyuktorbali.com/system/wp-content/uploads/2009/05/necdet-icel-b.jpg"><img class="size-full wp-image-241 alignright" title="necdet-icel-b" src="http://buyuktorbali.com/system/wp-content/uploads/2009/05/necdet-icel-b.jpg" alt="" width="130" height="150" /></a>GENELDE nusret kelimesinden sonra ifade edilen Fetih kelimesi, ehemmiyetine binaen değişik kalıplarıyla Kur&#8217;an&#8217;da 37 yerde geç-mektedir.<br />
Her iş ve icraat Allah&#8217;ın bir ismine dayandığı gibi fetihte Allah&#8217;ın “Fettah” ismine dayanır. Allah&#8217;ın “El-Fettah” ismi, Sebe suresi 26. a-yetinde “El-Alim” ismiyle beraber geçer.<br />
Demek ki, cahillerin feth yapabilmesi müm-kün değildir.<br />
Onun için İstanbul&#8217;un fethi, Nihat Sami Ba-narlı&#8217;nın da dediği gibi: “Çeşitli ilim, fikir, sanat, iman, insanlık, adalet, devlet kurma ve yüceltme terbiyesinin asîl ve benzersiz mahsulüdür.”<br />
Taşköprülüzade&#8217;nin “Tarih-i Saf / Tuhfetü&#8217;l-Ahbabın&#8217;da naklettiğine göre; “2. Mehmet, gençlik yıllarında daha çok silahşör hevesin-deydi, ata biniyor, ok, yay ve kılıçla uğraşı-yordu. Babası 2. Murat ise, bunların ilimle yan yana gitmesini söylüyor, oğlunun ilimden irfandan nasibini almasını istiyordu. İşte bu sıralarda devrin ileri gelen alimlerinden Molla Yegân, Hac&#8217;dan gelirken Mısır&#8217;a uğrar ve y-anında Molla Güranî&#8217;yi de getirir. Molla Gü-ranî, fıkıhta, usül ve meânî de, tefsir ve hadis-te dirayetiyle tanınmıştır.”<br />
Fatih, şehzadelik devresinde akademik bir muhitte yetişmiş, değerli alimlerden dini ilim-ler dışında felsefe ve matematik okumuş, Farsça ve Arapçayı ana dili gibi; Latince, Yu-nanca ve Sırpça&#8217;yı da yeteri kadar öğrenmiş tarih ve coğrafya bilgisi ile desteklenen mü-kemmel bir askerlik bilgisi edinmişti.<br />
Semiha Ayverdi&#8217;nin, “Türk Tarihinde Osmanlı Asırları” kitabında anlattığı gibi; “Fatih&#8217;in ge-leceğe hazırlanmasında Molla Gürani&#8217;den başka Molla Hüsrev, Hocazade, Hızır Bey Çelebi, Ali Tûsi, Molla Zeyrek, Sinan Paşa, Molla Lütfi, Fahreddin-i Acemi ve Hoca Hayreddin gibi büyük zatlar vazife yapmışlar-dır. Fatih bu zatların ilim ocağında ve sohbet meclislerinde ilim, hikmet ve irfan pınarından kana kana içmişti.”<br />
Ayıca, Ali İhsan Yurd&#8217;un, “Fatih&#8217;in Hocası Akşemseddin&#8217;in Hayatı ve Eserleri” adlı kita-bında ifade ettiği gibi Akşemseddin&#8217;in de bir maneviyat sultanı olarak Fatih&#8217;e ruh üflediği muhakkaktır.<br />
Akşemseddin, şeyhi Hacı Bayram Veli Haz-retleriyle Fatih&#8217;in babası 2. Murat Han zama-nında Edirne&#8217;ye gitmiş ve İstanbul&#8217;dan bahis açıldığında şeyhinin: “İstanbul&#8217;un fethine bi-zim Köse (Akşemseddin) ile beşikteki çocu-ğunuz 2. Mehmet Han muvaffak olacaktır.” dediğini duymuştu.<br />
Fatih&#8217;in fetih ruhunda takvasının da büyük rolü vardır. Taşköprülüzade&#8217;nin tespit ve ifa-desiyle, Molla Gürani hayatı boyunca Sultan Fatih&#8217;i yiyecek ve giyeceğin haram olanından sakındırır, onu helal dairesinde yaşatmaya özen gösterirdi.<br />
Tacizade Cafer Çelebi, Mahrusa-i İstanbul fetihnamesi adlı kitabında şu hususu anlatır; “Fatih olmaya hazır 2. Mehmet, İstanbul&#8217;un fethine hazırlanırken, Allah yolunda kaza et-meyi en büyük gaye olarak belirtiyor, Ashab&#8217;ın hayatında bir günün, hatta bir saatin bile cihadsız geçmediğini, zikirle onların yo-lunda olduğunu ifade ediyor, küfr ocağı olan Kostantiniyye&#8217;nin İslam diyarı haline dönü-ştürülmesi zaruretinden, bahsediyor ve şöyle diyordu; “Belki itimadım mahza Hakk&#8217;ın lüt-funa ve inayetinedir, asıl gayem İslam&#8217;ın şiar-larını izhardır.<br />
Tarihin tespitleriyle Fatih Sultan Mehmet&#8217;in tebdil-i kıyafetle kendi halkının arasındaki “isar = kardeşini nefsine tercih etme” hasle-tine de fethin çok önemli bir ruhu olarak da kaydedebiliriz.<br />
Fetih ruhumuz var mı? Yeni fetihlere hazır mıyız?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/fetih/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul Fethi’nin Sâikleri</title>
		<link>http://buyuktorbali.com/istanbul-fethi%e2%80%99nin-saikleri/</link>
		<comments>http://buyuktorbali.com/istanbul-fethi%e2%80%99nin-saikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 May 2010 05:54:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>buyuktorbali</dc:creator>
				<category><![CDATA[Necdet İÇEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://buyuktorbali.com/?p=11396</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul gibi dünyanın en güzide bir merkezi olan müstesna bir şehri İslam ve Türk Dünyası’nın havzasına dahil etmek, buradan bütün insanlığa Hakk’ın pek muhteşem ve şaşaalı olan ilahî nurlarını neşre muvaffak olmak, çok ulvî bir fıtratta yaratılmış olan Sultan Mehmed Han için ebedî bir şeref ve şan temin edecekti.
