“Bir Söz” : Arkadaşlık güçlü bir bağdır. Paraya ihtiyaç olunca başvurulmazsa, ömür boyu sürer. MARK TWAIN
………………………
Merhaba “Şiirle…” dostları,
Kemal Özer (1935 İstanbul – 30 Haziran 2009) Türk şair, yazar, gazeteci ve yayıncı.Yazıyı yazarken Kemal Özer’i kalp krizinden yitirdiğimiz iletisini aldım ve gruba bildirdim.Kendisi 2nci yeni şairiyken,daha sonra da Toplumcu-Gerçekçi akımın içinde yer aldı.Günümüz en iyi şairlerindendi.
27 Haziran Cumartesi akşamı değerli gazeteci ve radyocu şair dostum Yusuf Ziya Leblebici’nin 20.Sanat yılı ve hem de doğum günü vardı. Benim de katıldığım Pinokyo Cafe Bar,Taksim/İstanbul’da düzenlenen gecede , türküler, şiirler, sıcaklık ve içtenlik vardı.
Sapanca geleneksel Şiir Akşamları’nın 9ncusunu gerçekleştiriyor. 25-27 Haziran tarihlerindeki etkinlikte panel, söyleşi ve şiir okumalarının yapılacağı,Hüseyin Alemdar, Altay Öktem, Lale Müldür, Haydar Ergülen ve Neşe Yaşin’in katılacağı bildirildi.
Enis Batur (28 Haziran 1952, Eskişehir), şair, deneme yazarı, yayıncı. lirik şiirler ve deneysel metinler yazıyor. Yazdıkları ve yaptıklarıyla kimileri için yol gösterici bir ışık oldu. Denemeci kimliğiyle Türkiye’nin ve dünyanın kültür ortamıyla hesaplaşıyor; kendi öğrenme, kurcalama merakının sonuçlarını okurlarıyla paylaşıyor.
Hasan İzzettin Dinamo (1909 -20 Haziran 1989) Akçaabat doğumlu şair, yazar ve çevirmen.Nazım Hikmet’le tanıştıktan sonra toplumcu gerçekçi çizgide şiirler yazdı.
Czesław Miłosz (30 Haziran 1911 -14 Ağustos 2004) Polonyalı Nobel ödüllü şair ve deneme yazarı. Polonya’nın seçkin sınıf ailerinden birinden gelmiştir. Vilnius Üniversitesi’nde hukuk okumuştur. Bolşevik İhtilali sıralarında çocukluğunun bir kısmını Rusya’da geçirmiştir.
Şiirle kalın…
…………………..
“Konu Şairlerden…”
MOR
Aşkınlığın gizli kafesinde barınan nedir,
tortulaşmadan, kaskatı?
Rüzgarın sürüklediği
ışıksızlık diliminde bizi birleştiren ortak çağrışım?
Bir ölünün sesi yoktur oysa, bize ulaşacak.
Ama nedir, en sağır böğrüme saplanan bu sancı?
Ya şimdi, ona doğru uzattığımız el kadar güneş?
Upuzun bir şahin geçiyor üzerimizden,
göğe doğru alçalarak.
Akşamın basamaklarına yönelirken,
gökte mürekkep balığı.
ENİS BATUR
………….
Çınar olursun
İnsanlar yüzüne güler ama
aynalar yalan söyleyemez.
Kandırma kendini boşuna
gözlerin kendini gizleyemez.
Ellerinin titrekliğini farkedersin
‘ruhum hala çocuk’ desen de
alnındaki çizgileri gerdiremezsin…
Kendi ilkelerinin içinde mert
karşındaki düşmanına namert
iltifatlara göz kırpıp
gerçeklere sert durursun
zaman akıp gittikçe
her yaşında bir çınar olursun…
Yusuf Ziya Leblebici
……….
MEYDAN OKUMAK
Bizde neden ağlayan bir Fuzulî çıkmış
Şimdi anlıyorum bunu derinden.
Kaç Fuzulî, Fuzulî olmadan önce
Kahrolup gitmiştir üzüntülerinden.
Öyle çekmişim ki
Artık benden sonra
Birkaç satırımın yaşaması bile
bana vızgeliyor.
Artık bahçemdeki yemişlere
ne güleryüzlü bir dost
ne hırsız geliyor.
Demek, diyorum, bu duruma gelirmiş
budana budana bir şair.
Ölümsüzlüğe sırtını dönmüş şiir
Artık acıya meydan okuyabilir.
HASAN İZZETTİN DİNAMO
……………….
DÜŞÜŞ
Bir insanın ölümü, güçlü bir ulusun düşmesi gibidir:
Geçmişte kalmıştır yiğit orduları, kaptanları, yalvaçları,
Görkemli limanları, denizlerde egemen gemileri,
Ama artık o ulus, kuşatılmış kentleri kurtaramaz,
Antlaşma yapamaz başka uluslarla;
Kentleri boşalmıştır, halkı darmadağın,
Devedikeni kaplamıştır eskiden ekin dolu topraklarını,
Ülküsü unutulmuş, dili yitip gitmiştir:
Bir köy ağzı kalmıştır ta yükseklerde, dağ başlarında.
Czeslaw MİLOSZ
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
Bildiri
Yürüdüğün vakit seninle birlikte yürüsün diye
kentlerdeki daracık sokaklar,
geniş alanlarına çıksın diye alınterinin,
yürüdüğün vakit değişsin diye dünya,
ve yaşam mutlu bir türkü olsun diye
dağlarda tek tek yakılan bu ateşler.
Kemal Özer









































