BURSA ve Gaziantep ülkemizin en önemli sanayi kentleri arasında yer almaktadır. Birisi Marmara’nın, diğeri de Güneydoğu’nun yıl-dızı sayılan bu iki şehrimizin ekonomik kal-kınmadaki rolü herkes tarafından kabul edil-mektedir. Ekonomin can damarı sayılabilecek bu iki ilimiz gelişimi ve yaşam tarzı ile göz kamaştırıyor.
Özellikle Antep’in son yıllarda kazandığı iv-me birçok kente örnek olabilecek nitelikte.
Bu iki şehrimizin sokaklarında karşılaştığınız herhangi bir insana “Nerelisiniz” diye sorun, alacağını cevap “Gaziantepliyim”, “Bursalıyım” şeklinde olacaktır.
Hâlbuki öyle değil. Bu şehirlerimiz kozmo-polit yapısı ile öne çıkan yerleşim yerleridir. Doğu ve Güneydoğu’daki sıkıntılar sonucu Gaziantep cazibe merkezi hâline gelmiş ve bölgesinden yoğun bir göç almıştır. Aynı şe-kilde Bursa’da Anadolu’dan yoğun göç alan illerimiz arasında yer almaktadır.
Bu 2 şehrin yerlisi yok denecek kadar az ol-masına rağmen sokaktaki herkes kendisini o ile ait saymaktadır.
İzmir’in sokaklarında yapılan bir ankette “nerelisiniz” diye sorulduğunda sadece % 15 lik bir kesim “İzmirliyim” cevabını vermiş. Geri kalanlar “Konyalıyım”, “Mardinliyim”, “Denizliliyim”, “Diyarbakırlıyım”, “Trabzonluyum”, “Afyonluyum” vb… şeklinde cevaplar vermiştir.
İnanıyorum ki Torbalı’da benzer bir anket ya-pılsa “Torbalılıyım” diyenler azınlıkta çıkar.
İzmir’deki neticeler Torbalı’da da çıkar.
Torbalı son 20 yılda bir göç bölgesi haline gelmiştir. 30 yıl önce 15 bin nüfusa sahip iken bugün 120 bin sınırına ulaşmış durumda.
Bu kente dışarıdan gelenler önemli bir yer edinmekte. Bunu kabullenmek ve gelene ‘Torbalılıyım’ dedirtebilmek gerekiyor. Tıpkı Bursa ve Gaziantep’de olduğu gibi. Bunun için çalışmalar yapmak, ‘ayrımcı’ söylemlerden kaçınmak gerekiyor. ‘Yerli’ veya ‘eşraf’ ola-rak tanımlayabileceğimiz insanımızın bu ko-nuda öncülük yapması gerekirken zaman za-man ayrımcı bir takım politikalara şahit olu-yoruz. Hatta bazen komikliğe varan bazı olaylar da olmuyor değil. Mesela 30 yıl önce Anadolu’dan ilçemize göç eden bir kişi ken-disini ‘yerli’ olarak görüp yeni gelenleri ‘ya-bancı’ olarak tanımlayabiliyor.
İlçemizin yerli ailelerinden bir büyüğümüz “Torbalı’da 20 yıl sonra yabancıya selam ve-rilir. 30 yıl sonra merhaba edilir” şeklinde bir söz söylemişti. Bu sözü genelleştirmek doğru olmayabilir ama gerçeklik payı olduğu da muhakkaktır.
Ama her ne şekilde olursa olsun bu düşünce yanlıştır. Eğer bu ilçeye göç etmiş, burada yerleşmiş, rızkını temin etmeye başlamışsa ar-tık o kişi bu ilçenin asli bir ferdidir.
Doğduğu yer değil, doyduğu yerin evladı hâ-line gelmiştir. Önemli olan herkesin “Torba-lılıyım” diyebilmesidir.
YERLİ DE KENDİNİ YERLİ GÖRMÜYOR
AMA bu konuda o kadar sorunlu bir durumu-muz var ki 50 yıl önce gelene “Nerelisiniz” diye sorduğumuzda da ilginç cevaplar alıyo-ruz. “Yugoslav göçmeniyim” “Davazlıyım”, “Arnuvutum”, “Giritliliyim”, “Selanikliyim”, “Göçmenim” cevaplarını alıyoruz. İlçenin yerlisi de kendini ‘yerli’ olarak görmüyor.
Bu durumda Torbalılı olma meselesinin ne kadar vahim durumlarda olduğunu gösteriyor.
Bir de olayın sanayici boyutu var, o daha da sorunlu. İlçede yaklaşık 700 fabrika var bu fabrikaların sahipleri de Torbalı’da oturmadık-ları gibi kendilerini Torbalılı olarak görmüyor-lar. Aslında onlarda Torbalı’da doyuyor. Torbalılı olmaları gerekmez mi?
Farklı etnik kimliklere sahip olmak veya deği-şik şehirlerde doğmak bu ilçe için bir zen-ginliktir. Ama ortak payda bu ilçeli olabilmek-tir. Torbalılık şuuru oluşmaya başladığında inanıyorum ki daha büyük gelişim yakalayaca-ğız. Daha büyük başarılarımız olacak, daha büyük kazanımlar elde edeceğiz. Bu köşede farklı yerel konulara ilgi çekmeye çalışıyoruz. Son birkaç aydır yazdığımız yazılar kadar bu yazımız da önemlidir. 10 yıl önce bu ilçeye ge-len yabancı oluyor. 50 yıl önce gelen de ken-dini Torbalılı olarak görmüyor. Bu düşünceyi yıkacak çalışmalara ve anlayışa ihtiyaç var.
Bu konu üzerinde kafa yorup sosyal bir takım çalışmalar yapıldığında inanıyorum ki elimizde daha farklı neticeler alınacaktır.
Herkesin Torbalılıyım diyebildiği, ortak bir paydada buluştuğu, hoşgörünün hâkim olduğu bir Torbalı hepimiz için daha yaşanabilir bir kent anlamına gelmektedir. Bu haftalık bu kadar sağlıcakla kalın..
* 6 Eylül 2009 tarihli köşe yazısı…





































