Ana Sayfa » YAZARLAR » Necdet İÇEL » Tiyatro üstâdı Abdullah Kars
necdet-icel-b

Tiyatro üstâdı Abdullah Kars

USTALIK, hüner, marifet diye ele alabileceğimiz sanat; bir insanın, hayal gücünün sınırlarını zorlayarak, bütün becerilerini ortaya koymasıdır. Sanat, maddi veya zihni bir iş ve çabada izlenen düzenli ve özel yolyöntem diye tarif edilmiştir.
Sanat; insanın el becerisiyle yaptığı şeyler, gözlem, çalışma veya uygulama yoluyla gerçekleştirme tarzı, bir etkinliğin gerçekleşmesi veya belli bir işin yapılmasıyla ilgili yöntem, bilgi kurallarının yapılan iş, meslek tamamı diye de tarif edilmiştir.
Sanatkâr ise herkesin duyduğunu, gördüğünü, hissettiğini, düşündüğünü, farklı şekilde duyan, gören, hisseden, düşünen ve yorumlayandır. Sanatkâr görülmeyeni gören, duyulmayanı duyan, yapılmayanı yapabilen kimsedir.
Sanatkâr, ürettiği ve ortaya koyduğu kendine has sanatının içine toplumu çekebilen, toplumu etkileme ve şekillendirme gücüne sahip, kişiliğini ve simgesini koruyan ve bunu yaparken de toplumun fikirlerini ve duyarlılıklarını belirleyen müstesna insandır.
Sanatkâr, geçmişin mânâ huzmelerini günüyle buluşturup, geleceğe yelken açmada toplumun en yüksek gökdelenidir.
Sanatkâr, yaratıcı değil icad edicidir. Toplumun sıkıntılarını huzura dönüştürmesini bilendir.
Sanatkâr, diliyle hakikatlere tercüman olup, kulağa hitap etmenin yanında beden diliyle, sahne lisanıyla da göze ve ruhlara hitap edebilendir.
Sanatkâr, toplumun kültürünü, harsını, irfanını temsil eden ve bunu gelecek nesillere aktaran inciden, zebercedden bir köprüdür.
Sanat dalları içinde en öne çıkanlardan bir tanesi de “Tiyatro”dur.
Tiyatro, Yunanca’da “seyirlik yeri” manasında “theatron” dan türetilmiştir. Kelime Yunanistan’dan geldiği gibi “tiyatro” gösterileri de Tanzimat ile batıdan gelmiş ve bizleri batılılaştırmak isteyen bir olgu olmuştur.
Bizim dünyamızda sahneye aktarılacak on binlerce gerçek vardır. Kahramanlarımız, şehitlerimiz, ehli keramet tasavvuf büyüklerimiz, fetihlerimiz…
Milletimizin tiyatro ile tarihimizden ilham alarak, asrın idrakine aktararak, geleceğimizi şekillendiren büyük tiyatro sanatçılarına ihtiyacı vardır. Bu büyük tiyatro üstâdlarından birisi Abdullah Kars’tır.
Abdullah Kars 1938 doğumludur. 1985 yılına kadar Üstâd Necip Fazıl’ın senaryosunu yazdığı “Hz. Ömer’in Adaleti”, “Yunus Emre”, “Duaların Gölgesinde”, “Fedâkâr Subaylar Kore’de”, “Ashabı Kehf”, “Şeyh Şamil”, “Onlar Böyleydi”, “Yazılmayan Eser”, “Derman Dert Babası”, “Mukaddes Emânet” gibi oyunlarını 14 bin defa sahneye koydu, oynadı.
“Hz. Ömer’in Adaleti” adlı oyunu iki bin elli beş defa sahneledi. Almanya’nın farklı şehirlerinde elli beş defa oynadı.
Abdullah Kars doğuştan tiyatrocudur, dört yaşında başladı tiyatroya.
Şimdilerde Torbalı’nın Ortaköy mahallesinde ikamet edip, o bölgeyi şereflendiriyor.
Abdullah Kars benim can dostumdur. O Mevlânâ ise ben Şems’im, ben Mevlânâ isem o Şems gibidir…
15 Ocak 2011 Cumartesi akşamı Ayrancılar beldesindeki muhteşem salonda, Torbalı Belediye Başkanı değerli, gayretli İsmail Uygur bey’in desteğiyle sahnelediği, Üstad Necip Fazıl’ın senaryosunu yazdığı “Yunus Emre” oyununu bir defa daha zevkle, heyecanla seyrettik.
Destek veren Başkanımız İsmail Uygur beyefendi’ye teşekkür ediyor, bizleri gözyaşlarına boğan ve başka alemlere götüren tiyatro üstâdım Abdullah Kars ağabeyime hayırlı uzun ömürler diliyor, Torbalı, İzmir, Ege ve bütün Türkiye’nin Abdullah Kars beye sahip çıkacağını ümit ediyorum.
Binler teşekkürler Abdullah Kars ağabey…

css.php