BüyükTorbalı Gazetesi

Ülkenin çivisi çıkmış

mustafa-yetkil-bANALARIMIZ söylerdi bu sözü, olumsuz ve şaşır-tıcı olaylar karşısında kaldıklarında, Dünyanın çivi-si çıkmış, diye.. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 86. kuruluş yıldönümü etkinliklerinde Atatürk’ün ebedi-yete intikal ettiği mekân Dolmabahçe Sarayındayız. Vali, Ordu komutanı, Emniyet Müdürü ve diğer dai-re amirlerimiz de oradalar. Sahnede dev bir pasta. Bu dev pastanın içinden molan fört şapkası ve sır-tında peleriniyle Atatürk çıkıyor. Olay medyaya yansıyınca halk tepki gösteriyor, iş büyüyor. Soruş-turma aşamasına varmış. Valilik açıklama yapıyor: “Pastadan çıkan Atatürk ile ilgili soruşturma İç-işleri Bakanlığından gelecek talimata kadar dur-durulmuştur.” Ne kadar ABD ye benzer olduk. ABD’liler yaparmış bu tür kutlamaları. Genellikle de yaş günü partilerinde, pastadan bir kadın çıkar ve striptiz yaparak soyunurmuş… Olayda bir kasıt olduğunu zannetmiyorum. Fakat hayatın her anı mana doludur. Bazen sesimizi duyurmak için sus-mak gerekir. Anam sağ olsaydı, “Dünyanın çivisi çıkmış” derdi.
* * *
“Kürt açılımı için; ABD ve AB’nin önerileri doğrul-tusunda Türk ve Kürt burjuvazisi anlattı, demiştim geçen yazımda. Ne anaların gözyaşı, ne gaziler ne de karakaşlı yeşil gözlü kürt kardeşlerimiz emper-yalizmin umrunda değil. Adına “Demokrasi Açılı-mı” denilerek yapılanların Türk ve Kürt emekçile-rine, köylümüzün, küçük esnafımızın yaşamına katkı sunacağını sanmıyorum. Düzen değişmeye-cek. Kürt ve T ürk ağaları sistemlerini sürdürecek. Filler tepişirken çimenler ezilecek yine. Barışa karşı bir tavrım ya da tutumum olduğu zannedilmesin. Ülkemizde, bölgemizde ve dünyada barışı savunan-lardanım. Emek eksenli bir barışı.
30 Ekim günü Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Barzani ile görüşmek için Dış işleri bakanı Ahmet Davutoğlu ve Zafer Çağlayan birlikte gitmişler. Yanlarında yetmişe yakın işadamı. Milyonlarca do-larlık iş hacminin arttırılması için görüşmüşler. Bu barış alanı, daha önceden belirlenmiş bir oyun gibi. Dar alanda kısa paylaşmalar yapacak olanlar hemen sahaya indiler. Oysa barışa “Mola” verilmişti. Glo-bal sermaye ile milli burjuvaziler birlikte oynuyor-lar. Musul ve Kerkük’te konsolosluklarımız açılır-ken Barzani’ni iki yıl önce Kerkük sorunu ile ilgili sözlerini düşündüm. ABD’nin demokrasiyi getirmek için girdiği Irak’a bakınca yıkıldığını görürsünüz. Bizde inşası için gidiyoruz. Peki, Irak’ı ABD yıkmadı mı? Bir koyup beş almak buna mı deniyor? Siz ne dersiniz? Dünyanın çivisi çıkmış.
* * *
Siyasetimizin önemli dönemlerine imza atan ANAP, DP ile birleşti. 20 Mayıs 1983′te 12 Eylül sonrası kurulmuştu. Üç Başbakan, bir Cumhurbaşkanı çı-karmış, yüzde 45 oy alıp tek başına iktidar olmuş bir siyasi parti tüzel kişiliğini sonlandırıp demokrat parti (DP)de birleşti. Bu birleşmeyi merkez sağda önemli bir adım olarak görüyorum. Sol ve sosyal demokrat partilerinde böyle bir birlikteliğe ihtiyacı olduğunu ve bu sıcaklığın yaratılması gereğine ina-nıyorum. Atalarımız birlikten kuvvet doğar, demiş
* * *
