TORBALI’DAKİ intiharlarla ilgili belki pek çok şey söylendi, konu hakkında bilgisi olan da konuştu olmayan da… Geçenlerde Doktor Ahmet ÇİÇEK Bey’in Psikiyatristlerin inti-harları engelleyemeyeceğine vurgu yapan ve sebeplerini de sıralayan bir açıklaması olmuş-tu. Bu görüşe katıldığımı ve yerinde bir tespit olduğunu söylemek istiyorum. Bu sorun sade-ce hekimlerimizin çözmesi gereken bir şey değil, Torbalı’mızdaki tüm yetkililerin en az hekimlerimiz kadar sorumlu olduğu bir konu.
Sizlere başka bir bakış açısı getirerek bu ko-nunun çözümüne dair bir ışık tutmak istiyo-rum. Ben başta olmak üzere herkes birilerin-den çözüm bekliyor. Peki intiharlara teşebbüs edenlerin hiç mi sorumlulukları yok, bu ruh hâlinde olan insanlarımız çözüm için ilk önce kendileri bir adım atmaları gerekmiyor mu?
Atalarımız geçmişte ne güzel söylemişler; “Ağacı kurt, insanı dert yer”, “Derdini söyle-meyen derman bulamaz”, “Duvarı nem,insanı gam yıkar”, “Ağrısız baş mezarda gerek o-lur” gibi sözler de çağımızın en önemli hasta-lığı olan stresin önemine değiniyor.
Atasözlerine baktığımızda,stres en önemli hastalık. Bugün tıp camiası da aynı görüşte. Öncelikle vücut direncini kırıyor. Vücutta stres olduğu zaman bazı maddeler salgılanı-yor, bunlarda vücudun enfeksiyonlara karşı olan direncini kırıyor. Kalp ve şeker hastalık-larına zemin hazırlıyor. Yani “yüreği ferah tutmak hastalıkları engeller” diyor atalarımız.
“Neşe sindirimi kolaylaştırır”, ya da “Derdini söylemeyen derman bulamaz” deniliyor. Eski insanlarında dertleri vardı ama bunu yakınları ile paylaşabiliyorlardı. Günümüzde kimse der-dini yakınları ile paylaşmıyor ve psikiyatriste gidiyor. Bu nedenle günümüzde psikiyatri önemli bir dal hâline geldi ve bu branşın çok hastası var. Özellikle çocuk psikiyatrislerinin çok hastası var. Eskiden anneler çalışmıyordu, anne ve baba evlerinde çocukları ile daha faz-la zaman geçirebiliyorlardı. Şimdiyse çocuk anne ve baba ile yeterince vakit geçiremiyor. Bu da çocuklarda stresi ve psikolojik hastalık-ları arttırıyor. Stres de mide hastalıklarında çok önemli bir faktördür.
Eskiden insanlar ailecek eş, dost ve akraba ziyaretleri yaparlardı, bu da artık mazide kal-dı. Şimdi sadece bayramlarda o da zorla sıkıla ıkına yapılır oldu.
Hatırlıyorum da cümbür cemaat komşumuza gittiğimizde onun çocuklarıyla ne kadar da güzel oynardık, bir yandan büyüklerimiz diğer yandan çocuklar neşe içinde eğlenirdik, stres mi kalır böyle ortamlarda insan düşününce özlüyor.
Şimdi sizlere sorarım bu değerlerini kaybet-miş bir topluma hangi hekim, hangi başkan, hangi yetkili gelse faydalı olabilir. İş ilk önce kendimizde bitiyor. İstediğiniz kadar sosyal tesis yapın,iki tane değil on tane hekim getirin bunlara ilgi göstermiyorsanız,kendinizi sosyal olmak için zorlayamıyorsanız işte sonuçları maalesef böyle acılı oluyor. Elbette hekim de lazım, sosyal tesis ve etkinlik de, onlar olmazsa olmazlar zaten.
Atasözleri bence belirli bir deneyimden sonra çıkmış. Doğru olduklarını düşünüyorum ve tavsiyeleri uygulamak gerektiğine inanıyo-rum. O yüzden diyorum ki Atalarımızın dediklerini kulağımıza küpe yapalım.






















