Ana Sayfa » Köşe Yazarı : Necdet İÇEL

Köşe Yazarı : Necdet İÇEL

Necdet İÇEL

MANEVİ ATMOSFER

HER şeyin iki yönü vardır. Her varlığın çift-çift yaratıldığı da muhakkaktır. Yaratılan her varlık, ikizleriyle beraber yaratılmıştır. Ve eşya zıtlıklarıyla kâimdir. Evvel, âhirin karşılığı olduğu gibi, zâhir de bâtının karşılığıdır. Ağacın kabuğu olduğu gibi özü de vardır. Karpuzun, kavunun kabuğu olduğu gibi özleri de vardır. Aslolan da özüdür. Kabuk, özü koruyan ve besleyen olması itibariyle önemlidir. Maddi koruyucuları olduğu gibi, ...

Devamını oku »

ŞEVVAL AYI

  Sözlükte “yukarı kalkmak, yükselmek; kaldırmak” anlamlarındaki şevl kökünden türeyen şevvâl kelimesi, kamerî yılın Ramazan’dan sonra ve Zilkade’den önce gelen onuncu ayının adıdır. Şevval kelimesinin onuncu aya ad olması değişik şekillerde açıklanmıştır. Araplar kamerî ayların eski adlarını değiştirirken bu ay yaz mevsiminde havanın sıcak olduğu bir döneme rastladığı için bu adın verildiği rivayet edilmektedir. Develerin çiftleşme mevsiminde kuyruklarını kaldırmalarından dolayı ...

Devamını oku »

ZEMZEM

  RİVAYETE göre Hz. İbrâhim’in kendilerine bıraktığı az miktardaki su ve erzakın tükenmesi üzerine ıssız Mekke vadisinde oğlu İsmâil’in susuzluktan ölmesinden endişe eden Hâcer, Safâ ile Merve tepeleri arasında su aramaya başlamış, gidiş gelişlerinin sayısı yediye ulaştığında Merve tepesinde iken oğlunu bıraktığı yerden bir ses işiterek Cebrâil tarafından kazılan topraktan su kaynadığını fark etmiştir. Çıkan su ile İsmâil’in oynadığını görmüş ...

Devamını oku »

HACER’ÜL ESVED

  Arapça’da “siyah taş” anlamına gelen Hacer’ül Esved, yerden 1,5 m. kadar yüksekliktedir. Yaklaşık 30 cm. çapında ve yumurta biçimindeki bu taşın siyaha yakın koyu kırmızı renkte olması sebebiyle böyle adlandırıldığı anlaşılmaktadır. Kaynaklar, Hacerülesved’in Hz. İbrâhim tarafından Kâbe’nin inşası esnasında tavafın başlangıç noktasını belirlemek amacıyla yerleştirildiği konusunda ittifak etmekle birlikte bu taşın menşei, tarihçesi ve mahiyeti hakkında, birçoğu zayıf isnatlara ...

Devamını oku »

KÂBE

    Sözlükte “dört köşeli veya küp şeklinde olmak” anlamındaki ka‘b (كعب) kökünden gelen ka‘be “küp şeklinde nesne” demektir. Kur’ân-ı Kerîm’de adı iki defa geçen Kâbe’ye bir kısmı yine Kur’an’da yer alan Beyt, Beytullah, el-Beytü’l-atîk, el-Beytü’l-harâm, el-Beytü’l-muharrem, el-Mescidü’l-harâm, el-Beytü’l-ma‘mûr, el-Meş‘arü’l-harâm, Beniyye, Devvâre, Kādis, Kıble, Hamsâ, Müzheb gibi çeşitli isimler de verilmiştir; halk arasında daha çok Kâbe-i Muazzama tabiri kullanılmaktadır. Mekke-i ...

Devamını oku »

HACC

  Hac, belirli fiillerin sadece Allah rızâsı için yapılmasından oluşan bir ibadettir. Kur’ân-ı Kerîm’de hac ibadetinin muhtelif safhaları hem şeklî hem de mânevî ve ruhî yönlerden tasvir edilerek çeşitli yararlarının bulunduğu belirtilir. Böylece insanlar, haccın hikmetlerini kavramaya ve gerek fert gerekse ümmet olarak onu lâyıkı vechile ifa edip âzami ölçüde hikmetlerini gerçekleştirmeye teşvik edilir. Mü’min’in hem malı hem de bedeniyle ...

Devamını oku »

HAYR VE SEVAP AYI

    Hz. Ebu Hureyre’den gelen bir rivayette Hz. Muhammed (s.a.s) buyurdular ki; “Sizden biri içiyle dışıyla Müslüman olursa, yaptığı her bir hayır en az on mislinden yedi yüz misline kadar sevabıyla yazılır. İşlediği her bir günah da sadece misliyle yazılır. Bu hal Allah’a kavuşuncaya kadar böyle devam eder.” Cenab-ı Hakk’ın kullarına karşı rahmetinin, mağfiretinin genişliğini ifade eden mühim hadis-i ...

Devamını oku »

MÜKÂFATI ALLAH’TAN OLAN ORUÇ

  Kainattaki hiçbir varlık başıboş, tesâdüfî yaratılmamıştır. Her varlık mutlaka belli hikmetlere binaen yaratılmıştır. Bu hikmetleri kısaca Allah’ın esmasına ayine olmak ve insana hizmet etmek başlığı altında toplayabiliriz. Eşref-i mahlûkat olan insana hizmet etmek diğer varlıklar için bir şereftir. Elbetteki bütün varlıkların kendisine hizmet ettiği insanın da, kendine yakışan bir vazifesi olmalıdır. Biz o vazifeyi “Ben insanları ve cinleri ancak ...

