BüyükTorbalı Gazetesi

Ters bir açı

bulent-demiralan-bTARİHİMİZDE aydınlanmamış çok şey var de-sem her halde pek ses çıkaran olmaz diye düşü-nüyorum. Aydınlanmamıştan ziyade tarihte pek çok bilinmeyen olgunun var olduğunu biliyo-ruz. Ama şahsen benim bilip de daha doğrusu bildiğimi zannedip de şu an kesin biliyorum bu böyledir diyemediğim birçok şey karşıma çık-maya başladığını açıkça itiraf etmek istiyorum.
Bunlardan birini burada paylaşmak istedim.
Bir köşe yazısınından bir bölümü buraya aynen aktarıyorum.
“Karamanoğlu Mehmet Beyin 1277 tarihli fermanında geçen şu cümle her kesin bilgisindedir. Bu günden sonra divanda, dergahta, bergahta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka bir dil kullanılamayacaktır.”
İfade çarpıcı Moğol egemenliğindeki Selçuklu yönetimine baş kaldıran Mehmet Bey kendisini Türkçe’nin hamisi ilan etmektedir. Türkçe’den başka dilleri yasaklayan Mehmet Beyin ve dev-letinin akıbeti üç yıl sonra Karaman Beyi 37 yaşında öldürülmüş, devleti Osmanlı beyliğine – ki Osmanlı beyliği ondan çok daha küçük bir beylikti- arada bir gaile çıkartmak dışında tarih-te esaslı bir rol oynamamıştır. Aynı tarihsel dö-nem içinde Söğüt’e yerleşen ama Türkçe dı-şındaki dillere de saygı gösteren Osmanlı Beyliği ise cihan imparatorluğu kurarak tam 600 sene hüküm sürmüştür. Tarih boşuna ya-şanmadığına göre sonuca bakmak lazım.
Türkçe Osmanlı Devleti ile Balkanlara Üsküp’üni Saray Bosna’nın sokaklarına yer-leşmiştir.
Kısacası Karamanoğlu Mehmet Beyin getirdiği yasağın ne kendisine ne devletine ne de Türk-çeye hiçbir faydası dokunmamıştır.

BEN ÇÖZEMEDİM ?

YUKARIDAKİ paragraf bir köşe yazısından alıntı. Kısacası bana ait değil.
Öyle veya böyle bu topraklarda Türkçe’nin yerleşmesine vesile olan cennet mekân Kara-manoğlu Mehmet Beye saygı ve hürmetlerimizi sunarak önünde eğilmek gerekir. Ancak yazıda bu zata saygısızlık yapmaktan ziyade çok farklı bir tespit yattığı gözüküyor. Benim hiçbir za-man aklıma gelmeyen veya gelmeyecek olan bu tespitte mantalite farklılığı olduğu Osman-lı’nın bakış açısındaki farklılık ile çok daha büyümenin mümkün olduğu ve bu büyüme ile Türkçeye çok daha fazla hizmet ettiği söylen-meye çalışılıyor.
Aynı yazıda bir başka tespit daha var. Aynen aktarıyorum: “1514 de Çaldıran’da karşı karşı-ya gelen iki ordudan hangisinin Türk ordusu olduğu tartışmalıdır. Her iki ordudaki savaşan-ların ana dillerine bakarak İsmail in ordusuna Türk ordusu demek gerekir. Yavuz un ordusu Balkan topluluklarının ve Kürtlerin yer aldığı ordudur. İsmail saf Anadolu Türkçesi ile şiirler yazmakta Yavuz ise Farsça divan sahibidir.
Şayet bu savaşı bizim padişahımız olan Yavuz kaybetseydi – ki kıl payı kazandı- bu gün iftihar ettiğimiz bir tarihimiz olur muydu?
Çaldıran’daki kritik Kürt desteği Ortadoğu’da koca bir Türk imparatorluğunun kapılarını açmıştır.
Yavuz’un Kürtlere verdiği özel statü kalıcı bir uyum yaratmıştır. Bu uyum Ortadoğu denkleminin yıllar süren anahtarı da olmuştur. Tarih bize Türk ün Kürtsüz, Kürdün Türksüz huzur bulamadığını gösteriyor.
İki tarafında kaderi diğerinin saadetine bağlı.”

DÜŞÜNMEK LAZIM MI ?
YAVUZ da Şah İsmail de bizim insanımız, öyle veya böyle bizim değer verdiğimiz tarihimiz. Onlara saygısızlık yapmak veya eleştirmek ne haddimize. Özellikle Yavuz gibi Şah İsmail de birçok meziyetleriyle benim takdir ettiğim bir kişilik
Yukarıda bana ait olmayan tespitlerde yazar zannediyorum büyük devlet olmanın tespitlerini yapmaya çalışıyor.
Bunu yaparken de tarihi ve çok değer verdiğimiz başımız üzere olan şahsiyetlerden ve mantalite farklılıklarından örnekler veriyor.
Zannediyorum tarih ibret çıkarmak için kullanılmadığı takdirde hiçbir anlam taşımayacaktır diye düşünüp buna uygun çıkarımlar yapıyor.
Şu an bu topraklarda Türk’ü, Kürdü, Arab’ı, Sünni’si Alevi si ile bir arada yaşamamızın sırrını da bu şekilde büyük düşünüp her kesin konumuna saygılı olma, onun özel alanları olan dili, dini, ırkı, töresi gibi unsurlara saygı gösterme ve kabullenme ile başarıldığına inanıyor.
Yazarın ne yazdığı değil, söylediklerinin düşünülmesi gereken şeyler olup olmaması önemli olanı.
Ben şahsen Hiçbir tarihi şahsiyete en ufak bir saygısızlık yapılmaksızın tarihin aydınlatılması ve aydınlatılırken de geleceğe yönelik çıkarımlar sağlanarak bunun başarılması gerekliliği üzerinde duruyorum…

Okunma Sayısı: 130 | Yazdır Yazdır |
  • Paylaş
mytorbali.com
Translator
Turkish flagItalian flagEnglish flagGerman flagFrench flagSpanish flagJapanese flagArabic flagRussian flagGreek flagDutch flagHebrew flagIndonesian flagSlovenian flagUkrainian flagVietnamese flagAlbanian flagMalay flag