Gazeteciler İran’da Başbakan’a sormuşlar. “Yüzü-nüzü Doğu’ya mı döndünüz?” Başbakan yanıtla-mış. “Bir yüzümüz Doğu’ya, bir yüzümüz Batı-ya dönük!” “AKP iktidarı yüzünü hiçbir zaman Batı’ya dönmedi” ve “Avrupa Birliği (AB) başından beri bir numaraydı.” Diyenler de var. Böyle ikiyüz-lü dış politika olur mu? Anlaşılan Atatürk döne-minde olduğu gibi onurlu, tarafsız ve tavizsiz bir dış politika sürdüremiyoruz. Halk değişiyle “Ne İsa’ya ne Musa’ya” yaranamayacağımız bir siyasi söylem değimlidir?
* * *
Pazar günü Başbakan yine bir nikâha şahitlik etti. Yeni evlilere “Üç çocuk yapın!” telkinini yineledi. Gerekçesini açıklarken de; “Hindistan bir milyarı aşan nüfusuyla dünyanın en zengin ülkelerinden biri, Çin de öyle. Japonya 150 milyon nüfusa rağ-men zengin bir ülke” dedi. Başbakan zenginleşme-yi nüfus artışına bağlıyor. Belçika, Hollanda, Dani-marka, İsveç vb ülkelerin varlığını biliyor mu? Ül-kenin gelişmişliğinin ölçütü, ürettiği demir-çeliğin değerlendirilmesi teknolojik gelişmişliği ile oran-tılıdır. Nüfusla değil. İnsan haklarının evde başla-masıyla orantılıdır, çocuk sayısıyla değil! Sağlık ve eğitimdeki sözde değişim politikalarıyla ticaretleş-meye gidilirken, sosyal devlet anlayışı yok sayılır-ken insanımız bakamayacağı çocuğu niçin yapsın? Hem Başbakan çocuklarını okutamayınca dostları okutmadı mı O’nun çocuklarını? Vatandaşımız; iş, aş derdinde. Gençlerimizin yarısı işsiz. Boşanmalar artıyor çocuklara kim bakacak? Bırakın bu söylemleri Allahınızı severseniz.
* * *
Genetik yapısı Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) ın ülkemize girmesi yasak değil. GDO’lar insan ve hayvanların, bitkilerin güvenliğini bozuyor. Çocuk-larımızın bağışıklık sistemi bozulacak. Gençlerimiz değişecek birkaç kuşak sonra. Kabak çekirdeğinden karpuz, hıyardan kavun, farklı domatesler yetişe-cek, yiyeceğiz. Dünya bu bombalara karşıyken biz serbest bırakıyoruz. Dünya organik tarımı savunur-ken hükümetin böyle bir durumu onaylaması yavaş yavaş çocuklarımızın ölüm fermanını onaylamakla eş değerlidir. Ben Aslanlar domatesini, Ahmetli biberini, Bozköy bamyasını, Yerli darımızı ve karasığırlarımızın etini geri istiyorum. Ülkemi istiyorum, çivisi çıkmadan.
* * *
1988–2002 yılları arasında onbir hükümet değişmiş. İşsizlik oranı yüzde 7.34 olmuş AKP döneminde 12.14. kişi başına düşen borç ikibin lira’dan altıbin lira’ya yükselmiş. Dış ticaret açığı onmilyar dolar-dan yetmiş milyar dolara yükselmiş. Vatandaşın kredi kartı borcu Ekim 2009 itibarıyla 120 milyar liraya ulaşmış. Ülkenin çivisi çıkmış değer yargıla-rı, ahlaki çöküntü hat safada. Boşanmalar, soygun-lar, çeteler, intiharlar katlanarak artıyor. AKP iktida-rında düzgün giden bir şey yok. Başınızı ellerimizin arasına alıp düşünmeliyiz. Hoşça kalın dostça kalın.

Okunma Sayısı: 68 | Yazdır Yazdır |
  • Paylaş
mytorbali.com
Translator
Turkish flagItalian flagEnglish flagGerman flagFrench flagSpanish flagJapanese flagArabic flagRussian flagGreek flagDutch flagHebrew flagIndonesian flagSlovenian flagUkrainian flagVietnamese flagAlbanian flagMalay flag