Ana Sayfa » SAĞLIK » Tarlada çalışıp kazandıkları ile diyetisyene gidiyorlar

Tarlada çalışıp kazandıkları ile diyetisyene gidiyorlar

Tıp Merkezi’nde görevli 28 yıllık diyetisyen Suzan Gerdan, meslek hayatının en ilginç günlerini Torbalı’da yaşıyor. Gerdan: Genellikle ekonomik durumu iyi olan meslek sahibi kadınlar diyet yardımı alırdı. Ama Torbalı’da tarlada çalışan birçok kadın bize geliyor.

ŞİŞMANLIK günümüzde hemen hemen tüm kadınların kabusu olmuş durumda. Eğitim, kültür, ekonomik durum, sosyal hayattaki konum fark etmeden tüm kadınlarda bulunan ‘iyi bir vücuda sahip olma isteği’ son dönem diyetisyenlere olan ilgiyi arttırmış durumda. Koca karı ilaçlarından, Seda SayanSibel Can diyetlerinden, komşu tavsiyelerinden medet uman kadınlar, artık daha da bilinçlenmiş durumda. Diyetisyen ile Torbalı Tıp Merkezi sayesinde tanışan Torbalılı kadınlar da zayıflama ve sağlıklı beslenme için işin uzmanını tercih ediyor. Tıp Merkezi’nin kadrosunda yer alan Diyetisyen Suzan Gerdan, mesleğinin en iddialı isimlerinden. 28 yıllık tecrübesi bulunan Suzan Gerdan, “Zayıflatamayacağım insan yok” diyecek kadar iddialı. 18 yaşındaki kilosu ile 52 yaşındaki kilosu arasında sadece 3 kg kilo fark olan Suzan Hanım, formunu koruma yollarını da gazetemizle paylaştı. Birçok ilde ve metropol ilçelerde görev yapan Gerdan’ı, Torbalı oldukça şaşırtmış durumda. “Metropolde genellikle kariyer sahibi veya ekonomik gücü yerinde kadınlar bize gelirdi. Burada yevmiyeye giden kadınlar zayıflamak için geliyor. Şalvarlı bir kadının da zayıflama isteğinde olması beni çok mutlu ediyor” diyen Gerdan, Torbalılıların zayıflama azminden son derece memnun.

KİŞİYE ÖZGÜ DİYET PROGRAMI

HACETTEPE Üniversitesi mezunu olan, eğitim bilimleri alanında mastırını tamamlayan Suzan Gerdan, 28 yıllık meslek hayatında mesleği ile ilgili bütün alanlarda görev yapmış bir isim. Emekli olduktan sonra dermokozmetik danışmanlığı yapan Gerdan, şimdi Torbalı Tıp Merkezi’nde görev yapıyor. Görev alanı hakkında kısa bir bilgi veren Gerdan, “Gelen hastanın fiziksel görüntüsünden kan tahlillerine kadar tüm tetkiklerini yaparak kişinin yaşantısını, ekonomik gücünü, sağlık problemlerini değerlendiriyoruz. Özel ölçüm cihazından aldığımız verilerde yağ, kas ve sıvı parametrelerini temel alarak tamamen kişiye özgü aylık ideal zayıflama programı hazırlıyoruz. Listelerimiz, sağlıklı beslenme kurallarına uygun olduğu kadar kişinin damak tadına ve yaşantısına uygun olarak da hazırlanıyor. Hastanın öyküsünü dinliyoruz mesela. Sağlık problemleri, geçirdiği hastalıklar bile diyet programında çok önemli” dedi.

5 KİLO VERİP 10 KİLO ALANLAR VAR

MESLEĞİNDE çok iddialı olduğunu, kendisine başvuran kişiler arasında zayıflatamadığı hiç kimsenin olmadığını söyleyen Suzan Gerdan, son 3 ayda 21 kg veren hastalarının olduğunu ifade etti. Diyette en önemli hususunun kiloların yeniden alınmaması olduğunu söyleyen Gerdan, bu konuyla ilgili de ilginç tespitlerde bulundu. Gerdan, “Zayıflama diyetlerinde kişilerin bir miktar kilo verip tıkanması veya verdiği kilonun 2 katını alması gibi durumlar sık yaşanıyor. Bunun sebebi zayıflama sırasında yağ yerine kas veya sıvı kaybetmeleridir. Vücudumuzda enerji kullanan kaslarımızdır. Dolayısıyla yağ yerine kas kaybederek günlük kullanılan enerji miktarını düşürüyoruz. Daha sıkı bir diyet yapmak zorunda kalıyoruz. Böyle olunca kişi zorlanıyor ve öyle bir noktaya geliyor ki diyet yapsa bile zayıflayamıyor. Demorolize oluyor. Kaçamak yapmaya başladığı anda da kilolarını yeniden geri alıyor. Biz buna YOYO diyeti diyoruz. 5 verip 10 geri alma diyeti yani.” dedi.

