SON DAKİKA
Ana Sayfa » YAZARLAR » Mehmet BARDAKÇI » Halk Şairleri, Ozanları.

Halk Şairleri, Ozanları.

“Bir Söz”: Artık sadece iletişim araçları var, iletişimin kendisi yok. Jean-Luc Godard

Son iki haftadır sürdürdüğümüz Karacaoğlan yazımıza çok olumlu tepkiler geldi. Karacaoğlan’ın bu denli sevildiğini bilmezdim.

Bu hafta günümüzde bile etkisi devam eden Halk Ozanları konusuna gireceğiz. Öncelikle ozanların kabul edilmiş gruplanmasından söz edelim.

– Yaşamı köyde geçen, kır geleneklerini yansıtan, yerel dili çok kullanan, özentiden uzak ama içten Köylü Şairler.
– Divan ve halk edebiyatından etkilenmiş, bu nedenle hem Türkçe hem de Arapça ve Farsça sözcüklerini kullanarak yazan Kentli Şairler.
– Geleneksel şiir anlayışını ve genelde hece ölçüsünü kullanan sürekli gezen ve sanatlarını icra eden Gezici Şairler.
– Gelenekselliği sürdüren şairler içinde askerlik hizmetinde bulunan, genelde katıldıkları savaşların etkisiyle yazan Yeniçeri Şairler.
– Tekkelerde yetişen, din etkisinde kalmış, genelde geleneksel ama ağır dil kullanan ve hem divan hem de köylü şair özellikleri gösteren Tekke/Tasavvuf Şairleri. (Devam edecek).

Nikolay Alexeyevich Nekrasov ( 10 Aralık 1821 – 8 Ocak 1878) Rus şair ve yazar.
Babası emekli bir subay ve toprak ağası idi ve oğlunun subay olmasını istiyordu. Nekrasov bir süre St.Petersburg Üniversitesi’nde öğrenim gördükten sonra kendini tümüyle edebiyata verdi. Şiirlerini dergilerde yayımlanmaya başladı. Babası parasal yardımı kesince çalışmak zorunda kaldı. Yayıncılığa atıldı. Turgenyev ve Tolstoy’un ilk yapıtlarının yayınlandığı Sovremennik (Çağdaş) adlı dergiyi on yıldan uzun bir süre çıkardı. Daha sonra Anavatan Günlüğü adlı dergiyi yönetti. Nekrasov, Puşkin ve Lermantov’dan sonra 19.yüzyılın en büyük Rus şairi kabul edilir. Birçok yazar ve şaire gerek sanatsal, gerek fikirsel, gerekse yeni kalemlerin hakettiği değeri almasında öncü ve yardımci olmuştur. Eserlerinde kuru bir yalinlik ve gosterişten ziyade duygulara rastlanabilir. Etkileyici bir tarzi vardir.

Yapıtlarında bir yandan Çarlık Rusya’sındaki ezilen köylülerin sorunlarını ve serflerin kurtuluş isteğini öte yandan köy yaşamını canlı ve çekici yönleriyle yergici bir biçemle dile getirmiştir.

Şiirle kalın,

SUSTU NAMUSLULAR
Sustu namuslular, kahramanca çarpışanlar
Duyulmaz oldu yiğit çağrıları
Onlar ki halk için haykırmışlardı
Oysa bugün dizginsiz, gaddar
Bir alçaklık seli kapladı her yanı.
Yurdum benim, zavallı dilsiz yurdum
Dalıyor seni kötü, kudurmuş bir kasırga
Tırpanlıyor diri, güzel olan ne varsa
Ve ben düşmanın zafer çığırışlarını-
İşitiyorum, şafaksız bir gecenin sisleri içinden
Sürüngenlerin,yırtıcı kuşların
Çığlıklarını, ölü bir devin cesedine üşüşen…

Nikolay Alekseyeviç NEKRASOV

Çeviri : Ataol BEHRAMOĞLU

***

Buraya

saniyeler aynı değil, dakikalar da
masum bekleyiş, tünele gece giriş
an’ların değişkenliği vurur yüzüne
zaman eskir İskit atlısıyla
oturunca buraya

hayatı bölen sessizlik
turuncu yansımalar gibi
yaslanıyor korkunun ucuna
flu yıldızlar geçiyor
acıklı bir türkü başlıyor
tutuşurken saatler
Einstein haklı çıkıyor
bir kez daha
oturunca buraya
dişçi koltuğuna

Mehmet Bardakçı

***

Yağmur Ver Bize

“Yağmur ver bize, yağmur” dedi fasulye ve nohut
“Çok güneş değil,
Çok güneş değil”
Fakat güneş gülümser yiğitçe ve cesurca,
Ve hiç yağmur yağmaz ve seller akmaz.

“Barış ver bize, barış” dedi baskı altındaki halk,
“Çok bayrak değil,
Çok bayrak değil.”
Fakat bayraklar dalgalanır ve trampetler çalar her şeye rağmen,
Ve çocuklar açlıktan ölürler, titrerler yırtık elbiseler içinde.

Robert Graves

Çeviri : Mehmet Bardakçı
***

YAR

Hatırlayıp sorar m’ola halimden
Kirpikleri kara, kalem kaşlı yar
Zikri, fikri gitmez benim dilimden
Anadan gülmedik, garip başlı yar.

Aşk atına binmiş olsan yarışmaz,
Gözüm kanı deryalara karışmaz
Çoktan beri küsülüdür barışmaz
Benim ile mercimeği taşlı yar.

Dertli, zelil -sefil gurbet ellerde
Beyhude şöhreti gezer dillerde
Paşam gelir diye gözü yollarda
Elleri kınalı gözü yaşlı yar

Aşık Dertli

css.php