Devamını oku »

Ramazan medeniyeti

  Hepimizin gözü aydın olsun! Yarın ramazan ayıyla müşerref oluyoruz. Ramazan ayı milletimiz için adeta bir “Ramazan Medeniyeti” oluşmasına imkân vermiştir. Yatsı ve teravihler için ezan okunur, herkes Allah’ın davetine icabet eder, müthiş bir ibadet coşkusu ile camiler lebalep dolar ve taşar. Saflar yavaş yavaş tutulur, namaz huzur ve huşu ile beraberce aynı heyecanla kılınır. Özellikle bazı camilerimizde, imamlar teravih ...

Devamını oku »

Ramazan ayının fazileti

  Kur’ân-ı Kerîm’de adı geçen ve değerine vurgu yapılan yegâne ay ramazan ayıdır. Orucun farz kılındığını bildiren ayetlerin hemen ardından ramazanın insanlara doğru yolu gösteren ve hakkı bâtıldan ayıran Kur’an’ın indirildiği ay olduğu belirtilir ve bu aya ulaşanların oruç tutması emredilir. (el-Bakara 2/185) Hadis kaynaklarında da Efendimiz’den (sas) nakledilen, ramazan ayının fazileti, başlangıcının ve sonunun nasıl tespit edileceği, süresi ve ...

Devamını oku »

RAMAZANDA UMRE

  Umre, ihrama girerek tavaf ve say ettikten sonra tıraş olup ihramdan çıkmaktan ibarettir. Hanefi ve Maliki’lere göre Müslüman’ın ömründe bir defa Umre yapması müekked, Şafii ve Hanbeli’lere göre ise farzdır. Umre için belirli bir zaman yoktur, her zaman yapılabilir. Fakat umrenin ramazan ayında yapılması mendup ve daha faziletlidir. Zira Efendimiz (sas) Sahabe-i Kiram’dan Herim ibn-u Hanbeş’in bize naklettiğine göre ...

Devamını oku »

BERÂT GECESİ

  Berat Arapça berâe-berâet kelimesinin Türkçeleşmiş şeklidir. Berâet, “iki şey arasında ilişki olmaması; kişinin bir yükümlülükten kurtulması veya yükümlülüğünün bulunmaması” anlamına gelir. Şâban’ın on beşinci gecesinde Müslümanların Allah’ın affı ve bağışlaması ile günah yükünden kurtulacağı umularak bu geceye Berat gecesi denmiştir. Berat gecesi için Arapça eserlerde “Şâban’ın ortasındaki gece”, “mübarek gece”, “rahmet gecesi” ve “sak gecesi” manalarına gelen terkipler kullanılmaktadır. ...

Devamını oku »

ŞEREFLİ AY ŞABAN

  Bugün Efendimiz’in (sas) “… Şaban benim ayımdır…” buyurduğu, içinde Berat gecesini bulunduran mübarek üç ayların ikincisi ve kamerî aylardan da sekizincisi olan şaban ayının birinci günüdür. İdrakiyle müşerref olduğumuz şaban ayınızın hayırlara ve bereketlere vesile olmasını dilerim. Sözlükte “dağılmak, gruplara ayrılmak” anlamındaki şa‘b kökünden türeyen şaban “el-Mükerrem, el-muazzam, eş-şerîf” sıfatlarıyla Osmanlı belgelerinde “Şın” kısaltmasıyla gösterilmiştir. Şaban kelimesinin kamerî takvimin ...

Devamını oku »

LİDER VE İDARECİ

  Lider; kendisini iyi tanır; yöneticilik etkinliklerinin duygularından etkilenmesine izin vermez. Tutum ve davranışları ile tutarlıdır. Lider; koşulların değişeceğini çok önceden sezinler ve çok önceden önlemler alınmasını sağlar. Her türlü zorluğu ve güçlüğü bir fırsata dönüştürmesini bilir. Lider neler olacağını durup beklemez, olacakları yönlendirir. Karar almakta ve bunların uygulanmasında gecikmez. İdareci insanları çalıştırır, lider onlara ilham verir. İdareci; kudrete bel ...

Devamını oku »

YÖNETİCİ VE İDARECİ FARKI

  Liderlik; insanları, grupları ve toplumları etkileyebilme ve peşinden sürükleyebilme gücüdür. Lider; insanları, grupları ve toplumları etkileyen ve arkasından sürükleyen kişidir. Liderler; aynı zamanda idareci ve yöneticidirler. Fakat her yönetici ve idareci lider değildir. Yönetici; karar verme ve yetkiyi kullanma gücüne sahip olan kişidir. İdareci; düzeni korumaya ve yönetmeye çalışır. Lider ise reforme etmeye ve değiştirmeye ve geliştirmeye çalışır. İdareci; ...

Devamını oku »

ANA

  Fâniler arasında en muazzez varlıktır ana. O, yeryüzünde dolaşırken gökteki bir baş ve cennet de ayaklarının altındadır. Pabucunun tozu gözlere sürme kadar aziz ve ayaklarına sürülen yüzler arş eşiğindeki başlar kadar yücedir. Ana inleyen varlıktır. Bütün bir hayat boyu inleyen ve sızlayan… Onun analığı evladı ile kaim; anam diyen biriyle… Evlat olmayınca ana, ana değildir. Ya “Anam” demeyince! Ananın ...

Devamını oku »
css.php