İstanbul’un bir gün Müslüman olmuş Türk’ün yağız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://buyuktorbali.com/system/wp-content/uploads/2009/05/necdet-icel-b.jpg"><img class="size-full wp-image-241 alignright" title="necdet-icel-b" src="http://buyuktorbali.com/system/wp-content/uploads/2009/05/necdet-icel-b.jpg" alt="" width="130" height="150" /></a>İstanbul gibi dünyanın en güzide bir merkezi olan müstesna bir şehri İslam ve Türk Dünyası’nın havzasına dahil etmek, buradan bütün insanlığa Hakk’ın pek muhteşem ve şaşaalı olan ilahî nurlarını neşre muvaffak olmak, çok ulvî bir fıtratta yaratılmış olan Sultan Mehmed Han için ebedî bir şeref ve şan temin edecekti.</p>
<p>İstanbul’un bir gün Müslüman olmuş Türk’ün yağız delikanlısı ve mübarek ordusu tarafından fethedileceği, Nebevî bir mucize olarak “İstanbul şehri elbette feth olunacaktır ve şüphe yok ki,  onu fetheden ne güzel emirdir ve o ordu, ne güzel ordudur.” asırlar öncesinden müjdelenmiş idi.</p>
<p>Bu mucizenin tecellisine vesile olmak, bu methe mazhar bulunmak bir İslamiyet hâdimi, bir Müslüman ve Türk hükümdar için en büyük gaye olmaz mıydı?</p>
<p>İkinci Sultan Muhammed bu pek yüksek muvaffakiyetleri nailiyet için gece-gündüz İstanbul’un fethini düşünüp duruyor, hülyalarında yaşatıyor, rüyalarında görüyordu. Fetih için trans halinde idi.</p>
<p>İstanbul’un fethi, Osmanlı hükümetinin Asya ile Avrupa’da bulunan ülkesini birleştirecek, arada engel kalmayacaktı. Bu vaziyet ise Müslüman Türk’ün her iki kıtada da kolayca genişlemesine yardım edecekti. Türklerin deniz kuvvetlerini de artıracak, en mükemmel bir donanmaya sahip olmalarını temin edecekti.</p>
<p>Diğer taraftan İstanbul kayserleri öteden beri Müslümanlara birçok zulümlerde bulunmuşlardı. Özellikle de Osmanlı hanedanı arasına vakit vakit fitneler düşürmüşler ve zulmetmişlerdi. Öyleyse Müslüman Türk’ün istirahat ve gelişmesine engel olan bu problemleri ortadan kaldırmak gerekiyordu.  Bu zalimlerin zulümlerinden kurtulup, adalet ve merhameti tesis etmeyi gerektiriyordu.</p>
<p>İstanbul’u fethetme ideali Araplardan Türklere dini ve idealizm yönleriyle, motifleriyle intikal etmiştir.</p>
<p>Selçuklu Sultânı Tuğrul Bey’den Malazgirt’te rüştünü ispat etmiş Alparslan’a kadar, Ertuğrul Gazi’den Osman Gazi’ye, Orhan Gazi’ye, Kosova şehidi Murad Hüdavendigar’a, sistemli şekilde İstanbul kuşatmalarıyla ünlü Yıldırım Bayazıd’e, Yıldırım’ın oğullarından Musa Çelebi’ye, Fatih’in babası 2. Murat tarafından kuşatılmasına kadar bu idealizm devam edegelmiştir.</p>
<p>İsmail Hami Danişmendin de ifade ettiği gibi; keskin görüşlü, sabırlı, müsamahakar, tahammüllü, planlı ve kendini halkına sevdirmiş olan Osman Gazi, siyasette değil, hizmette yarış ilkesini ön plana alanlardandır. Kur’an’a ve sünnete halisane bağlı olan Osman Gazi’nin fetih ve gaza mefkuresini Edebâlî gibi şeyhlerle, Dursun Fakı gibi alimlerin mürekkebi çizip şekillendirmiştir. Osman Gazi’nin fetih siyaseti iyi incelenince asıl gayenin Bizans kale ve askerî kuvvetleri ile mühimmat kaynakları arasında irtibatlarının Türk ordularının kamalar-oklar halinde İstanbul’a doğru yürümesi olduğu anlaşılır.</p>
<p>Sahabe devrinden Fatih Sultan’a kadar İstanbul fethinin en sürükleyici motifi ve ruhu mesabesindeki itici gücü hiç kuşkusuz, Nebiyyi Muhterem Efendimiz’in  (s.a.s) müjdesine erebilme arzusudur.</p>
<p>Ebu Eyüp hazretleriyle Yıldırım’ı, 2.Murat’ı ve Fatih Sultan Mehmed’i saran heyecan aynıdır, harekete geçiren ruh aynıdır.</p>
<p>Fetih ruhumuzun daima canlı olması arzusuyla…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://buyuktorbali.com/istanbul-fethi%e2%80%99nin-saikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
