BüyükTorbalı Gazetesi

Dost nasıl olmalı?

HZ. Ali der ki, “Dostu olmayan insan, sağı olmayan sol kol gibidir.” Tek başına bir vücuda hizmet eden tek kol ne kadar zorluk çekerse, dostu olmayan insan da hayatında o kadar zorluk çeker. Sol kolun sağ kola ne kadar ihtiyacı varsa, insanın da dostlara o kadar ihtiyacı vardır.
Halit bin Safvan der ki, “İnsanların en acizi dost aramada ihmalkâr davranandır. Ondan daha acizi ise bulduğu dostu kaybedendir.”
Dost sahibi olmak tartışılmaz bir ihtiyaç. Bunda şüphe yok. Buradan bir ders çıkarmalı o da, şayet dostumuz yoksa en kısa zamanda bir veya daha çok dost sahibi olmalıdır. Ama bu o kadar kolay bir iş değildir. Çünkü dost pazardan alınan sebze gibi değildir. Bir de dost denilen varlık öyle rengine, şekline, kokusuna bakılarak iyisi anlaşılmaz. O zaman dostumuzu nasıl seçeceğiz, onda hangi özellikleri arayacağız?
Bir âlime soruyorlar “Hangi dost sevgiye, dostluğun sürdürülmesine daha layıktır?”
Alim diyor ki, “Dini kâmil, aklı tam olan, yanındayken seni usandırmayan, uzakken seni unutmayan, sen ona yaklaştığında sana yakınlık gösteren, sen ondan uzaklaştığında sana gücenmeyen ve seni terk etmeyen, yardımına ihtiyaç duyduğunda sana yardım eden, muhtaç olduğunda sana isteğini veren ve nihayet davranışlarındaki sevgisi, sözlerindeki sevgisinden çok olandır.”
Ne kadar güzel özetlemiş gerçek bir dostun davranışlarını. Dost olacak kişinin öncelikle dini tam olmalı. Ta ki biz ondan manevi yönden faydalanabilelim. Bizi Allah ve resulünün yoluna yönlendirsin. Çünkü gerçek dini tam olan bir kişi, dostlukta Allah rızasını ön planda tutar. Allah rızası gözetilen bir davranışta da riya ve gösteriş olamaz. Ve biz göründüğü gibi olan bir dosta sahip oluruz. Ve dostumuz gibi biri olmaya da aday oluruz.
Allah resulü: “Allah için sev, Allah için buğzet” buyurarak belki bu konunun sınırını en güzel şekilde çizmiş olur. Allah için dost olan, nasıl olur da Allah için sevmez? Ve bize iki yüzlü davranabilir?
İkincisi akıllı olması tavsiye edilir ki; zaten aklı olmayanın dininin olması da düşünülemez.
Burada kastedilen biraz daha akıllı olmasıdır. Bu konuya atalarımız o kadar önem vermişlerdir ki “Deliden dostun olacağına, akıllıdan düşmanın olsun.” demişlerdir. Çünkü aklı tam olmayan kişi, neyi ne, zaman, nerede, nasıl yapacağını ve konuşacağını kestiremez.
Yukarıdaki özelliklerden sonra bir dostta aranacak en önemli özellik ise fedakârlık olmalı.
Denilmiştir ki “Gerçek dost, zamanın bela ve musibetleri seni sıkıştırdığında kendini zora sokup seni kurtarandır.”
Aslında gerçek dost yüzümüze karşı durmadan bizi sevdiğini söyleyen değil, davranışlarıyla bunu ifade edendir. Gerçek dost bizden uzaktayken bizi anabilendir.
Öyle kimselerle dost olmalı ki bize bir çok iyilik yapsın, onları unutsun, biz ona bir iyilik yapmışsak hep onu konuşabilsin.
Öyle kimselerle dost olmalı ki bize çok defa ziyafet çeksin onları unutsun. Biz ona soğan ekmek yedirelim, o bizim bu fakir soframıza teşekkür etsin. Yani yeme dostu olmasın.
Öyle kimselerle dostluk kurmalı ki siz ağlarken ağlayabilsin. Gülerken de gülsün.
Öyle kimselerle dost olmalı ki iyi günlerinizden ziyade, kötü günlerinizde sizin yanınızda bulunsun.
Öyle dostunuz olmalı ki haksız olduğunuz bir konuda ve sinirli olduğunuzda sizi o gergin ortamdan “sen haklısın bu cahillere uyma” deyip çekip çıkarsın, sen sakinleşince uygun bir lisanla haksız olduğunu yüzüne karşı söyleyebilsin.
Öyle dostlar edinmeli ki öldüğünde ağlayabilsin, arkandan göz yaşarıyla abdest alırken sana yüzlerce fatiha okuyabilsin, “Müslüman’ın, Müslüman kardeşine gıyabında yaptığı dua kabul olunan dualardandır.” hadisi şerifini bilsin, affedilmen için Rabb’ine gönülden yalvarabilsin.
Nemrut Hz. İbrahim’i ateşe attığı zaman yerde bir karıncanın hızlı hızlı yangına doğru koştuğu görülür ve ona sorarlar “Nereye gidiyorsun?” diye
“Halilullah’ı ateşe atmışlar, o yangını söndürmek için su götürüyorum” der. Senin götüreceğin suyun o ateşin yanında bir faydası olmaz diyenlere karıncanın cevabı enteresandır:“Ben de biliyorum o yangını söndüremeyeceğini, ben ona olan dostluğumu ispat etmek için koşuyorum.” der.
Artık böyle dostlar var mı? Diye karamsar olmayın dostlar. Benim sözüm dışımızdakine değil kendi nefsimizedir. Biz birilerine yukarıda profilini çizmeye çalıştığımız şekilde dost olmaya çalışırsak karşımızda tahmin edemeyeceğimiz kadar samimi dostlar bulacağımız kesindir. Çünkü biz dost olmadan karşımızdakinden dostluk bekleyemeyiz
Rabb’im hepimizi böyle dost kılsın, hepimize böyle dostluklar nasibetsin. Hayırlı cumalar sevgili dostlar.

Etiketler:,
Okunma Sayısı: 80 | Yazdır Yazdır |
  • Paylaş
mytorbali.com
Translator
Turkish flagItalian flagEnglish flagGerman flagFrench flagSpanish flagJapanese flagArabic flagRussian flagGreek flagDutch flagHebrew flagIndonesian flagSlovenian flagUkrainian flagVietnamese flagAlbanian flagMalay flag