BİR ışık yakalar ‘pervane böceği’. Sonra etrafında dönmeye başlar. Başımız döner ona baktıkça. Onun başı hiç dönmez.
Işık varsa, pervaneler var…
***
Bindiğiniz minibüsün teybinde ‘arabesk’ bir şarkı.
Yaşamın her rengine sarkmış vurdumduymazlıklar…
Bir göz ucu kadar yakınımızda ‘inleyen nağmeler’.
Kim takar ‘Tekel işçisini’…
Kimin umurunda, küçük küçük mozaiklere dönüştürdüğümüz dev gibi sosyal abideler. Harcaya harcaya bitiremediğimiz o soylu ‘mi-ras’. O kalpaklara arma olmuş muhteşem direniş.
***
Borç bini aştıktan sonra ne fark eder.
Çevirin kafanızı, bakmayın isterseniz…
Yerde kendi bilincini yiyip bitirmiş, ‘müflis tüccar’.
Zeybek oynamaya kalkışan, ’sarhoş lütufkarlar’.
Amele pazarına yakışmayan son model arabalar. Bürüt asgari ücreti masada bırakan ‘bonkör ruhbanlar’.
Sessizliğe saygı duyan, sessiz korolar…
İkinci mevki bilete ’sülüs’ kestik.
‘Narlı’ istasyonunda aktarma var.
‘Teskereli’ döndü askerler.
“Bu vatan için kimimiz öldük, kimimiz nutuk attık”.
Ölen öldüğüyle kaldı. Nutuk atanlara yenileri eklendi.
***
Peki biz bu hâle nasıl geldik?..
Halbuki ne kadar iyi başlamıştı ders yılı. ‘Kolalı yakalarımız’ vardı. Ayna gibi par-layan ‘rugan ayakkabılarımız’. Dişimiz, tır-nağımızla artırdığımız umutlarımız vardı. Sadece kendi ölçülerimize göre diktirmiştik urbalarımızı. Bizim neyimizeydi, ‘el alemin üç koyunu beş keçisi’.
Alfabenin ilk sayfasında: “Yerli malı yurdun malı” yazardı.
İkincisinde: “Borç alan, emir alır” diye ünlerdi.
Üçüncüsünde: “Kurda sormuşlar, boynun neden kalın” diye…
Yıl bitmeden, müjde alfabe bitti…
Her bir şeyimiz var, Allaha şükür. ‘Beyaz eşyadan, mor eşyaya’; ‘A’ vitamininden ‘yumuşak g’ vitaminine kadar. Dizi dizi dizilerimiz. Kalabalık şehirlerimiz. Üflesen yıkılacak binalarımız var.
Cinlikte iğne deliğinden geçecek kadar mahirleştik.
Onurlu yaşam sınavından çaktık birer birer.
‘Sırça köşkler’ yaptırdık…
‘Döşedemedik’…
Sefaleti bir gecekondunun tek göz odasına gizledik.
Adı eskiden tenekeli mahalleydi. Şimdilerde varoş oldu. Ancak çizmeleri ayaklarına çekenler oralara ulaşabiliyormuş.
Bugünlerde çizmecilerde bir telaş…
Satışlar iyi. Allah bereket versin.
***
‘Memleketin genel görünüşü’ bu…
Uzaktan da baksak, yakından da baksak, ‘vaziyet-i ahvalimiz’ bu merkezde.
Çoluk-çocuk, cümbür cemaat, pikniğe gider gibi doluştuk römorkun üzerine. Biz gideriz yol gider.
Sonumuz Allaha emanet…





































