ŞEYH Edep Ali, Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’e verdiği meşhur nasihatın bir yerinde: “oğul sevildiğin yere çok sık gitme, sonra gözden düşer, itibar görmez olursun” uyarısında bulunur. Günlük konuşma dilinde “Kendini ağırdan satmak” diye bir deyim vardır ve bu deyimi sıkça kullanırız. Kendini ağırdan satmak yani nazlanmak, işve yapmak, muhataplarınıza “istemem yan cebime koy” mesajı vermek.
Şeyh Edep Ali yukarıda verdiğim misalde Osman Bey’e dolaylı yoldan da olsa: “kendini ağırdan sat,naz makamında kal” mesajı vermektedir.
Bu meseleyi birkaç örnekle açalım.
Diyelim ki yaptığınız iş konusunda son derece yetkinsiniz iyi de bir iş teklifi aldınız.
Size iş teklifinde bulunan kişinin yanına hemen o anda giderseniz kendinizi ağırdan satmadığınız için pazarlık konusundaki avantajınızı daha en başından kaybedersiniz.
Oysa kendinizi naza çekerseniz, “daha iyi teklifler alıyorum. Onlarla görüştükten sonra ben size dönerim” derseniz ipleri yarı yarıya elinize almışsınız demektir.
Tabi bu durum iş hayatında ender bulunan yetenek ve becerilere sahip kişiler için geçerlidir.
Yoksa bir restauranta komi olarak girecekseniz naz yapmanın, kendinizi ağırdan satmanın size maliyeti bir kaç ay daha işsiz takılmak olacaktır.
Siyaset söz konusu olduğunda kendini ağırdan satma becerisi sihirli bir sopa vazifesini görmektedir.
Bakmayın siz siyasetçilerin halkla yakın temastaymış izlenimi vermeye çalıştıklarına, siyasetçinin halka uzak olanı makbuldür.
Üstelik de bu halk nazarında böyledir.
Telefonun tuşlarına bastığınız anda kolayca ulaşabildiğiniz siyasetçi itibarsız siyasetçidir.
Halk bu tip politikacıları sempatik bulur ancak onlara rey vermez.
Halk kolay kolay yaklaşamadığı, yanına varınca heyecandan ne yapacağını bilemediği siyasetçiye oy verir.
2009 Mart’ında Belediye Başkanlığı için aday olan İsmail Uygur ve Atilla Kaya arasındaki en büyük farklardan bir tanesi de buydu.
İsmail Uygur kendisini ağırdan satmanın önemini çok iyi kavramış bir politikacı.
Bir diğer artısı da Torbalı insanını çok iyi analiz etmiş olması.
Kendini ağırdan satma becerisinden yoksun olduğundan dolayı siyaset arenasında puan kaybeden tek isim Atilla Kaya değil.
Bir yıl önce yapılan yerel seçimlerde CHP Belediye Başkan Adayı olarak boy gösteren İbrahim Öz de bu konulardaki tecrübesizliğinin kurbanı oldu.
Şayet İbrahim Öz, adaylığı direkten dönünce kendisini inzivaya çekseydi öyle inanıyorum ki hem halk nezdinde yücelecek hem de önüne çok büyük fırsatlar çıkacaktı.
Fakat İbrahim Öz, o süreçten sonra adeta CHP’liliğini ispatlamak için yarıştı.
CHP İlçe Teşkilatı da kongre delegesi bile göstermeyerek O’nu ödüllendirmiş oldu.
İbrahim Öz,şimdi yerel basında kalem oynatıyor.
Bence eğer politik kariyer düşünüyorsa o da kendisi için hatalı bir hamle.
Bu konuya çarşamba günü devam edeceğiz inşallah…





