MAKARNA İLE ZAYIFLAMA MÜMKÜN

“MAKARNA şişmanlatır; meyve zayıflatır” gibi klişelerin doğru olmadığını söyleyen Gerdan, “Öyle bir miktar var ki makarna da zayıflatır, meyve de şişmanlatır.  Süt ve yoğurt yiyerek şişmanlayanlar var. Bu yüzden en ideali her şeyden az yemek. Örneğin bir çorba kaşığı fazla yağ (zeytinyağı dâhil), 1,5 dilim ekmek demek. Kilo almamak için salata yerken 1 kaşık yerine 3 kaşık yağ koyarsanız, 3 dilim ekmek yemiş olursunuz. Bunun yanı sıra 1 kişinin kullandığı şekeri sıfıra indirmesi, yağı da 3 tatlı kaşığına indirmesi bile 2 kg zayıflaması demektir. Zayıflama işi tamamen matematiksel bir durum. Ben karşıdan bir tabağa bakarak yemeğin kalorisini hesaplayabiliyorum. Bütün bildiklerimi hastalarıma anlatıyorum. Ben inandığım için onlar da inanıyor ve başarıya ulaşıyoruz. Torbalı’da bu anlamda mucizeler yaratacağım. İnanın zamanla civar illerden bile insanlar sağlıklı beslenme ve diyet için Torbalı’ya gelecekler” dedi.


SEFER TASINDA DİYET MENÜSÜ!

BİR diyetisyen gözü ile Torbalı’yı da değerlendiren Suzan Gerdan, ilçede meslek hayatında bir ilke şahit olduğunu söyledi. Torbalı’daki hasta profilinin biraz farklı olduğunu, hatta kimi zaman buna şaşırdığını söyleyen Gerdan, “Metropollerde genellikle zengin diye tabir ettiğimiz kişiler diyetisyene gidiyor. Doğrusu bu değil ama genel durum böyle. Torbalı’da yevmiyeye giden kadın hastalarım var. İnanın bazen paralarını alırken üzülüyorum. Bir yandan da bilinçli olmalarına seviniyorum. Amele olan, şalvar giyen bir kadın şişman olmak zorunda diye bir şey yok. Onlara sefer tası diyeti veriyorum. Tarlada yiyebilecekleri bir liste hazırlıyorum” dedi. Gerdan, çocuk hastalarının da çok olduğunu sözlerine ekledi.

KADINLAR KİMİN İÇİN ZAYIFLIYOR?

ZAYIFLAMAK isteyen kadınların 3 gruba ayrıldığını söyleyen Gerdan, “Her kadın ayrı sebepten geliyor. Sosyoekonomik durumu iyi düzeyde olanlar, kendisi için zayıflamak istiyor. Orta düzeydekiler çevresine ve komşularına güzel görünmek için; eğitim ve kültür düzeyi düştükçe de genellikle eşleri için zayıflamak istiyorlar. Bence sebep ne olursa olsun herkes ideal kilosunda olmalı. Halkımız genellikle diyetisyene geç geliyor. Bütün yöntemleri deneyip, metabolizmasını bozduktan sonra bize geliyorlar. Biz de önce tamir edip sonra hedefe ulaşıyoruz.” dedi. Şişmanlığın, toplumda kimi zaman kişinin geleceğini bile etkileyebildiğini söyleyen Gerdan, İstanbul’da üniversite mezunu iyi derecede İngilizce bilen bir hastasının, ancak 90 kilogramdan 62 kiloya düştükten sonra iş bulabildiğini belirtti.

SEDA SAYAN, SİBEL CAN DİYETİ SAĞLIKLI MI?

BAŞTA ev hanımları olmak üzere birçok kişi-nin ekrana çıkan ünlülerin diyet programla-rına aldandığını söyleyen Gerdan, “Beslen-me bir bilim dalıdır. Eğitimi almış kişiler ta-rafından program uygulanmalıdır. Tıp Fakül-tesi mezunu hekimler bile diyet önerisinde bulunma yetkisine sahip değilken Seda Sa-yan, Sibel Can veya Tülin Şahin’i dinlemek çok zararlı. Ben yaptım oldu, bu iş olmaz. Bi-linçli zayıflamak çok önemli. Aksi takdirde zayıflarken saç dökülme, kansızlık hatta ö-lümle sonuçlanabilecek hadiseler yaşanır” şeklinde konuştu.

DİYETİSYEN FORMUNU  NASIL KORUYOR?
52 yaşında olmasına rağmen gayet formunda bir görüntüsü olan Suzan Gerdan, 18 yaşından bu yana sadece 3 kilogram aldığını söyledi. Formunu nasıl koruduğunu anlatan tecrübeli diyetisyen, “En doğrusu hastalanmadan tedavi olmaktır. Eğer kilonuz, normal kilonuzun birkaç kilo dışına çıktı mı, fiziğiniz de değişiyor. Ben günde 2 litre su içiyorum.Haftada 3-4 gün spor yapmaya özen gösteriyorum. Örneğin, eşimle akşam saat 23.00’te yürüyüş yaparız. Her şeyi yiyorum; ama dozunda. Zayıflatan ve şişmanlatan yiyecek diye bir şey yok. Ne kadar yediğiniz önemli”

css.php