YÖK (Yüksek Öğretim Kurulu) geçtiğimiz Temmuz ayında yaptığı bir açıklama ile Üni-versite Giriş sisteminde değişiklik yapıldığını ve 2010 yılında yeni sistemin uygulamaya ko-nulacağını duyurmuştu. Buna göre sınavlar iki aşamalı yapılacak, YGS’ye (Yüksek Öğretime Giriş Sınavları) bütün öğrencilerin katılması zorunlu ancak; bu sınavda belirli baraj puanını aşan adaylar 2.aşama LYS (Lisans) sınavlarına girebiliyor.. Sınav takvimine göre ise yeni bir düzenlenme olmazsa: YGS 11 Nisan 2010-da, LYS’ler ise, 19-20-26-27 Haziran tarihle-rinde yapılacak. Eski sınav sistemine göre; öğ-rencilerin başarı puanları alan dâhilinde 0.8, alan dışı tercihlerde 0.3 katsayılarıyla çarpıla-rak hesaplanıyordu. Meslek Lisesi öğrencileri ise, sınavsız geçişle kendi alanlarında belirle-nen yüksek okullara gidebiliyorlardı. Bu yıl uygulanacak yeni sisteme göre, Genel Lise, Meslek Liseleri mezunları arasındaki katsayı uygulaması farkı kaldırılarak her öğrencinin başarı puanı 0.15 katsayısıyla çarpılarak he-saplanacaktı. YÖK’ün bu yeni yönetmeliği ve kararı siyasi bulundu ve İstanbul Barosuna ka-yıtlı bir avukat yürütmenin durdurulması için Danıştay’a iptal davası açtı. Bu yeni yönetme-liğin sadece katsayı maddesi iptal edildi. YÖK’ün itirazı Dava İdareler Kurulu tarafın-dan reddedildi… YÖK yeni bir düzenleme yaptı ve sınav kılavuzlarını okullara dağıttı. Öğrenciler, 12 Şubat’a kadar Lise’lere giderek belirlenen kural ve esaslara göre belirli bir ücret ödeyerek başvurularını yaptı.
ÇOCUKLAR KOBAY MI ?
LİSELERİN son sınıfına devam eden bir ta-raftan okul dersleri, diğer taraftan yoğun bir tempoyla günde en az 10 saat ders çalışan öğrenciler bu ülkenin kanunlarına-yönetmelik-lerine, yöneticilerine güvenerek belirlenen ku-rallara göre başvurularını teslim ettiler. Bu iş-lemler devam ederken, aynı konuda bir itiraz daha yapılmış ve Danıştay 8. Dairesi 2. kez katsayı uygulamasını iptal etmiştir. Şimdi YÖK iptale itiraz ediyor. Dava İdareler Kuru-lu’nun kararı düzeltmesi beklenecek.. Sonuç şimdiden tahmin ediliyor. 2.red cevabı gelecek
Eğitim sistemimizde yenilik adı altında, yıllar-ca “Basamaklı Kur Sistemi, Kredili Sistem” vb değişiklikler yapıldı… Bazı uygulamalar o dönemin öğrencilerinin istikbalini söndürdüğü halde ne itiraz eden vardı ne de hak arayan! Oysa son dönemler de, genel de siyasi zıtlaş-maya bağlı o kadar itiraz yapılıyor ki… Allah aşkına bu çocukların günahı nedir? Bunlar ko-bay mı? Öğrencilerle neden bu kadar oynanı-yor? Yapılan itirazların İmam Hatip mezunla-rının yolunu kesmek olarak biliniyor. Bu okul-ların mezunlarının belirli alanlara yönlenmesi belki şeklen önleniyor ama bu ülkede seçkin liselere ve özel okullara devam eden dini değer ve duyguları daha ağır olan o kadar çok imam zihniyetli aile çocukları var ki.. Onların yolla-rını kim kesebilir? Demek ki kat sayı olayı pek önemli değil ve eğitimden anlayan her insan iyi bilir ki, İmam Hatip mezunu bir öğrencinin o korkulan Fakülteleri kazanması çok ama çok zordur. Çünkü meslek okullarında alınan eği-tim ve müfredat diğer liselerden farklıdır. Hu-kuk’un üstünlüğüne tartışmasız inanıyorum ka-rarlara saygı duyuyorum.. Ancak siyasi zıtlaş-ma ve çekişmelerin getirdiği nokta milyonlar-ca insanı mağdur ediyor.
ÖĞRENCİLER HAKLI, BEN TARAFIM
YAZIN tarlada çalışıp harçlığını biriktiren ve asgari ücretle çalışan ailelerin gelirlerinin yarısını dershanelere vererek çocuklarını bu sınavlara hazırlayanların duygularını bu çekişmeleri yaratan siyasi arena kahramanları bilemezler. Danıştay 2. kez iptal kararı veriyor. ÖSYM başvuruları iki gün uzatıyor. Uzatsa ne olur uzatmasa ne olur? Olay vahimdir. Olan öğrencilere ve ailelerine oluyor. Tüketici Hakları yasasına göre alınan her ayıplı mala karşı vatandaşların hakları korunmaktadır. Bu ülkenin çocukları kurallar dâhilinde LGS başvurularını teslim etmişlerdir. Yönetmelik ayıplıysa, bunların bir buzdolabı kadar değerleri ve hakları yok mu? Ne günahları var? Onları yasalar korumayacak mı? Anlaşılan ikinci itiraz da reddedilecek, sınav takvimi değişmeyecek genel liselerin meslek liselerinin katsayı farkı geçen yıl gibi devam edecektir. Bu katsayı uygulamalarıyla ilgili olarak öğrencilerin fazla umutlanmamalarını çok önceden de yazmıştım. Sevgili öğrencilere diyorum ki; büyük umutlara kapılmayın, sabırla bekleyin. Ülkemizde devlet çarkı böyle dönüyor. Ben siyasi düşünmüyorum. Bana taraf mısın diye sorarsanız… Evet, ben mağdurdan yanayım ve öğrenciden tarafım… Ne diyelim…
Sağlık ve sevgi ile kalın…





































