BAŞLIĞI sevgili Mehmet Ergün’ün dün gazetemizde yayınlanan “Cıva İsmail” baş-lıklı yazısından aldım. Ne güzel değinmiş şo-för esnafımızın sorunlarına… Esnaf grupları içinde en çileli ve sorunlu olanları, “kan ve terin” yoğrulduğu bir meslek… Emek taşıyan kamyoncu Hasret yükleyip umut taşıyanlar, çocuklarımızı emanet ettiğimiz servis şoför-leri… Böylesine önemli olan bir kurumun sorunlarına kamu sessiz kalmamalı; sosyal ve siyasal oyuncular maçı tribünde seyredeme-zler, demiş. Ne güzel yazmış!
Bir haftadır ilçemizde değildim. Çocuklarımla hasret gidermek için bu karda kışta kendimi şoförlerimize emanet edip Kocaeli’ne gidip, döndüm. Şoförler Odası seçimlerini izleyemedim.
* * *
İnsanlar düşüncelerini siyasi partiler ve sivil toplum örgütlerinde ifade ederler. Ekip halin-de çalışırken “Paylaşma” duyguları gelişir. Kendi düşüncelerini anlatırken de “özgür birey”ler olma durumunu yaşarlar, kişilikleri gelişir. Burada önemli olan; topluma aidiyet duygusu aşılamaktır. “Biz bu topluma aitiz; toplumun refahı ve rahatı için çalışıyoruz, çalışacağız.” Düşüncesini geliştirmektedir. Temsiliyet hakkı bu nedenle de demokratik bir haktır. Seçimle gerçekleştirilir.
* * *
Siyaset; sorunlara çözüm üretme sanatıdır. Siyasi partilerce yapılır. Seçimlerle yönetici kadrolar, demokratik bir şekilde seçilirler. Bu durum yerelde de genelde de böyledir. Seçim-le gelmiş bir yönetici koltuğuna oturduğunda parti rozetini çıkarır. Artık o hepimizin millet-vekili, bakanı, başbakanı yada belediye başka-nıdır. Öyle de olmalıdır. Bu durum ilçemizde yüzde elli oyalan Sayın İsmail Uygur için de geçerlidir. Sayın Uygur’un bu durumu iyi de-ğerlendirip Şoförler Odası seçimlerinde taraf olmaması gerekmez miydi? Odalar, dernekler ve sendikalarda siyasi partilerin taraf olması, liste sunması, beyan ve açıklamalarda bulun-ması yadsınılacak bir durum değildir. Fakat yerel yöneticilerin taraf olması tarafsızlıkla-rına gölge düşüren bir durum yaratır…
Parti içi seçimlerde de tarafsız kalmalıydı, Sayın Uygur… Durumu biraz daha açarsak; son ilçe yönetim seçimlerinde belediye başkanlarının taraf olmalarının CHP için de olumsuz görüntü oluşturduğunu söyleyebi-lirim. Bornova ilçe yönetim kurulu seçimleri sonrası Sayın Aziz Kocaoğlu’nun basında yer alan; “Genel merkez yeni gelen arkadaş-larımızı görevden alırsa bende giderim…” anlamında yorumlanan sözleri, kendisini parti-nin üzerinde gören bir anlayışın ürünü gibi gelmiyor mu?
Bu işlerin cılkı çıkarılmamalı… Siyaset yıpra-nıyor. Kısa erimli politikalarla taban yıpra-tılıyor, ayrışıyor, ayrıştırılıyor. Sorunlara çö-züm üretme yerine, sorun üretiliyor…
* * *
Şoförler Odası seçimi bitti. Cıva İsmail ve ek-ibindeki arkadaşlarını kutluyorum. Şunu an-ladıklarından da eminim. “Önemli olan kişile-rin seçimi değil, sorunların çözümüdür.” Yerel yöneticilerle el ele verip şoför esnafı-mızın ekmeğini büyütmenin yollarını aramak-tır…. İlçemizdeki 700 fabrikanın kaçının servisini Torbalı’mızın şoför esnafı çekiyor? Tüm fabrika çalışanları ve işçilerini taşımayı nasıl alabiliriz? Bu soruların yanıtlarına yö-nelmeliyiz, diye düşünüyorum. Şoför esnafının umudu yeni oda yönetimi ve yerel yöneticilerin birlikteliğindedir.
* * *
Şimdi önümüzde “Esnaf Odası” ve “Esnaf Sanatkarlar Kooperatifi” başkanı ve yönetimi var. Esnaf odası seçimlerine üç arkadaşımız aday Sezai Tamer, Ruhi Gülercan ve Halil Gülcü ve ekip arkadaşları… Şuan hepsi yoğun bir çalışma içinde. Hepsine başarılar diliyorum. Bir isteğim daha var. Seçim günü, Sayın Uygur’un üç arkadaşımızla kol kola girerek hepinizi destekliyorum mesajını vermesini istiyorum.
“Taraf olmayanlar bertaraf olur.” diyenler olacaktır. Desinler! Unutmamak gerekir ki demokratik kitle örgütleri siyasi partilerin arka bahçesi değildir, olmaktan da kurtulmalıdır. Bunu bir hizmet yarışı olarak görmeliyiz. “Taraf olanların bertaraf olması, daha kötü ve onarılması zor durumlar yaratır, bunu da unutmamak gerekir.
Arkadaşlarımıza seçimlerde başarılar diliyo-rum. Torbalı esnafı, Torbalımız kazanacaktır. Seçim sonrasında o salondan kol kola çıkacaklarından eminim.
Sezai Tamer de Ruhi Gülercan da Halil Gülcü de ekip arkadaşları da pırıl pırıl insanlarımızdan oluşuyor. Tekrar hepsine kolay gelsin diyor başarılar diliyorum.
Hoşça kalın, dostça kalın.






















